İngilizce Whatsapp Durumları ve Türkçe Anlamları
Whatsapp profilinizi sıradanlıktan kurtarıp, rehberinizdeki herkese tarzınızı göstermenin en etkili yolu İngilizce durum sözleridir. Bazen tek bir cümle, sayfalarca anlatılamayan duyguları, öfkeyi ya da mutluluğu en çarpıcı şekilde ifade etmeye yeter. Evrensel bir dilin gücünü kullanarak, ister iğneleyici bir mesaj verin ister hayata dair motivasyonunuzu paylaşın; bu listede her ruh haline uygun bir söz bulacaksınız. Sizin için özenle seçtiğimiz, hem havalı hem de derin anlamlar taşıyan İngilizce Whatsapp durumları ve Türkçe karşılıkları aşağıda yer alıyor.
Born to express, not to impress. (Etkilemek için değil, ifade etmek için doğdum.)
My life, my rules. (Benim hayatım, benim kurallarım.)
Silence is the best answer to a fool. (Aptala verilecek en iyi cevap sessizliktir.)
I’m not perfect, I’m limited edition. (Mükemmel değilim, sınırlı üretimim.)
Don’t study me, you won’t graduate. (Beni çalışmayın, mezun olamazsınız.)
Make them stop and stare. (Durup sana bakmalarını sağla.)
Be a warrior, not a worrier. (Savaşçı ol, endişeli değil.)
Kill them with success and bury them with a smile. (Onları başarıyla öldür ve gülümsemeyle göm.)
I didn’t change, I just grew up. (Değişmedim, sadece büyüdüm.)
Don’t judge my choices without understanding my reasons. (Sebeplerimi anlamadan seçimlerimi yargılama.)
Stars can’t shine without darkness. (Yıldızlar karanlık olmadan parlayamaz.)
Be the type of person you want to meet. (Tanışmak isteyeceğin türden bir insan ol.)
Less perfection, more authenticity. (Daha az mükemmellik, daha fazla özgünlük.)
Your opinion is not my reality. (Senin fikrin benim gerçeğim değil.)
Wifi, food, my bed. Perfection. (Wifi, yemek, yatağım. Mükemmellik.)
Reality called, I hung up. (Gerçeklik aradı, ben kapattım.)
I’m not lazy, I’m just highly motivated to do nothing. (Tembel değilim, sadece hiçbir şey yapmamak konusunda çok motiveyim.)
I followed my heart, it led me to the fridge. (Kalbimi takip ettim, beni buzdolabına götürdü.)
I need a six-month holiday, twice a year. (Yılda iki kez, altı aylık bir tatile ihtiyacım var.)
Whatever is good for your soul, do that. (Ruhuna ne iyi geliyorsa, onu yap.)
Self-love is the best love. (Kendini sevmek en iyi aşktır.)
Be your own kind of beautiful. (Kendi tarzında güzel ol.)
Proof that I can do selfies better than you. (Senden daha iyi selfie çekebildiğimin kanıtı.)
Life is short. Buy the shoes. (Hayat kısa. O ayakkabıları al.)
Creating my own sunshine. (Kendi güneşimi yaratıyorum.)
Stress less and enjoy the best. (Daha az stres yap ve en iyisinin tadını çıkar.)
Do more things that make you forget to check your phone. (Sana telefonunu kontrol etmeyi unutturacak daha fazla şey yap.)
Haters are my greatest motivators. (Nefret edenler benim en büyük motivasyon kaynağımdır.)
I’d agree with you, but then we’d both be wrong. (Seninle aynı fikirde olurdum ama o zaman ikimiz de yanılmış olurduk.)
Cancel my subscription to your issues. (Senin sorunlarına olan aboneliğimi iptal et.)
Zombies eat brains. You’re safe. (Zombiler beyin yer. Sen güvendesin.)
My circle is small because I’m into quality, not quantity. (Çevrem küçük çünkü niceliğe değil, niteliğe önem veriyorum.)
Fake friends believe in rumors, real friends believe in you. (Sahte arkadaşlar dedikodulara, gerçek arkadaşlar sana inanır.)
I’m not insulting you, I’m describing you. (Sana hakaret etmiyorum, seni tarif ediyorum.)
Don’t mistake my kindness for weakness. (Nezaketimi zayıflıkla karıştırma.)
Throw me to the wolves and I will return leading the pack. (Beni kurtların önüne at, sürüye liderlik ederek dönerim.)
I don’t hold grudges, I remember facts. (Kin tutmam, gerçekleri hatırlarım.)
Sometimes you have to unfollow people in real life. (Bazen insanları gerçek hayatta takipten çıkman gerekir.)
Respect is earned, not given. (Saygı verilmez, kazanılır.)
Pain changes people. (Acı insanları değiştirir.)
Tough times never last, but tough people do. (Zor zamanlar sonsuza dek sürmez ama zorlu insanlar sürer.)
If you are going through hell, keep going. (Eğer cehennemin içinden geçiyorsan, yürümeye devam et.)
Don’t look back, you’re not going that way. (Arkana bakma, o yöne gitmiyorsun.)
Focus on where you want to be, not where you were. (Nerede olduğuna değil, nerede olmak istediğine odaklan.)
Wait for the person who will do anything to be your everything. (Senin her şeyin olmak için her şeyi yapacak kişiyi bekle.)
You are my favorite distraction. (Sen benim en sevdiğim dikkat dağıtıcımsın.)
Love is a friendship set to music. (Aşk, müziğe dökülmüş bir dostluktur.)
I want to be your favorite hello and your hardest goodbye. (Senin en sevdiğin merhaban ve en zor vedan olmak istiyorum.)
Distance means nothing when someone means everything. (Biri senin her şeyin olduğunda, mesafelerin hiçbir anlamı yoktur.)
Every love story is beautiful, but ours is unique. (Her aşk hikayesi güzeldir ama bizimki eşsiz.)
Let’s be nothing. I heard it lasts forever. (Hiçbir şey olalım. Bunun sonsuza kadar sürdüğünü duydum.)
Chemistry is you touching my mind and it setting my body on fire. (Kimya, senin zihnime dokunman ve vücudumu ateşe vermendir.)
Look into my eyes and hear what I’m not saying. (Gözlerimin içine bak ve söylemediklerimi duy.)
Better an oops than a what if. (Bir “keşke”densa bir “ups” iyidir.)
Collect moments, not things. (Eşya değil, anı biriktir.)
Go where you feel most alive. (Kendini en canlı hissettiğin yere git.)
Travel is the only thing you buy that makes you richer. (Seyahat, satın alıp da seni zenginleştiren tek şeydir.)
Wanderlust: A desire to travel, to understand one’s very existence. (Wanderlust: Seyahat etme ve varoluşu anlama arzusu.)
Work hard, travel harder. (Çok çalış, daha çok gez.)
Adventure awaits. (Macera bekliyor.)
Take only memories, leave only footprints. (Sadece anıları al, sadece ayak izlerini bırak.)
Sunsets are proof that endings can be beautiful too. (Gün batımları, sonların da güzel olabileceğinin kanıtıdır.)
Keep calm and enjoy life. (Sakin ol ve hayatın tadını çıkar.)
Happiness looks gorgeous on you. (Mutluluk sana çok yakışıyor.)
Life is better when you smile. (Sen gülümsediğinde hayat daha güzel.)
Be the reason someone believes in the goodness of people. (Birinin insanların iyiliğine inanma sebebi ol.)
Every day may not be good, but there is something good in every day. (Her gün iyi olmayabilir ama her günde iyi bir şey vardır.)
Don’t let anyone dull your sparkle. (Kimsenin ışıltını söndürmesine izin verme.)
Choose joy. (Neşeyi seç.)
Positive mind. Positive vibes. Positive life. (Pozitif zihin. Pozitif enerjiler. Pozitif hayat.)
Dream without fear. Love without limits. (Korkusuzca hayal et. Sınırsızca sev.)
Be a voice, not an echo. (Bir ses ol, bir yankı değil.)
The best revenge is massive success. (En iyi intikam, büyük bir başarıdır.)
Stay humble. Work hard. Be kind. (Mütevazı kal. Çok çalış. Nazik ol.)
Success is a journey, not a destination. (Başarı bir yolculuktur, varış noktası değil.)
Don’t call it a dream, call it a plan. (Ona hayal deme, plan de.)
Work until your idols become your rivals. (İdollerin rakiplerin olana kadar çalış.)
Your potential is endless. (Potansiyelin sonsuzdur.)
Great things never came from comfort zones. (Harika şeyler asla konfor alanlarından çıkmaz.)
Be so good they can’t ignore you. (O kadar iyi ol ki, seni görmezden gelemesinler.)
The secret of getting ahead is getting started. (İlerlemenin sırrı, başlamaktır.)
Winners never quit, and quitters never win. (Kazananlar asla pes etmez ve pes edenler asla kazanmaz.)
Mindset is everything. (Zihniyet her şeydir.)
Impossible is just an opinion. (İmkansız sadece bir fikirdir.)
Stay focused and never give up. (Odaklan ve asla pes etme.)
Look in the mirror. That’s your competition. (Aynaya bak. Rakibin orada.)
Do it for the people who want to see you fail. (Bunu, senin başarısız olduğunu görmek isteyenler için yap.)
Hustle until your haters ask if you’re hiring. (Senden nefret edenler işe alım yapıp yapmadığını sorana kadar çabala.)
Success usually comes to those who are too busy to be looking for it. (Başarı genellikle onu arayamayacak kadar meşgul olanlara gelir.)
Don’t tell people your plans. Show them your results. (İnsanlara planlarını anlatma. Onlara sonuçlarını göster.)
Action speaks louder than words. (Eylem, kelimelerden daha yüksek sesle konuşur.)
Time is money. (Vakit nakittir.)
Quality over quantity. (Nicelikten çok nitelik.)
Simplicity is the key to brilliance. (Basitlik, dehanın anahtarıdır.)
Knowledge is power. (Bilgi güçtür.)
Stay curious. (Meraklı kal.)
Life goes on, with or without you. (Hayat devam ediyor, seninle ya da sensiz.)
Just vibes. (Sadece hisler.)
Mood: Loading… (Ruh hali: Yükleniyor…)
Under construction. (Yapım aşamasında.)
Too glam to give a damn. (Umursamak için fazla büyüleyiciyim.)
Living my best life. (Hayatımın en iyi dönemini yaşıyorum.)
Currently offline. (Şu an çevrimdışıyım.)
Busy creating a life I love. (Sevdiğim bir hayatı yaratmakla meşgulüm.)
No bad days. (Kötü gün yok.)
Good things are coming. (Güzel şeyler geliyor.)
Faith over fear. (Korku yerine inanç.)
God is within her, she will not fall. (Tanrı onun içindedir, o düşmez.)
Pray, wait, trust. (Dua et, bekle, güven.)
Blessed and grateful. (Kutsanmış ve minnettar.)
Trust the timing of everything. (Her şeyin zamanlamasına güven.)
Miracles happen every day. (Mucizeler her gün olur.)
Let go and let God. (Bırak ve Tanrı’ya havale et.)
Peace begins with a smile. (Barış bir gülümsemeyle başlar.)
Kindness is free, sprinkle that stuff everywhere. (Nezaket bedavadır, her yere serpiştir.)
Be the reason someone feels welcomed, seen, heard, valued, and supported. (Birinin hoş karşılandığını, görüldüğünü, duyulduğunu, değer verildiğini ve desteklendiğini hissetmesinin nedeni ol.)
Normal is boring. (Normal sıkıcıdır.)
Stay wild, moon child. (Vahşi kal, ay çocuğu.)
Create your own magic. (Kendi sihrini yarat.)
Dream big, sparkle more, shine bright. (Büyük hayal et, daha çok parılda, parlak bir şekilde ışılda.)
Life is tough but so are you. (Hayat zor ama sen de öylesin.)
You got this. (Bunu yapabilirsin.)
One day at a time. (Her seferinde bir gün.)
Keep moving forward. (İlerlemeye devam et.)
Never settle for less. (Asla daha azına razı olma.)
Know your worth. (Değerini bil.)
Breathe in courage, breathe out fear. (Cesareti içine çek, korkuyu dışarı ver.)
Everything you need is already inside you. (İhtiyacın olan her şey zaten senin içinde.)
Never, ever give up. (Asla ama asla vazgeçme)
İngilizce Whatsapp Durumları ile İlgili Sık Sorulan Sorular
Neden Whatsapp durumunu İngilizce yapmalıyım?
İngilizce evrensel bir dil olduğu için yazdığınız sözler daha gizemli, havalı görünür ve “cool” bir imaj çizer.
Whatsapp durumu neye göre seçilir?
Genellikle o anki ruh halinize, yaşadığınız bir olaya veya birine göndermek istediğiniz gizli bir mesaja göre seçilir.
Whatsapp durum sözleri Instagram’da da kullanılır mı?
Evet, bu kısa sözler Instagram biyografisi (bio) veya fotoğraf altı açıklaması olarak da sıkça kullanılır.
Kısa ve net İngilizce durum sözlerine 3 örnek nedir?
Kısa ve net 3 örnek şöyledir:Just live. (Sadece yaşa.) Be real. (Gerçek ol.) No regrets. (Pişmanlık yok.)

