İngilizce Sıklık Zarfları Konu Anlatımı ve İngilizce Sıklık Zarfları ile İlgili Cümleler

Özel öğretmeninle canlı ve
bire bir İngilizce dersleri
için hemen kayıt ol !

Hemen Bilgi Al

Özel öğretmeninle canlı ve
bire bir İngilizce dersleri
için hemen kayıt ol !

Hemen Bilgi Al

İngilizce Sıklık Zarfları Konu Anlatımı ve İngilizce Sıklık Zarfları ile İlgili Cümleler


İngilizcede sıklık zarfları, bir olayın, durumun veya alışkanlığın ne kadar sıklıkla gerçekleştiğini anlatmak için kullanılır. Bu zarflar bazen kesin bir tekrar sıklığını ifade ederken, bazen de belirsiz bir şekilde kullanılabilir. Ayrıca, bazı sıklık zarfları kesinlik bildirirken bazıları daha genel bir anlam taşır. Bu yazımızda, İngilizce sıklık zarflarının neler olduğunu, nasıl ve nerede kullanıldıklarını açıklayarak örnek cümlelerle pekiştireceğiz.

İngilizce Sıklık Zarfları Nasıl Kullanılır?

İngilizcede sıklık zarfları, bir fiilin ne kadar sıklıkla yapıldığını ifade ettiği için genellikle fiilden önce kullanılır. Cümlede sıklık zarfından önce özne gelir ve eylemi gerçekleştiren kişi belirtilir. Ancak, bazı sıklık zarfları kesin bir düzen içinde tekrarlanan eylemleri anlatırken, bazıları daha esnek ve belirsiz bir sıklık ifade edebilir. Ayrıca, sıklık zarfları soru cümlelerinde de kullanılabilir. Soru cümlelerinde, genellikle yardımcı fiilden sonra özne, ardından sıklık zarfı ve fiil gelir.

Not: “Never” ve “hardly ever” gibi olumsuz anlam taşıyan sıklık zarfları kullanıldığında, cümlede ayrıca bir olumsuzluk eki kullanılmaz. Bu zarflar zaten olumsuz bir anlam içerdiği için fiil olumlu kalmalıdır.

  • She never watches horror movies.
    (Asla korku filmi izlemez.)

  • We rarely eat fast food.
    (Nadiren fast food yeriz.)

  • He always arrives on time.
    (Her zaman zamanında gelir.)

  • They sometimes go hiking on weekends.
    (Bazen hafta sonları doğa yürüyüşüne çıkarlar.)

  • Do you often visit your grandparents?
    (Büyüklerini sık sık ziyaret eder misin?)

Sık Kullanılan Bazı Sıklık Zarfları


Günlük hayatta rutinlerimizi veya alışkanlıklarımızı anlatırken bu zarflara sıkça başvururuz. Bu kelimeler, kesin bir sayı vermese de eylemin yoğunluğunu ve düzenini karşı tarafa net bir şekilde aktarır. Aşağıdaki tabloda, bir işin en çok (sürekli) yapılma durumundan, hiç yapılmama durumuna doğru sıralanmış halini ve Türkçe karşılıklarını bulabilirsiniz.


İngilizce Zarf

Türkçe Karşılığı

Always

Her zaman / Daima

Usually

Genellikle / Çoğunlukla

Normally / Generally

Normalde / Genel olarak

Often / Frequently

Sık sık

Sometimes

Bazen / Ara sıra

Occasionally

Zaman zaman / Arada bir

Seldom

Seyrek / Nadiren

Rarely

Çok nadir

Hardly ever

Neredeyse hiç

Never

Asla / Hiçbir zaman

Always Kullanımı ve Örnekleri

“Always” (her zaman) zarfı, bir eylemin istisnasız her seferinde gerçekleştiğini, yani %100’lük bir sürekliliği ifade eder. Değişmeyen alışkanlıkları, doğa kanunlarını veya kişinin karakteristik özelliklerini anlatırken kullanılır. Cümle içinde genellikle özneden sonra, ana fiilden önce gelir; ancak “am, is, are” yardımcı fiilleri varsa bunlardan sonra kullanılır.


  • I always brush my teeth before going to bed. (Yatmadan önce her zaman dişlerimi fırçalarım.)

  • The sun always rises in the east. (Güneş her zaman doğudan doğar.)

  • She is always polite to her customers. (O, müşterilerine karşı her zaman kibardır.)

  • We always visit our grandparents on holidays. (Bayramlarda her zaman büyükanne ve büyükbabamızı ziyaret ederiz.)

  • He always checks his emails in the morning. (Sabahları her zaman e-postalarını kontrol eder.)

Usually Kullanımı ve Örnekleri

“Usually” (genellikle), bir eylemin rutin olarak yapıldığını, alışkanlık haline geldiğini ancak %100 kesin olmadığını belirtir. “Çoğunlukla” anlamını taşır. Cümle içinde ana fiilden önce, yardımcı fiillerden (am, is, are) sonra gelir.

  • I usually wake up at 7:00 AM on weekdays. (Hafta içi genellikle sabah 7’de uyanırım.)

  • She usually prefers tea over coffee. (O, genellikle kahve yerine çayı tercih eder.)

  • We usually go to the cinema on Friday nights. (Cuma akşamları genellikle sinemaya gideriz.)

  • They usually spend their summer holidays in Antalya. (Yaz tatillerini genellikle Antalya’da geçirirler.)

  • He usually wears a suit to work. (İşe giderken genellikle takım elbise giyer.)

  • My cat usually sleeps on my bed. (Kedim genellikle yatağımda uyur.)

  • It usually snows here in January. (Burada Ocak ayında genellikle kar yağar.)

  • I usually check my emails before breakfast. (Kahvaltıdan önce genellikle e-postalarımı kontrol ederim.)

  • We usually buy our groceries from the local market. (Market alışverişimizi genellikle yerel pazardan yaparız.)

  • The shops usually close at 9 PM. (Dükkanlar genellikle akşam 9’da kapanır.)

Often Kullanımı ve Örnekleri

“Often” (sık sık), bir eylemin kısa aralıklarla ve çok kez tekrarlandığını ifade eder. “Always” (her zaman) kadar sürekli değildir ama “Sometimes” (bazen) zarfından daha sıktır.

  • I often visit the library to study. (Ders çalışmak için sık sık kütüphaneyi ziyaret ederim.)

  • Do you often travel for business? (İş için sık sık seyahat eder misin?)

  • He often gets headaches when he is stressed. (Stresli olduğunda sık sık baş ağrısı çeker.)

  • We often order pizza on weekends. (Hafta sonları sık sık pizza sipariş ederiz.)

  • She often helps her mother in the kitchen. (O, mutfakta annesine sık sık yardım eder.)

  • They often go for a run in the park. (Onlar parkta sık sık koşuya çıkarlar.)

  • It often rains in this city during autumn. (Bu şehirde sonbahar boyunca sık sık yağmur yağar.)

  • My phone often runs out of battery. (Telefonumun şarjı sık sık biter.)

  • We often see our neighbors at the supermarket. (Komşularımızı süpermarkette sık sık görürüz.)

  • I often listen to podcasts while driving. (Araba kullanırken sık sık podcast dinlerim.)

Sometimes Kullanımı ve Örnekleri

“Sometimes” (bazen), bir eylemin belli bir düzene bağlı kalmaksızın, ara sıra yapıldığını belirtir. %50 gibi bir sıklık oranını ifade eder. Bu zarfın en büyük özelliği esnekliğidir; cümlenin başında, ortasında (fiilden önce) veya sonunda kullanılabilir.

  • Sometimes I walk to work instead of driving. (Bazen araba sürmek yerine işe yürürüm.)

  • My dog sometimes barks at strangers. (Köpeğim bazen yabancılara havlar.)

  • We sometimes order pizza on Friday nights. (Cuma geceleri bazen pizza sipariş ederiz.)

  • She sometimes feels lonely in the big city. (O, büyük şehirde bazen yalnız hisseder.)

  • Sometimes, it is better to remain silent. (Bazen sessiz kalmak daha iyidir.)

  • They sometimes play tennis at the local club. (Onlar bazen yerel kulüpte tenis oynarlar.)

  • I sometimes forget people’s names. (Bazen insanların isimlerini unuturum.)

  • He sometimes cooks dinner for his family. (O bazen ailesi için akşam yemeği pişirir.)

  • We sometimes go camping in the summer. (Yazın bazen kampa gideriz.)

  • My computer sometimes works very slowly. (Bilgisayarım bazen çok yavaş çalışıyor.)

Seldom Kullanımı ve Örnekleri

“Seldom” (nadiren/seyrek), bir eylemin neredeyse hiç yapılmadığını, çok düşük bir ihtimalle gerçekleştiğini anlatır. “Rarely” ile eş anlamlıdır ve daha resmi bir havası vardır. Cümle yapısal olarak olumlu olsa da, “seldom” cümleye olumsuz bir anlam katar.

  • I seldom eat red meat. (Nadiren kırmızı et yerim.)

  • He seldom gets angry. (O nadiren sinirlenir.)

  • We seldom see such beautiful sunsets. (Nadiren böyle güzel gün batımları görürüz.)

  • She seldom asks for help. (O nadiren yardım ister.)

  • They seldom go to the theater. (Onlar nadiren tiyatroya giderler.)

  • My brother seldom cleans his room. (Kardeşim odasını nadiren temizler.)

  • It seldom snows in this part of the country. (Ülkenin bu kısmına nadiren kar yağar.)

  • I seldom drink tea with sugar. (Çayı nadiren şekerli içerim.)

  • The manager seldom visits our office. (Müdür ofisimizi nadiren ziyaret eder.)

  • We seldom talk about politics. (Nadiren siyaset hakkında konuşuruz.)

Rarely Kullanımı ve Örnekleri

“Rarely” (nadiren), bir eylemin çok az sıklıkla gerçekleştiğini, hatta neredeyse hiç yapılmadığını belirtir. “Seldom” ile eş anlamlıdır ancak günlük dilde daha yaygındır. Olumlu cümle yapısında kullanılır fakat cümleye olumsuz bir anlam katar.

  • I rarely buy clothes online. (Nadiren internetten kıyafet alırım.)

  • He rarely talks about his feelings. (O, nadiren hisleri hakkında konuşur.)

  • We rarely find time to exercise. (Egzersiz yapmak için nadiren zaman buluyoruz.)

  • She rarely leaves the house on Sundays. (Pazar günleri evden nadiren çıkar.)

  • They rarely agree on anything. (Nadiren herhangi bir konuda anlaşırlar.)

  • My sister rarely drinks coffee. (Kız kardeşim nadiren kahve içer.)

  • It rarely rains in the desert. (Çölde nadiren yağmur yağar.)

  • I rarely stay up past midnight. (Gece yarısından sonra nadiren uyanık kalırım.)

  • He rarely makes promises he can’t keep. (Tutamayacağı sözleri nadiren verir.)

  • We rarely go to expensive restaurants. (Pahalı restoranlara nadiren gideriz.)

Hardly Ever Kullanımı ve Örnekleri

“Hardly ever” (neredeyse hiç / hemen hemen hiç), bir eylemin olma ihtimalinin sıfıra çok yakın olduğunu anlatır. “Never” (asla) demek değildir ama ona çok yakındır. Cümlede “not” eki kullanılmaz çünkü kendisi zaten olumsuzluk bildirir.

  • I hardly ever watch the news. (Neredeyse hiç haberleri izlemem.)

  • She hardly ever wears makeup. (O, neredeyse hiç makyaj yapmaz.)

  • We hardly ever see our neighbors. (Komşularımızı neredeyse hiç görmüyoruz.)

  • My father hardly ever takes a vacation. (Babam neredeyse hiç tatile çıkmaz.)

  • They hardly ever complain about the food. (Yemek hakkında neredeyse hiç şikayet etmezler.)

  • It hardly ever snows in this city. (Bu şehirde neredeyse hiç kar yağmaz.)

  • He hardly ever answers his phone. (Telefonuna neredeyse hiç cevap vermez.)

  • I hardly ever eat sweets. (Neredeyse hiç tatlı yemem.)

  • She hardly ever loses her temper. (O, neredeyse hiç sinirlenmez/kontrolünü kaybetmez.)

  • We hardly ever go to the cinema these days. (Bugünlerde neredeyse hiç sinemaya gitmiyoruz.)

Never Kullanımı ve Örnekleri

“Never” (asla / hiç), bir eylemin gerçekleşme sıklığının %0 olduğunu, yani hiç yapılmadığını belirtir. “Always”in tam zıddıdır. En önemli kural şudur: “Never” zaten olumsuzluk anlamı taşıdığı için cümlede ayrıca “don’t” veya “doesn’t” kullanılmaz; fiil olumlu yapıda kalır.

  • I never drink coffee before going to sleep. (Uyumadan önce asla kahve içmem.)

  • She never talks about her private life. (O, asla özel hayatı hakkında konuşmaz.)

  • We never watch horror movies because we get scared. (Korktuğumuz için asla korku filmi izlemeyiz.)

  • He never arrives at the office on time. (O, ofise asla zamanında varmaz.)

  • They never travel by plane; they prefer trains. (Onlar asla uçakla seyahat etmezler; trenleri tercih ederler.)

  • My dog never bites anyone. (Köpeğim asla kimseyi ısırmaz.)

  • I never check my phone while driving. (Araba kullanırken asla telefonumu kontrol etmem.)

  • It never snows in this city. (Bu şehre asla kar yağmaz.)

  • She never forgets to lock the door. (Kapıyı kilitlemeyi asla unutmaz.)

  • We never give up on our dreams. (Hayallerimizden asla vazgeçmeyiz.)

İngilizce “Sıklık Zarfları” (Adverbs Of Frequency) Ne Zaman Kullanılır?

İngilizce iletişimde “Adverbs of Frequency” (Sıklık Zarfları), bir eylemin ne kadar aralıklarla tekrarlandığını veya bir durumun ne kadar sürdürülebilir olduğunu belirtmek için hayati bir araçtır. Bu zarflar temel olarak “How often?” (Ne sıklıkla?) sorusuna yanıt verir. Günlük rutinleri, değişmez gerçekleri ve alışkanlıkları ifade ettiği için en sık Geniş Zaman (Simple Present Tense) ile birlikte görülürler. Ancak kullanımları bununla sınırlı değildir; geçmişteki bir alışkanlığı anlatırken geçmiş zamanla veya gelecekteki bir planın sıklığını belirtirken gelecek zamanla da kullanılabilirler, böylece cümleye zaman derinliği katarlar.

İngilizcede Sıklık Zarfları Nerede Kullanılır?

Sıklık zarflarının cümledeki yeri, kullanılan fiilin türüne göre değişiklik gösterir. Genel kural olarak bu zarflar, ana fiilden hemen önce gelir. Ancak cümlede “to be” (am, is, are) fiili varsa, zarf bu yardımcı fiillerden sonra kullanılır. Soru cümlelerinde ise zarf, özne ile ana fiilin arasına girer. Bu kuralları doğru uygulamak, cümlenin gramer yapısının kusursuz olmasını sağlar. Kullanım şekilleri ve yeni örnekler aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Durum

Kullanım Şekli

Örnek Cümle

Fiil Cümlelerinde

Özne + Sıklık Zarfı + Ana Fiil

We usually visit our grandparents on Sundays.

(Pazar günleri genellikle büyükannemizi ziyaret ederiz.)

“To Be” Cümlelerinde

Özne + Am/Is/Are + Sıklık Zarfı

The bus is always crowded in the morning.

(Otobüs sabahları her zaman kalabalıktır.)

Soru Cümlelerinde

Yardımcı Fiil + Özne + Sıklık Zarfı

Do you often travel for business?

(İş için sık sık seyahat eder misin?)

“To Be” Soru Cümlelerinde

Am/Is/Are + Özne + Sıklık Zarfı

Is he sometimes angry at work?

(O iş yerinde bazen sinirli midir?)

İngilizcede Kesin Olarak Belirtilen Sıklık Zarfları


“Always” veya “Usually” gibi genel ifadelerin aksine, bir eylemin tam olarak kaç kez yapıldığını sayısal olarak belirtmek istediğimizde kesin sıklık zarflarını kullanırız. “Günde bir kez”, “haftada iki kez” veya “her yıl” gibi yapılar, eylemin döngüsünü netleştirir. Bu ifadeler genellikle cümlenin en sonunda yer alır.

  • I brush my teeth twice a day. (Günde iki kez dişlerimi fırçalarım.)

  • We pay the rent every month. (Kirayı her ay öderiz.)

  • He takes this medicine three times a day. (O, bu ilacı günde üç kez alır.)

  • They go on holiday once a year. (Yılda bir kez tatile giderler.)

  • She visits her dentist every six months. (Her altı ayda bir dişçisini ziyaret eder.)

  • I water the plants every other day. (Bitkileri gün aşırı (iki günde bir) sularım.)

  • The Olympic Games take place every four years. (Olimpiyat Oyunları her dört yılda bir gerçekleşir.)

  • We have a staff meeting once a week. (Haftada bir kez personel toplantımız var.)

  • My phone rings many times an hour. (Telefonum saatte birçok kez çalar.)

  • He changes his password every month. (Şifresini her ay değiştirir.)

İngilizce Sıklık Zarfları ile İlgili Cümleler

Sıklık zarflarının cümle içindeki yerini ve anlamı nasıl değiştirdiğini daha iyi kavramanız için farklı seviyelerde ve konularda hazırlanmış örnekleri aşağıda bulabilirsiniz.

  • I always double-check my alarm before going to sleep. (Uyumadan önce alarmımı her zaman iki kez kontrol ederim.)

  • My father frequently checks the stock market news. (Babam sık sık borsa haberlerini kontrol eder.)

  • We hardly ever go to the cinema these days because of our busy schedule. (Yoğun programımız yüzünden bugünlerde neredeyse hiç sinemaya gitmiyoruz.)

  • She usually takes the bus to work, but today she is driving. (İşe genellikle otobüsle gider ama bugün arabayla gidiyor.)

  • I rarely drink coffee after 5 PM because it keeps me awake. (Beni uyanık tuttuğu için saat 17.00’den sonra nadiren kahve içerim.)

  • They never miss a football match of their favorite team. (Tuttukları takımın hiçbir futbol maçını asla kaçırmazlar.)

  • It often rains in London during the spring. (Londra’da bahar aylarında sık sık yağmur yağar.)

  • Sometimes, I prefer walking to work instead of taking the metro. (Bazen metroya binmek yerine işe yürümeyi tercih ederim.)

  • He seldom talks about his personal life in the office. (Ofiste özel hayatı hakkında nadiren konuşur.)

  • We occasionally go to the theater to see a play. (Arada sırada bir oyun izlemek için tiyatroya gideriz.)

  • My sister cleans her room once a week, usually on Sundays. (Kız kardeşim haftada bir kez, genellikle pazar günleri odasını temizler.)

  • Do you ever wonder what happened to our old classmates? (Eski sınıf arkadaşlarımıza ne olduğunu hiç merak ediyor musun?)

  • I normally get up at 7 AM, but on weekends I sleep until 10 AM. (Normalde sabah 7’de kalkarım ama hafta sonları 10’a kadar uyurum.)

  • She is always polite to customers, even when they are rude. (Müşteriler kaba olsa bile o onlara karşı her zaman kibardır.)

  • We generally spend our summer holidays in a seaside town. (Yaz tatillerimizi genellikle bir sahil kasabasında geçiririz.)

  • He hardly ever eats sweets because he is on a diet. (Diyette olduğu için neredeyse hiç tatlı yemez.)

  • I check my emails three times a day. (E-postalarımı günde üç kez kontrol ederim.)

  • They rarely agree on which movie to watch. (Hangi filmi izleyecekleri konusunda nadiren anlaşırlar.)

  • Ideally, you should drink water every two hours. (İdeal olarak, her iki saatte bir su içmelisiniz.)

  • My dog sometimes barks at strangers, but he is friendly. (Köpeğim bazen yabancılara havlar ama dost canlısıdır.)

İngilizce Sıklık Zarfları ile İlgili Cümleler Hakkında Sık Sorulan Sorular

“How often” ne demektir? 

“How often”, bir eylemin ne sıklıkla yapıldığını öğrenmek için kullanılan “Ne sıklıkla?” anlamına gelen soru kalıbıdır.


“Never” kullanılan cümleye “not” eki gelir mi? 

Hayır, gelmez. “Never” (Asla) kelimesi zaten olumsuzluk anlamı taşıdığı için cümle yapısal olarak olumlu kurulur.


“Usually” hangi anlama gelir? 

“Usually”, bir eylemin çoğunlukla veya rutin olarak yapıldığını belirten “Genellikle” anlamına gelir.


Sıklık zarfları “Am/Is/Are” fiillerinden önce mi sonra mı gelir? 

Sıklık zarfları, “To Be” (am, is, are) yardımcı fiillerinden sonra gelir. Örneğin: She is always happy.





Özel öğretmeninle canlı ve
bire bir İngilizce dersleri
için hemen kayıt ol !

Hemen Bilgi Al

Alanında uzman yüzlerce
İngilizce öğretmeni arasından
dilediğini seç ve canlı
derslerle İngilizce öğren!

Hemen Bilgi Al

Teacher Nicole

Detaylı Bilgi İçin, Hemen Doldur!

* Kayıt olarak, English Guru’nun  Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikasını kabul etmiş sayılırsınız.