İngilizce Sıfatlar (Adjectives) Konu Anlatımı
İngilizce öğrenirken cümle yapısını zenginleştirmenin en etkili yolu sıfatları (adjectives) doğru kullanmaktır. Sıfatlar, dildeki “boya kalemleri” gibidir; siyah beyaz bir cümleyi renklendirir, detaylandırır ve canlandırır. Sadece “bir araba” demek ile “hızlı, kırmızı ve pahalı bir araba” demek arasındaki farkı yaratan kelime grubu sıfatlardır. Bu kelimeler sayesinde bir nesnenin şeklini, rengini, yaşını, duygusunu veya miktarını ifade ederek iletişimimizi güçlendiririz. Bu içeriğimizde sıfatların ne olduğunu ve örnekleri inceleyeceğiz.İngilizce Sıfatlar nedir?
En basit tanımıyla sıfatlar (adjectives), isimleri (nouns) veya zamirleri (pronouns) niteleyen sözcüklerdir. Bir varlığın “nasıl” olduğunu, “hangi” durumda bulunduğunu veya “ne tür” özelliklere sahip olduğunu anlatırlar. İngilizce cümle yapısında sıfatlar genellikle iki yerde bulunur:İsmin hemen önünde: A smart student (Zeki bir öğrenci).
“Be” fiilinden (am/is/are) sonra: The student is smart (Öğrenci zekidir). Türkçedeki gibi İngilizcede de sıfatlar çekim eki almazlar (çoğul yapılmazlar), yani ismin tekil veya çoğul olması sıfatı değiştirmez.
İngilizcede En Çok Kullanılan Sıfatlar
Günlük hayatta duygularımızı, çevremizdeki nesneleri veya insanları tarif ederken başvurduğumuz temel sıfatlar vardır. İşte İngilizce’de en çok kullanılan sıfatlar ve Türkçe karşılıklarını sizler için listeledik.Adjective (Sıfat) | Türkçe Çevirisi |
Hungry | Aç |
Thirsty | Susamış |
Tired | Yorgun |
Angry | Kızgın |
Busy | Meşgul |
Easy | Kolay |
Difficult | Zor |
Full | Dolu |
Empty | Boş |
Wet | Islak |
Dry | Kuru |
Single | Bekar |
Married | Evli |
Lucky | Şanslı |
Unlucky | Şanssız |
Same | Aynı |
Different | Farklı |
Possible | Mümkün |
Impossible | İmkansız |
Ready | Hazır |
Important | Önemli |
Necessary | Gerekli |
Healthy | Sağlıklı |
Sick | Hasta |
Dead | Ölü |
Alive | Canlı |
Famous | Ünlü |
Popular | Popüler |
Modern | Modern |
Traditional | Geleneksel |
Wide | Geniş |
Narrow | Dar |
Deep | Derin |
Shallow | Sığ |
Sharp | Keskin |
Flat | Düz |
Clear | Açık / Net |
Cloudy | Bulutlu |
Windy | Rüzgarlı |
Rainy | Yağmurlu |
Delicious | Lezzetli |
Fresh | Taze |
Rotten | Çürük |
Spicy | Baharatlı / Acı |
Salty | Tuzlu |
Crazy | Çılgın |
Normal | Normal |
Strange | Tuhaf |
Helpful | Yardımsever |
Careful | Dikkatli |
Careless | Dikkatsiz |
Guilty | Suçlu |
Innocent | Masum |
Nervous | Gergin |
Calm | Sakin |
Shy | Utangaç |
Proud | Gururlu |
Jealous | Kıskanç |
Successful | Başarılı |
Useful | Faydalı |
Useless | Faydasız |
Available | Müsait |
Free | Özgür / Ücretsiz |
Real | Gerçek |
Fake | Sahte |
Public | Halka açık |
Private | Özel |
Main | Ana / Temel |
Local | Yerel |
Foreign | Yabancı |
Human | İnsani |
Natural | Doğal |
Social | Sosyal |
Financial | Finansal |
Medical | Tıbbi |
Legal | Yasal |
Illegal | Yasa dışı |
Afraid | Korkmuş |
Alone | Yalnız |
Asleep | Uykuda |
Awake | Uyanık |
Curious | Meraklı |
İngilizce Sıfat Türleri
Sıfatlar, sadece bir nesnenin rengini veya şeklini anlatmakla kalmaz, aynı zamanda bizim o nesne hakkındaki fikirlerimizi ve duygularımızı da yansıtır. İngilizcede farklı işlevlere sahip birçok sıfat türü bulunur ve bunları doğru yerde kullanmak, dil becerinizi bir üst seviyeye taşır. Aşağıdaki tabloda İngilizce sıfat türlerini ve Türkçe karşılıklarını inceleyebilirsiniz.
Sıfat Türü | Türkçe Karşılığı |
Possessive Adjectives | Aitlik Sıfatları |
Opinion Adjectives | Düşünce Sıfatları |
Fact Adjectives | İsmin Özelliğini Tanımlayan Sıfatlar |
Demonstrative Adjectives | Gösterme Sıfatları |
Quantitative Adjectives | Miktar Sıfatları |
Interrogative Adjectives | Soru Sıfatları |
Possessive Pronouns | Aitlik Zamirleri |
Relative Adjectives | Bağlantı Sıfatları |
Distributive Adjectives | Dağıtıcı Sıfatlar |
Possessive Adjectives (Aitlik Sıfatları)
Bu sıfat grubu, bir şeyin kime ait olduğunu belirtmek için kullanılır. İsimlerden önce gelerek o ismin sahibini işaret ederler. Cümle kurarken sahiplik ilişkisini netleştirmek için bu kelimelere mutlaka ihtiyaç duyarız. İşte en sık kullanılan aitlik sıfatları ve örnekleri:
My (benim)
My phone is out of battery. (Benim telefonumun şarjı bitti.)
My shoes are wet because of the rain. (Yağmur yüzünden benim ayakkabılarım ıslandı.)
My best friend lives in London. (Benim en iyi arkadaşım Londra’da yaşıyor.)
My eyes are green. (Benim gözlerim yeşil.)
My homework is very difficult today. (Bugün benim ödevim çok zor.)
Your (senin, sizin)
Your hair looks different today. (Senin saçın bugün farklı görünüyor.)
Your keys were on the sofa. (Senin anahtarların kanepenin üzerindeydi.)
Your answer is correct. (Sizin cevabınız doğru.)
Your dog is barking loudly. (Senin köpeğin gürültülü bir şekilde havlıyor.)
Your car is blocking the driveway. (Sizin arabanız garaj yolunu kapatıyor.)
His (onun – erkek için)
His office is on the second floor. (Onun ofisi ikinci katta.)
His voice is very deep. (Onun sesi çok kalın/derin.)
His mother is a teacher. (Onun annesi bir öğretmen.)
His favorite color is red. (Onun en sevdiği renk kırmızıdır.)
His flight was canceled. (Onun uçuşu iptal edildi.)
Her (onun – kadın için)
Her eyes are closed. (Onun gözleri kapalı.)
Her bag is missing. (Onun çantası kayıp.)
Her ideas are always creative. (Onun fikirleri her zaman yaratıcıdır.)
Her birthday is next week. (Onun doğum günü gelecek hafta.)
Her brother plays football. (Onun erkek kardeşi futbol oynuyor.)
Its (onun – cansız varlıklar ve hayvanlar için)
Its screen is very bright. (Onun ekranı çok parlak.)
Its legs are broken. (Onun bacakları kırık – masa vb. için)
Its name is written on the collar. (Onun adı tasmasında yazıyor.)
Its engine is powerful. (Onun motoru güçlüdür.)
Its windows are dirty. (Onun pencereleri kirli.)
Our (bizim)
Our city is very crowded. (Bizim şehrimiz çok kalabalık.)
Our meeting starts at 9 AM. (Bizim toplantımız sabah 9’da başlıyor.)
Our neighbors are very quiet. (Bizim komşularımız çok sessiz.)
Our goal is to win the cup. (Bizim hedefimiz kupayı kazanmak.)
Our reservation is for two people. (Bizim rezervasyonumuz iki kişilik.)
Their (onların)
Their garden is beautiful in spring. (Onların bahçesi baharda güzeldir.)
Their children go to the same school. (Onların çocukları aynı okula gidiyor.)
Their house was painted yesterday. (Onların evi dün boyandı.)
Their opinions are important to us. (Onların fikirleri bizim için önemli.)
Their flight arrives late at night. (Onların uçağı gece geç saatte varıyor.)
Opinion Adjectives (Düşünce Sıfatları)
Bir kişi, olay veya nesne hakkında ne hissettiğimizi veya düşündüğümüzü anlatan sıfatlardır. Bu sıfatlar nesnel gerçekleri değil, konuşmacının kişisel yorumunu içerir. Örneğin, bir film birine göre “komik” iken diğerine göre “saçma” olabilir.
Opinion Adjective (Düşünce Sıfatı) | İngilizcesi | Örnekler |
Harika | Wonderful | We had a wonderful holiday. (Harika bir tatil geçirdik.) |
Berbat | Awful | The weather is awful today. (Bugün hava berbat.) |
Garip | Strange | He asked a strange question. (Garip bir soru sordu.) |
Akıllıca | Clever | That was a clever move. (O akıllıca bir hamleydi.) |
Yardımsever | Helpful | The staff was very helpful. (Personel çok yardımseverdi.) |
Tehlikeli | Dangerous | It looks like a dangerous path. (Tehlikeli bir yola benziyor.) |
Önemli | Important | This is an important document. (Bu önemli bir belge.) |
Gereksiz | Useless | This machine is totally useless. (Bu makine tamamen gereksiz/kullanışsız.) |
Popüler | Popular | She is a popular singer. (O popüler bir şarkıcı.) |
Pahalı | Expensive | Usually, luxury cars are expensive. (Genellikle lüks arabalar pahalıdır.) |
Eğitici | Educational | This game is very educational for kids. (Bu oyun çocuklar için çok eğitici.) |
Şanslı | Lucky | I feel very lucky today. (Bugün kendimi çok şanslı hissediyorum.) |
Karmaşık | Complex | The math problem was too complex. (Matematik problemi çok karmaşıktı.) |
Güvenli | Safe | Is this neighborhood safe? (Bu mahalle güvenli mi?) |
Çılgın | Crazy | That is a crazy idea! (Bu çılgınca bir fikir!) |
Geleneksel | Traditional | I like traditional music. (Geleneksel müziği severim.) |
Fact Adjectives (İsmin Özelliğini Tanımlayan Sıfatlar)
Bu sıfatlar, bir ismin fiziksel ve değiştirilemez gerçek özelliklerini tanımlar. Boyut, yaş, şekil, renk, materyal ve köken gibi somut bilgiler verirler. Kişisel yoruma dayalı değillerdir; herkes için aynıdırlar.Fact Adjective (İsmin Özelliğini Tanımlayan Sıfat) | İngilizcesi | Örnekler |
Ahşap | Wooden | We bought a wooden chair. (Ahşap bir sandalye aldık.) |
Plastik | Plastic | Don’t use plastic bottles. (Plastik şişe kullanma.) |
Yuvarlak | Round | The Earth is round. (Dünya yuvarlaktır.) |
Kare | Square | I need a square table. (Kare bir masaya ihtiyacım var.) |
Kırmızı | Red | She was wearing a red hat. (Kırmızı bir şapka takıyordu.) |
Metal | Metal | The gate is made of metal. (Kapı metalden yapılmış.) |
Eski / Antika | Antique | This is an antique vase. (Bu antika bir vazo.) |
Türk | Turkish | I love Turkish coffee. (Türk kahvesini severim.) |
İtalyan | Italian | He ordered an Italian pizza. (İtalyan pizzası sipariş etti.) |
Elektrikli | Electric | They bought an electric car. (Elektrikli bir araba aldılar.) |
Islak | Wet | The floor is wet. (Zemin ıslak.) |
Kuru | Dry | Keep the powder in a dry place. (Tozu kuru bir yerde saklayın.) |
Derin | Deep | The ocean is very deep. (Okyanus çok derindir.) |
Sığ | Shallow | The children played in the shallow water. (Çocuklar sığ suda oynadı.) |
Haftalık | Weekly | This is a weekly magazine. (Bu haftalık bir dergi.) |
Yıllık | Annual | We have an annual meeting. (Yıllık bir toplantımız var.) |
İngilizcede Sıfatların Karşılaştırılması
İngilizcede nesneleri, kişileri veya durumları kıyaslarken sıfatların formunu değiştiririz. İki şeyi kıyaslıyorsak “Comparative”, bir şeyi bir grubun tamamıyla kıyaslayıp en üstün olduğunu belirtiyorsak “Superlative” yapısını kullanırız.Superlative (Üstünlük Derecesi)
Bir grubun içindeki “en” niteliği taşıyanı anlatır. Sıfatın önüne “the” gelir ve sonuna “-est” eklenir ya da uzun sıfatlarda “most” kullanılır.
Coldest – Antarctica is the coldest place on Earth. (Antarktika dünyadaki en soğuk yerdir.)
Smallest – Mercury is the smallest planet. (Merkür en küçük gezegendir.)
Most difficult – This was the most difficult decision of my life. (Bu hayatımın en zor kararıydı.)
Funniest – He is the funniest guy in the office. (O ofisteki en komik adamdır.)
Most dangerous – The mosquito is the most dangerous animal. (Sivrisinek en tehlikeli hayvandır.)
Cheapest – What is the cheapest way to travel? (Seyahat etmenin en ucuz yolu nedir?)
Most famous – Mona Lisa is the most famous painting. (Mona Lisa en ünlü tablodur.)
Youngest – She is the youngest player on the team. (O takımdaki en genç oyuncudur.)
Most comfortable – This is the most comfortable chair I own. (Bu sahip olduğum en rahat sandalye.)
Darkest – It is always darkest before dawn. (Şafaktan önce her zaman en karanlıktır.)
Comparative (Karşılaştırmalı Derece)
Sadece iki unsuru birbiriyle kıyaslamak için kullanılır. Sıfata “-er” takısı gelir veya önüne “more” kelimesi eklenir. Genellikle “than” ( -den/dan) kelimesi ile cümle devam eder.
Colder – Today is colder than yesterday. (Bugün dünden daha soğuk.)
Smaller – My car is smaller than your truck. (Benim arabam senin kamyonundan daha küçük.)
More difficult – Math is more difficult than history for me. (Matematik benim için tarihten daha zor.)
Funnier – The book was funnier than the movie. (Kitap filmden daha komikti.)
More dangerous – Driving is more dangerous than flying. (Araba sürmek uçmaktan daha tehlikelidir.)
Cheaper – This shirt is cheaper online. (Bu gömlek internette daha ucuz.)
More famous – He is more famous in Europe than in America. (O Avrupa’da Amerika’dan daha ünlü.)
Younger – My sister is younger than me. (Kız kardeşim benden daha genç.)
More comfortable – Sneakers are more comfortable than heels. (Spor ayakkabılar topuklu ayakkabılardan daha rahattır.)
Darker – The blue paint is darker than the green one. (Mavi boya yeşil olandan daha koyu.)
İngilizcede Önemli Sıfat Grupları
Sıfatlar işlevlerine göre çeşitli kategorilere ayrılır. Bu gruplandırma, hangi sıfatın cümlede ne amaçla kullanıldığını anlamamızı kolaylaştırır. İşte bu gruplara ait örnekler:
Opinion Adjectives (Düşünce Sıfatları)
Lovely (Sevimli/Hoş) = It is a lovely day. (Hoş bir gün.)
Strange (Tuhaf) = That’s a strange noise. (Bu tuhaf bir ses.)
Perfect (Mükemmel) = The timing was perfect. (Zamanlama mükemmeldi.)
Fact Adjectives (İsmin Özelliğini Tanımlayan Sıfatlar)
Wooden (Ahşap) = I like wooden toys. (Ahşap oyuncakları severim.)
Blue (Mavi) = Look at the blue sky. (Mavi gökyüzüne bak.)
Round (Yuvarlak) = He has a round face. (Onun yuvarlak bir yüzü var.)
Possessive Adjectives (Aitlik Sıfatları)
My (Benim) = My hands are cold. (Ellerim soğuk.)
Our (Bizim) = Our train is leaving. (Trenimiz kalkıyor.)
Their (Onların) = Their plan worked. (Onların planı işe yaradı.)
Demonstrative Adjectives (Belirtme Sıfatları)
This (Bu) = This cake tastes good. (Bu pastanın tadı güzel.)
That (Şu) = Do you know that man? (Şu adamı tanıyor musun?)
These (Bunlar) = These flowers are for you. (Bu çiçekler senin için.)
Quantitative Adjectives (Nicelik Sıfatları)
Some (Biraz/Bazı) = I need some water. (Biraz suya ihtiyacım var.)
Many (Birçok) = Many people agree with you. (Birçok insan seninle aynı fikirde.)
Few (Az) = Only a few tickets are left. (Sadece az sayıda bilet kaldı.)
İngilizce Sıfatlar (Adjectives) Konu Anlatımı Hakkında Sık Sorulan Sorular
İngilizce sıfatlar çoğul eki (-s takısı) alır mı?
Hayır, İngilizcede sıfatlar asla çoğul eki almazlar. İsimler çoğul olsa bile sıfat her zaman tekil kalır. Örneğin; “red apples” (kırmızı elmalar) denir, “reds apples” denmez.
Sonu -ed ve -ing ile biten sıfatların farkı nedir?
Sonu -ed ile bitenler kişinin hissettiği duyguyu (bored: sıkılmış), sonu -ing ile bitenler ise o duyguya sebep olan nesne veya olayı (boring: sıkıcı) anlatır.
Düzensiz (Irregular) sıfatlar hangileridir?
Karşılaştırma yapılırken sonuna ek almayıp tamamen değişen sıfatlardır. En bilinenleri; “Good” (iyi) → “Better” (daha iyi) ve “Bad” (kötü) → “Worse” (daha kötü) şeklindedir.
Sıfatlar cümlede her zaman ismin önünde mi gelir?
Genellikle ismin önünde kullanılırlar (a blue car). Ancak “am, is, are” gibi yardımcı fiillerden sonra gelerek de cümleyi tamamlayabilirler (The car is blue).

