İngilizce Hastalık İsimleri, Türkçe Anlamları ve Örnek Cümleler

Özel öğretmeninle canlı ve
bire bir İngilizce dersleri
için hemen kayıt ol !

Hemen Bilgi Al

Özel öğretmeninle canlı ve
bire bir İngilizce dersleri
için hemen kayıt ol !

Hemen Bilgi Al

İngilizce Hastalık İsimleri, Türkçe Anlamları ve Örnek Cümleler

Sağlık konuları, günlük hayatın en kritik parçasıdır ve özellikle yurt dışında başımıza gelebilecek rahatsızlıklarda dil bilmek hayati önem taşır. Yabancı bir ülkedeyken hastalanmak veya bir sağlık sorunu yaşamak herkesin korkulu rüyası olabilir; ancak doğru kelimeleri bilmek bu süreci çok daha kolay yönetmenizi sağlar. İngilizce hastalık isimlerine ve tıbbi terimlere hakim olmak, hem doktorla iletişim kurarken hem de eczaneden ilaç alırken size büyük güven verecektir. Bu içeriğimizde, en yaygın İngilizce hastalık isimlerini, tedavi yöntemlerini ve acil durumlarda kullanabileceğiniz hayat kurtarıcı örnek cümleleri sizler için derledik.

İngilizce Hastalıklarla İlgili Tavsiye Cümleleri

Sevdiklerinizin sağlığına kavuşması için doğru kelimeleri seçmek önemlidir. Aşağıda, günlük hayatta karşılaşabileceğiniz diğer rahatsızlıklar için kullanabileceğiniz “should” (yapmalı) ve “shouldn’t” (yapmamalı) kalıplarıyla oluşturulmuş pratik cümleleri bulabilirsiniz.


Backache (Sırt Ağrısı)

  • You should sit up straight and avoid slouching. (Dik oturmalı ve kambur durmaktan kaçınmalısın.)

  • You should do gentle stretching exercises. (Hafif esneme hareketleri yapmalısın.)

  • You shouldn’t lift heavy objects until you feel better. (Daha iyi hissedene kadar ağır nesneler kaldırmamalısın.)

  • You should use an ergonomic chair if you work at a desk. (Eğer masa başında çalışıyorsan ergonomik bir sandalye kullanmalısın.)

  • You should put a heating pad on your back to relax the muscles. (Kasları gevşetmek için sırtına sıcak su torbası koymalısın.)

Burn (Yanık)

  • You should run cool water over the burn immediately. (Yanığın üzerine hemen soğuk su tutmalısın.)

  • You shouldn’t pop any blisters that form. (Oluşan su kabarcıklarını patlatmamalısın.)

  • You should apply aloe vera gel to soothe the skin. (Cildi rahatlatmak için aloe vera jeli sürmelisin.)

  • You should cover the burn loosely with a sterile bandage. (Yanığı steril bir bandajla gevşekçe kapatmalısın.)

  • You shouldn’t put ice directly on the burn. (Yanığın üzerine doğrudan buz koymamalısın.)

Cough (Öksürük)

  • You should drink warm herbal tea with lemon. (Limonlu sıcak bitki çayı içmelisin.)

  • You should avoid smoking or being around smoke. (Sigara içmekten veya dumanlı ortamlarda bulunmaktan kaçınmalısın.)

  • You should use a humidifier in your room. (Odanda bir hava nemlendirici kullanmalısın.)

  • You should take cough syrup before going to bed. (Yatmadan önce öksürük şurubu almalısın.)

  • You shouldn’t drink cold water, it might irritate your throat. (Soğuk su içmemelisin, boğazını tahriş edebilir.)

Fever (Ateş)

  • You should take a cool shower to lower your body temperature. (Vücut sıcaklığını düşürmek için ılık bir duş almalısın.)

  • You should wear light clothing. (İnce kıyafetler giymelisin.)

  • You shouldn’t cover yourself with heavy blankets. (Üzerini ağır battaniyelerle örtmemelisin.)

  • You should monitor your temperature regularly. (Ateşini düzenli olarak ölçmelisin.)

  • You should drink plenty of electrolytes or water. (Bolca elektrolitli içecek veya su içmelisin.)

Insomnia (Uykusuzluk)

  • You should avoid caffeine and heavy meals before bedtime. (Yatmadan önce kafeinden ve ağır yemeklerden kaçınmalısın.)

  • You should create a relaxing bedtime routine. (Rahatlatıcı bir uyku rutini oluşturmalısın.)

  • You shouldn’t look at phone or computer screens in bed. (Yatakta telefon veya bilgisayar ekranlarına bakmamalısın.)

  • You should keep your bedroom dark and quiet. (Yatak odanı karanlık ve sessiz tutmalısın.)

  • You should try reading a book instead of watching TV. (Televizyon izlemek yerine kitap okumayı denemelisin.)

Allergy (Alerji)

  • You should find out what triggers your allergy. (Alerjini neyin tetiklediğini bulmalısın.)

  • You should keep your windows closed during pollen season. (Polen mevsiminde pencerelerini kapalı tutmalısın.)

  • You should carry your allergy medication with you. (Alerji ilacını yanında taşımalısın.)

  • You shouldn’t eat foods that you are sensitive to. (Hassas olduğun yiyecekleri yememelisin.)

  • You should wash your face and hands after coming from outside. (Dışarıdan geldikten sonra yüzünü ve ellerini yıkamalısın.)

İngilizce Başım Ağrıyor Nasıl Denir?

Baş ağrısı, çoğu zaman tehlikeli bir durum olmasa da günlük hayatın akışını bozabilir. Bazen önemsiz görünen bu ağrılar, farklı sağlık problemlerine de işaret edebilir. İngilizcede bu durumu anlatmak için temel kelime “headache” olsa da, ağrının türünü ve şiddetini tarif etmek için kullanabileceğiniz pek çok farklı ifade bulunur. İşte İngilizcede baş ağrınızı anlatabileceğiniz alternatif cümleler:

  • “I’ve got a headache.” (Başım ağrıyor.) Bu, baş ağrısı çektiğinizi belirtmek için kullanılan en temel ve yaygın ifadedir.

  • “My head is pounding.” (Başım zonkluyor / Başım küt küt atıyor.) Bu ifade, ağrının ritmik bir vuruş veya zonklama şeklinde hissedildiğini tarif eder.

  • “I have a killer headache.” (Öldürücü / Çok kötü bir baş ağrım var.) Baş ağrısının dayanılmaz derecede şiddetli olduğunu vurgulamak için kullanılan günlük bir tabirdir.

  • “I can feel a headache starting.” (Başımın ağrımaya başladığını hissediyorum.) Ağrının henüz tam yerleşmediği ama gelmekte olduğu o ilk anı ifade eder.

  • “My head hurts a lot.” (Başım çok ağrıyor.) Ağrının yoğunluğunu basit ve doğrudan bir dille anlatan cümledir.

  • “I have a dull ache in my head.” (Başımda künt / hafif ama sürekli bir ağrı var.) Çok keskin olmayan ancak sürekli rahatsızlık veren, arka plandaki bir ağrıyı tanımlar.

  • “My head feels like it’s going to explode.” (Başım patlayacakmış gibi hissediyorum.) Ağrının şiddetinden dolayı odaklanamadığınızı ve çok yoğun bir baskı hissettiğinizi anlatır.

  • “I am suffering from a severe headache.” (Şiddetli bir baş ağrısı çekiyorum.) Durumun ciddiyetini ve ağrının yüksek seviyede olduğunu belirten daha resmi bir ifadedir.

  • “I have a splitting headache.” (Başım çatlarcasına ağrıyor.) Başınızın ağrıdan ikiye ayrılacakmış gibi hissettirdiği çok şiddetli durumlar için kullanılır.

  • “It seems like I’m getting a headache.” (Sanırım baş ağrısı geliyor.) Henüz ağrı tam başlamasa da, belirtilerin ortaya çıktığını ve yakında ağrıyacağını düşündüğünüzde kullanırsınız.

İngilizce Hastayım Nasıl Denir?

İngilizcede hasta olduğunuzu ifade etmenin pek çok farklı yolu vardır. Tıpkı Türkçede olduğu gibi, durumunuzun ciddiyetine veya hissettiğiniz belirtilere göre seçebileceğiniz çeşitli kalıplar bulunur. İşte rahatsızlığınızı dile getirirken kullanabileceğiniz alternatif cümleler ve anlamları.

  • “I don’t feel well.” (Kendimi iyi hissetmiyorum.) Genel bir keyifsizlik veya rahatsızlık durumunu belirtmek için kullanılan en temel ifadedir.

  • “I’m not feeling so good.” (Pek iyi hissetmiyorum.) Kişinin kendini tam olarak iyi hissetmediğini, ancak durumun çok da ağır olmadığını anlattığı yaygın bir kullanımdır.

  • “I’m feeling under the weather.” (Halsizim / Kendimi kırgın hissediyorum.) Bu deyim, kişinin kendini hafif hasta, yorgun veya keyifsiz hissettiği durumlar için sıkça kullanılır.

  • “It feels like I’m coming down with a cold.” (Sanırım şifayı kapıyorum / Soğuk algınlığı başlıyor.) “Coming down with” kalıbı, bir hastalığın (burada nezlenin) yaklaştığını hissettiğiniz o ilk evreyi anlatır.

  • “I feel a bit sick.” (Biraz hasta gibiyim.) Durumunuzun çok ciddi olmadığını ama yine de bir hastalık hali hissettiğinizi ifade eder.

  • “I haven’t been feeling myself lately.” (Son zamanlarda kendimde değilim / İyi hissetmiyorum.) Rahatsızlık hissinin bir süredir devam ettiğini vurgulamak istediğinizde bu cümleyi kullanabilirsiniz.

  • “I think I’m getting ill.” (Sanırım hastalanıyorum.) Henüz tam yatağa düşmeseniz de hastalık belirtilerinin başladığını fark ettiğinizde söylenir.

  • “I have a cold.” (Üşüttüm / Soğuk algınlığım var.) Soğuk algınlığına yakalandığınız kesinleştiğinde durumu net bir şekilde ifade eden cümledir.

  • “I’m down with the flu.” (Grip oldum / Grip beni yatırdı.) Grip hastalığına yakalandığınızı ve bu durumdan etkilendiğinizi belirtmek için kullanılır.

  • “I feel lightheaded and weak.” (Başım dönüyor ve güçsüz hissediyorum.) Hastalığın yarattığı baş dönmesi ve vücut halsizliği gibi belirtileri tarif eden bir cümledir.

Hastalık İsimleri Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

İngilizce konuşurken sağlık sorunlarını doğru ifade edebilmek için dil bilgisi kurallarına ve kelime seçimlerine dikkat etmek gerekir. Hastalığın türüne göre “a/an” veya “the” kullanımı değişebilir. İşte hastalık isimlerini cümle içinde doğru kullanmanızı sağlayacak ipuçları ve kurallar.

Konu

Kalıp / Cümle Yapısı

Örnek Cümle

Açıklama

Ağrı İfadesi

Özne + have/has + Nesne

I have a headache. (Başım ağrıyor.)

“Headache” (baş ağrısı) sayılabilir bir isim olduğu için başına “a” artikeli getirilir.

Sayılabilen Hastalıklar

Sayılabilenler için “a/an” kullanılır

I have a cold. (Üşüttüm / Soğuk algınlığım var.)

Soğuk algınlığı gibi tane ile ifade edilebilen durumlarda “a” kullanılır.

Sayılamayan Hastalıklar

Sayılamayanlar için “the” kullanılır

I have the flu. (Gribim var.)

Grip (flu) veya kızamık (measles) gibi özel ve sayılamayan hastalıklarda “the” kullanılır.

Geçmiş Zaman

Olumlu: “had”, Olumsuz: “didn’t have”

I had a headache yesterday. (Dün başım ağrıyordu.)

Geçmişte yaşanan bir rahatsızlığı anlatırken “have” fiilinin geçmiş zaman hali olan “had” kullanılır.

“Sick” ve “Ill” Farkı

Sick: Hafif/Kısa, Ill: Ciddi/Uzun

I feel sick. (Kendimi hasta hissediyorum.)

“Sick” genellikle mide bulantısı veya kısa süreli rahatsızlıklar, “Ill” ise daha resmi ve ciddi durumlar için tercih edilir.

“Disease” ve “Illness” Farkı

Disease: Teşhisli, Illness: Genel hal

I have a heart disease. (Kalp hastalığım var.)

“Disease” tıbbi olarak tanımlanmış bir hastalığı, “illness” ise kişinin genel hastalık halini anlatır.

İzinli / Raporlu Olmak

“Off sick” kalıbı

I am off sick. (Hastayım, işe gelemiyorum.)

Bir çalışanın hastalık sebebiyle işe gidemediği durumu ifade eder.

Mide Bulantısı

“Nauseous” sıfatı

I feel nauseous. (Midem bulanıyor.)

Kişinin midesinin bulandığını veya kusacak gibi hissettiğini belirtir.

Boğaz Ağrısı

“Sore throat” kalıbı

I have a sore throat. (Boğazım ağrıyor.)

Boğazdaki yanma, batma veya ağrı hissini anlatmak için bu kalıp kullanılır.

Sık Kullanılan İngilizce Hastalıklar Nelerdir?

Dünya genelinde en sık karşılaşılan sağlık sorunlarının İngilizce karşılıklarını bilmek, iletişim kurarken büyük kolaylık sağlar. Aşağıdaki listede, bu hastalıkların İngilizce yazılışlarını, Türkçe anlamlarını ve nasıl telaffuz edildiklerini (okunuşlarını) sizler için bir araya getirdik.


İngilizcesi

Türkçesi

Okunuşu

Anemia

Kansızlık

Anemiya

Anxiety

Kaygı / Endişe

Enzayiti

Arthritis

Kireçlenme / Eklem İltihabı

Art-raytıs

Blister

Su Toplaması

Bılistır

Bruise

Morarma / Çürük

Bruuz

Burn

Yanık

Börn

Chickenpox

Suçiçeği

Çıkınpaks

Chills

Titreme / Üşüme

Çils

Constipation

Kabızlık

Kanstipeyşın

Cut

Kesik

Kat

Depression

Depresyon

Dipreşın

Dizziness

Baş Dönmesi

Dizinıs

Eczema

Egzama

Egzima

Fatigue

Aşırı Yorgunluk / Halsizlik

Fatiig

Food Poisoning

Gıda Zehirlenmesi

Fuud Poyzınıng

Hay Fever

Saman Nezlesi

Hey Fivır

Heart Attack

Kalp Krizi

Hart Etek

Heartburn

Mide Yanması

Hartbörn

Hives

Kurdeşen

Hayvz

Hypertension

Yüksek Tansiyon

Haypırtenşın

Infection

Enfeksiyon

İnfekşın

Inflammation

İltihaplanma

İnflameyşın

Insomnia

Uykusuzluk

İnsomniya

Itch

Kaşıntı

İç

Jaundice

Sarılık

Candıs

Nausea

Mide Bulantısı

Nozya

Nosebleed

Burun Kanaması

Noz-bliid

Obesity

Obezite / Şişmanlık

Obisiti

Rash

Ciltte Kızarıklık / Döküntü

Reş

Scar

Yara İzi

Skar

Sneezing

Hapşırma

Snizing

Sprain

Burkulma / İncinme

Spreyn

Sunburn

Güneş Yanığı

Sanbörn

Swelling

Şişkinlik / Ödem

Siveling

Ulcer

Ülser

Alsır

Vertigo

Baş Dönmesi (Denge Kaybı)

Vörtigo

Vomiting

Kusma

Vamiting

Wound

Yara

Wuund

İngilizce Hastalıklarda Nasıl Tavsiye Verilir?

Hasta olan birine İngilizce öneride bulunurken genellikle iki farklı yöntem izlenir. Durumun aciliyetine veya samimiyetinize göre doğrudan emir cümleleri kurabilir ya da daha nazik bir öneri kalıbı olan “should” yapısını kullanabilirsiniz.

1. Doğrudan Tavsiye (Emir Cümleleri) Birine ne yapması gerektiğini net bir şekilde söylemek için fiil ile başlayan cümleler kurulur. Bu, genellikle “şunu yap” demek gibidir.

  • “Stay in bed today.” (Bugün yatakta kal.)

  • “Eat some chicken soup.” (Biraz tavuk suyu çorbası iç.)

  • “Go to the hospital immediately.” (Derhal hastaneye git.)

  • “Keep yourself warm.” (Kendini sıcak tut.)

2. Nazik Tavsiye (Should ve Shouldn’t) Karşı tarafa neyin iyi geleceğini veya nelerden kaçınması gerektiğini söylerken “should” (yapmalı) ve “shouldn’t” (yapmamalı) kalıpları kullanılır. Bu yapı, emir vermekten ziyade yol göstermek için tercih edilir.

  • “You should take a warm shower.” (Ilık bir duş almalısın.)

  • “She should see a dentist for that tooth.” (O dişi için bir dişçiye görünmeli.)

  • “You shouldn’t go to work today.” (Bugün işe gitmemelisin.)

  • “He shouldn’t drink cold drinks.” (O soğuk içecekler içmemeli.)

  • “You should get some vitamin C.” (Biraz C vitamini almalısın.)

  • “They shouldn’t tire themselves too much.” (Kendilerini çok fazla yormamalılar.)

İngilizce Hastalıklar ve Türkçe Karşılıkları

Sağlık iletişimi, doğru kelimelerin seçilmesiyle başlar. Özellikle İngilizce konuşulan ortamlarda hastalığınızı veya bir başkasının durumunu anlatırken tıbbi terimleri bilmek hayati olabilir. Aşağıdaki tabloda, yaygın rahatsızlıklardan spesifik tıbbi durumlara kadar geniş bir yelpazedeki hastalıkların İngilizce ve Türkçe karşılıklarını sizler için derledik.


Türkçe Hastalık Adı

İngilizce Karşılık

Alerji

Allergy

Alzheimer Hastalığı

Alzheimer’s disease

Apandisit

Appendicitis

Astigmat

Astigmatism

Astım

Asthma

Ateş

Fever

Bademcik İltihabı

Tonsillitis

Baş Ağrısı

Headache

Baş Dönmesi

Dizzy / Dizziness

Bel Soğukluğu

Gonorrhea

Beyin Kanaması

Apoplexy

Boğaz Ağrısı

Sore throat

Boğmaca

Pertussis

Böbrek Hastalığı

Kidney disease

Böbrek Taşı

Kidney stone

Çocuk Felci

Poliomyelitis

Cüzzam

Leprosy

Damar Sertliği

Atherosclerosis

Demir Eksikliği

Iron-deficiency

Deri Kanseri

Skin cancer

Diş Ağrısı

Toothache

Diş Çürümesi

Tooth decay

Difteri

Diphtheria

Domuz Gribi

Swine influenza

Epilepsi

Epilepsy

Felç

Stroke

Fıtık

Hernia

Gece Körlüğü

Night blindness

Göz Tembelliği

Amblyopia

Grip

Flu

Guatr

Goitre

Halsizlik

Asthenia

Hapşırık

Sneeze

İshal

Diarrhea

İştahsızlık

Anorexia

Kabakulak

Mumps

Kalp Hastalığı

Heart disease

Kanser

Cancer

Kansızlık

Anemia

Karaciğer Hastalığı

Liver disease

Karbonmonoksit Zehirlenmesi

Carbon monoxide poisoning

Karın Ağrısı

Stomach ache

Katarakt

Cataract

Kellik / Saç Dökülmesi

Alopecia

Kireçlenme

Arthritis

Kısırlık

Infertility

Kızamık

Measles

Kızamıkçık

Rubella

Kolera

Cholera

Körlük

Blindness

Koroner Kalp Hastalığı

Coronary heart disease

Kulak Ağrısı

Earache

Kulak İltihabı

Ear infection / Otitis

Kurşun Zehirlenmesi

Lead poisoning

Lösemi

Leukemia

Meme Kanseri

Breast cancer

Menenjit

Meningitis

Mide İltihabı

Gastroenteritis

Mide Ülseri

Stomach ulcers

Migren

Migraine

Miyop

Myopia

Nasır

Keratoma

Nezle

Cold / Common cold

Öksürük

Cough

Raşitizm

Rickets

Romatizma

Rheumatics

Sağırlık

Deafness

Şarbon

Anthrax

Sarıhumma

Yellow fever

Sarılık (Hepatit)

Hepatitis A, B, C, D, E

Şaşılık

Strabismus

Sedef Hastalığı

Psoriasis

Şeker Hastalığı

Diabetes

Siğil

Wart

Şişmanlık

Obesity

Sıtma

Malaria

Sivilce

Acne

Siyatik

Sciatica

Şizofreni

Schizophrenia

Sırt Ağrısı

Backache

Suçiçeği

Chicken pox

Tansiyon

Blood pressure / Tension

Tetanos

Tetanus

Tifo

Typhoid

Tifüs

Typhus

Tüberküloz (Verem)

Tuberculosis

Tümör / Ur

Neoplasm

Uyku Bozukluğu

Sleep disorder

Uyuz

Scabies

Ülser

Ulcers

Veba

Black Death / Plague

Yemek Zehirlenmesi

Food poisoning

Yumru (Taş)

Calculi

Zatürre

Pneumonia

İngilizce Tedavi İsimleri ve Anlamları

Hastalıkların teşhisinden sonraki aşama olan tedavi sürecinde kullanılan terimler, doktorun ne yapacağını anlamanız açısından çok kritiktir. Aşağıdaki listede, cerrahi müdahalelerden ilaç tedavilerine kadar sık kullanılan İngilizce tıbbi terimleri ve okunuşlarını bulabilirsiniz.

İngilizcesi

Türkçesi

Okunuşu

Antibiotics

Antibiyotik Tedavisi

Antibayotiks

Bandage

Bandaj / Sargı

Bendıc

Blood Test

Kan Tahlili

Blad Test

Cast

Alçı (Kırık için)

Kest

Check-up

Genel Sağlık Kontrolü

Çek-ap

Chemotherapy

Kemoterapi

Kimo-terapi

Diagnosis

Teşhis / Tanı

Dayagno-sis

Diet

Diyet / Beslenme Düzeni

Dayıt

Examination

Muayene

Egzamineyşın

First Aid

İlk Yardım

Först-eyd

Herbal Medicine

Bitkisel Tedavi

Hörbıl Medisin

Injection

İğne / Enjeksiyon

İncekşın

Massage

Masaj

Masaj

MRI (Scan)

MR (Emar) Çekimi

Em-Ar-Ay

Operation

Operasyon / Ameliyat

Opıreyşın

Painkiller

Ağrı Kesici

Peyn-kilır

Prescription

Reçete

Pıres-kripşın

Radiotherapy

Radyoterapi (Işın Tedavisi)

Reydiyo-terapi

Stitches

Dikiş (Yara için)

Stiçız

Surgery

Cerrahi / Ameliyat

Sörcıri

Therapy

Terapi

Terapi

Transplant

Organ Nakli

Trens-plent

Vaccination

Aşı / Aşılama

Veksi-neyşın

X-Ray

Röntgen

Eks-rey

İngilizce Hastalık İsimleri, Türkçe Anlamları ve Örnek Cümleler ile İlgili Sık Sorulan Sorular


İngilizce “Geçmiş olsun” nasıl denir? 

Hasta olan birine “Geçmiş olsun” demek için en yaygın kalıp “Get well soon” ifadesidir.


“Doktora görünmem lazım” cümlesinin İngilizcesi nedir? 

Bu durumu ifade etmek için “I need to see a doctor” cümlesi kullanılır.


Birine “Neren ağrıyor?” diye nasıl sorulur? 

Karşınızdaki kişinin ağrısının nerede olduğunu öğrenmek için “Where does it hurt?” sorusu sorulur.


“Acil durum” İngilizcede nasıl ifade edilir? 

Acil bir durum olduğunda “Emergency” kelimesi kullanılır. Örneğin; “It’s an emergency” (Bu bir acil durumdur).






Özel öğretmeninle canlı ve
bire bir İngilizce dersleri
için hemen kayıt ol !

Hemen Bilgi Al

Alanında uzman yüzlerce
İngilizce öğretmeni arasından
dilediğini seç ve canlı
derslerle İngilizce öğren!

Hemen Bilgi Al

Detaylı Bilgi İçin, Hemen Doldur!

* Kayıt olarak, English Guru’nun  Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikasını kabul etmiş sayılırsınız.