İngilizce Hastalık İsimleri, Türkçe Anlamları ve Örnek Cümleler
Sağlık konuları, günlük hayatın en kritik parçasıdır ve özellikle yurt dışında başımıza gelebilecek rahatsızlıklarda dil bilmek hayati önem taşır. Yabancı bir ülkedeyken hastalanmak veya bir sağlık sorunu yaşamak herkesin korkulu rüyası olabilir; ancak doğru kelimeleri bilmek bu süreci çok daha kolay yönetmenizi sağlar. İngilizce hastalık isimlerine ve tıbbi terimlere hakim olmak, hem doktorla iletişim kurarken hem de eczaneden ilaç alırken size büyük güven verecektir. Bu içeriğimizde, en yaygın İngilizce hastalık isimlerini, tedavi yöntemlerini ve acil durumlarda kullanabileceğiniz hayat kurtarıcı örnek cümleleri sizler için derledik.İngilizce Hastalıklarla İlgili Tavsiye Cümleleri
Sevdiklerinizin sağlığına kavuşması için doğru kelimeleri seçmek önemlidir. Aşağıda, günlük hayatta karşılaşabileceğiniz diğer rahatsızlıklar için kullanabileceğiniz “should” (yapmalı) ve “shouldn’t” (yapmamalı) kalıplarıyla oluşturulmuş pratik cümleleri bulabilirsiniz.Backache (Sırt Ağrısı)
You should sit up straight and avoid slouching. (Dik oturmalı ve kambur durmaktan kaçınmalısın.)
You should do gentle stretching exercises. (Hafif esneme hareketleri yapmalısın.)
You shouldn’t lift heavy objects until you feel better. (Daha iyi hissedene kadar ağır nesneler kaldırmamalısın.)
You should use an ergonomic chair if you work at a desk. (Eğer masa başında çalışıyorsan ergonomik bir sandalye kullanmalısın.)
You should put a heating pad on your back to relax the muscles. (Kasları gevşetmek için sırtına sıcak su torbası koymalısın.)
Burn (Yanık)
You should run cool water over the burn immediately. (Yanığın üzerine hemen soğuk su tutmalısın.)
You shouldn’t pop any blisters that form. (Oluşan su kabarcıklarını patlatmamalısın.)
You should apply aloe vera gel to soothe the skin. (Cildi rahatlatmak için aloe vera jeli sürmelisin.)
You should cover the burn loosely with a sterile bandage. (Yanığı steril bir bandajla gevşekçe kapatmalısın.)
You shouldn’t put ice directly on the burn. (Yanığın üzerine doğrudan buz koymamalısın.)
Cough (Öksürük)
You should drink warm herbal tea with lemon. (Limonlu sıcak bitki çayı içmelisin.)
You should avoid smoking or being around smoke. (Sigara içmekten veya dumanlı ortamlarda bulunmaktan kaçınmalısın.)
You should use a humidifier in your room. (Odanda bir hava nemlendirici kullanmalısın.)
You should take cough syrup before going to bed. (Yatmadan önce öksürük şurubu almalısın.)
You shouldn’t drink cold water, it might irritate your throat. (Soğuk su içmemelisin, boğazını tahriş edebilir.)
Fever (Ateş)
You should take a cool shower to lower your body temperature. (Vücut sıcaklığını düşürmek için ılık bir duş almalısın.)
You should wear light clothing. (İnce kıyafetler giymelisin.)
You shouldn’t cover yourself with heavy blankets. (Üzerini ağır battaniyelerle örtmemelisin.)
You should monitor your temperature regularly. (Ateşini düzenli olarak ölçmelisin.)
You should drink plenty of electrolytes or water. (Bolca elektrolitli içecek veya su içmelisin.)
Insomnia (Uykusuzluk)
You should avoid caffeine and heavy meals before bedtime. (Yatmadan önce kafeinden ve ağır yemeklerden kaçınmalısın.)
You should create a relaxing bedtime routine. (Rahatlatıcı bir uyku rutini oluşturmalısın.)
You shouldn’t look at phone or computer screens in bed. (Yatakta telefon veya bilgisayar ekranlarına bakmamalısın.)
You should keep your bedroom dark and quiet. (Yatak odanı karanlık ve sessiz tutmalısın.)
You should try reading a book instead of watching TV. (Televizyon izlemek yerine kitap okumayı denemelisin.)
Allergy (Alerji)
You should find out what triggers your allergy. (Alerjini neyin tetiklediğini bulmalısın.)
You should keep your windows closed during pollen season. (Polen mevsiminde pencerelerini kapalı tutmalısın.)
You should carry your allergy medication with you. (Alerji ilacını yanında taşımalısın.)
You shouldn’t eat foods that you are sensitive to. (Hassas olduğun yiyecekleri yememelisin.)
You should wash your face and hands after coming from outside. (Dışarıdan geldikten sonra yüzünü ve ellerini yıkamalısın.)
İngilizce Başım Ağrıyor Nasıl Denir?
Baş ağrısı, çoğu zaman tehlikeli bir durum olmasa da günlük hayatın akışını bozabilir. Bazen önemsiz görünen bu ağrılar, farklı sağlık problemlerine de işaret edebilir. İngilizcede bu durumu anlatmak için temel kelime “headache” olsa da, ağrının türünü ve şiddetini tarif etmek için kullanabileceğiniz pek çok farklı ifade bulunur. İşte İngilizcede baş ağrınızı anlatabileceğiniz alternatif cümleler:“I’ve got a headache.” (Başım ağrıyor.) Bu, baş ağrısı çektiğinizi belirtmek için kullanılan en temel ve yaygın ifadedir.
“My head is pounding.” (Başım zonkluyor / Başım küt küt atıyor.) Bu ifade, ağrının ritmik bir vuruş veya zonklama şeklinde hissedildiğini tarif eder.
“I have a killer headache.” (Öldürücü / Çok kötü bir baş ağrım var.) Baş ağrısının dayanılmaz derecede şiddetli olduğunu vurgulamak için kullanılan günlük bir tabirdir.
“I can feel a headache starting.” (Başımın ağrımaya başladığını hissediyorum.) Ağrının henüz tam yerleşmediği ama gelmekte olduğu o ilk anı ifade eder.
“My head hurts a lot.” (Başım çok ağrıyor.) Ağrının yoğunluğunu basit ve doğrudan bir dille anlatan cümledir.
“I have a dull ache in my head.” (Başımda künt / hafif ama sürekli bir ağrı var.) Çok keskin olmayan ancak sürekli rahatsızlık veren, arka plandaki bir ağrıyı tanımlar.
“My head feels like it’s going to explode.” (Başım patlayacakmış gibi hissediyorum.) Ağrının şiddetinden dolayı odaklanamadığınızı ve çok yoğun bir baskı hissettiğinizi anlatır.
“I am suffering from a severe headache.” (Şiddetli bir baş ağrısı çekiyorum.) Durumun ciddiyetini ve ağrının yüksek seviyede olduğunu belirten daha resmi bir ifadedir.
“I have a splitting headache.” (Başım çatlarcasına ağrıyor.) Başınızın ağrıdan ikiye ayrılacakmış gibi hissettirdiği çok şiddetli durumlar için kullanılır.
“It seems like I’m getting a headache.” (Sanırım baş ağrısı geliyor.) Henüz ağrı tam başlamasa da, belirtilerin ortaya çıktığını ve yakında ağrıyacağını düşündüğünüzde kullanırsınız.
İngilizce Hastayım Nasıl Denir?
İngilizcede hasta olduğunuzu ifade etmenin pek çok farklı yolu vardır. Tıpkı Türkçede olduğu gibi, durumunuzun ciddiyetine veya hissettiğiniz belirtilere göre seçebileceğiniz çeşitli kalıplar bulunur. İşte rahatsızlığınızı dile getirirken kullanabileceğiniz alternatif cümleler ve anlamları.
“I don’t feel well.” (Kendimi iyi hissetmiyorum.) Genel bir keyifsizlik veya rahatsızlık durumunu belirtmek için kullanılan en temel ifadedir.
“I’m not feeling so good.” (Pek iyi hissetmiyorum.) Kişinin kendini tam olarak iyi hissetmediğini, ancak durumun çok da ağır olmadığını anlattığı yaygın bir kullanımdır.
“I’m feeling under the weather.” (Halsizim / Kendimi kırgın hissediyorum.) Bu deyim, kişinin kendini hafif hasta, yorgun veya keyifsiz hissettiği durumlar için sıkça kullanılır.
“It feels like I’m coming down with a cold.” (Sanırım şifayı kapıyorum / Soğuk algınlığı başlıyor.) “Coming down with” kalıbı, bir hastalığın (burada nezlenin) yaklaştığını hissettiğiniz o ilk evreyi anlatır.
“I feel a bit sick.” (Biraz hasta gibiyim.) Durumunuzun çok ciddi olmadığını ama yine de bir hastalık hali hissettiğinizi ifade eder.
“I haven’t been feeling myself lately.” (Son zamanlarda kendimde değilim / İyi hissetmiyorum.) Rahatsızlık hissinin bir süredir devam ettiğini vurgulamak istediğinizde bu cümleyi kullanabilirsiniz.
“I think I’m getting ill.” (Sanırım hastalanıyorum.) Henüz tam yatağa düşmeseniz de hastalık belirtilerinin başladığını fark ettiğinizde söylenir.
“I have a cold.” (Üşüttüm / Soğuk algınlığım var.) Soğuk algınlığına yakalandığınız kesinleştiğinde durumu net bir şekilde ifade eden cümledir.
“I’m down with the flu.” (Grip oldum / Grip beni yatırdı.) Grip hastalığına yakalandığınızı ve bu durumdan etkilendiğinizi belirtmek için kullanılır.
“I feel lightheaded and weak.” (Başım dönüyor ve güçsüz hissediyorum.) Hastalığın yarattığı baş dönmesi ve vücut halsizliği gibi belirtileri tarif eden bir cümledir.
Hastalık İsimleri Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
İngilizce konuşurken sağlık sorunlarını doğru ifade edebilmek için dil bilgisi kurallarına ve kelime seçimlerine dikkat etmek gerekir. Hastalığın türüne göre “a/an” veya “the” kullanımı değişebilir. İşte hastalık isimlerini cümle içinde doğru kullanmanızı sağlayacak ipuçları ve kurallar.Konu | Kalıp / Cümle Yapısı | Örnek Cümle | Açıklama |
Ağrı İfadesi | Özne + have/has + Nesne | I have a headache. (Başım ağrıyor.) | “Headache” (baş ağrısı) sayılabilir bir isim olduğu için başına “a” artikeli getirilir. |
Sayılabilen Hastalıklar | Sayılabilenler için “a/an” kullanılır | I have a cold. (Üşüttüm / Soğuk algınlığım var.) | Soğuk algınlığı gibi tane ile ifade edilebilen durumlarda “a” kullanılır. |
Sayılamayan Hastalıklar | Sayılamayanlar için “the” kullanılır | I have the flu. (Gribim var.) | Grip (flu) veya kızamık (measles) gibi özel ve sayılamayan hastalıklarda “the” kullanılır. |
Geçmiş Zaman | Olumlu: “had”, Olumsuz: “didn’t have” | I had a headache yesterday. (Dün başım ağrıyordu.) | Geçmişte yaşanan bir rahatsızlığı anlatırken “have” fiilinin geçmiş zaman hali olan “had” kullanılır. |
“Sick” ve “Ill” Farkı | Sick: Hafif/Kısa, Ill: Ciddi/Uzun | I feel sick. (Kendimi hasta hissediyorum.) | “Sick” genellikle mide bulantısı veya kısa süreli rahatsızlıklar, “Ill” ise daha resmi ve ciddi durumlar için tercih edilir. |
“Disease” ve “Illness” Farkı | Disease: Teşhisli, Illness: Genel hal | I have a heart disease. (Kalp hastalığım var.) | “Disease” tıbbi olarak tanımlanmış bir hastalığı, “illness” ise kişinin genel hastalık halini anlatır. |
İzinli / Raporlu Olmak | “Off sick” kalıbı | I am off sick. (Hastayım, işe gelemiyorum.) | Bir çalışanın hastalık sebebiyle işe gidemediği durumu ifade eder. |
Mide Bulantısı | “Nauseous” sıfatı | I feel nauseous. (Midem bulanıyor.) | Kişinin midesinin bulandığını veya kusacak gibi hissettiğini belirtir. |
Boğaz Ağrısı | “Sore throat” kalıbı | I have a sore throat. (Boğazım ağrıyor.) | Boğazdaki yanma, batma veya ağrı hissini anlatmak için bu kalıp kullanılır. |
Sık Kullanılan İngilizce Hastalıklar Nelerdir?
Dünya genelinde en sık karşılaşılan sağlık sorunlarının İngilizce karşılıklarını bilmek, iletişim kurarken büyük kolaylık sağlar. Aşağıdaki listede, bu hastalıkların İngilizce yazılışlarını, Türkçe anlamlarını ve nasıl telaffuz edildiklerini (okunuşlarını) sizler için bir araya getirdik.
İngilizcesi | Türkçesi | Okunuşu |
Anemia | Kansızlık | Anemiya |
Anxiety | Kaygı / Endişe | Enzayiti |
Arthritis | Kireçlenme / Eklem İltihabı | Art-raytıs |
Blister | Su Toplaması | Bılistır |
Bruise | Morarma / Çürük | Bruuz |
Burn | Yanık | Börn |
Chickenpox | Suçiçeği | Çıkınpaks |
Chills | Titreme / Üşüme | Çils |
Constipation | Kabızlık | Kanstipeyşın |
Cut | Kesik | Kat |
Depression | Depresyon | Dipreşın |
Dizziness | Baş Dönmesi | Dizinıs |
Eczema | Egzama | Egzima |
Fatigue | Aşırı Yorgunluk / Halsizlik | Fatiig |
Food Poisoning | Gıda Zehirlenmesi | Fuud Poyzınıng |
Hay Fever | Saman Nezlesi | Hey Fivır |
Heart Attack | Kalp Krizi | Hart Etek |
Heartburn | Mide Yanması | Hartbörn |
Hives | Kurdeşen | Hayvz |
Hypertension | Yüksek Tansiyon | Haypırtenşın |
Infection | Enfeksiyon | İnfekşın |
Inflammation | İltihaplanma | İnflameyşın |
Insomnia | Uykusuzluk | İnsomniya |
Itch | Kaşıntı | İç |
Jaundice | Sarılık | Candıs |
Nausea | Mide Bulantısı | Nozya |
Nosebleed | Burun Kanaması | Noz-bliid |
Obesity | Obezite / Şişmanlık | Obisiti |
Rash | Ciltte Kızarıklık / Döküntü | Reş |
Scar | Yara İzi | Skar |
Sneezing | Hapşırma | Snizing |
Sprain | Burkulma / İncinme | Spreyn |
Sunburn | Güneş Yanığı | Sanbörn |
Swelling | Şişkinlik / Ödem | Siveling |
Ulcer | Ülser | Alsır |
Vertigo | Baş Dönmesi (Denge Kaybı) | Vörtigo |
Vomiting | Kusma | Vamiting |
Wound | Yara | Wuund |
İngilizce Hastalıklarda Nasıl Tavsiye Verilir?
Hasta olan birine İngilizce öneride bulunurken genellikle iki farklı yöntem izlenir. Durumun aciliyetine veya samimiyetinize göre doğrudan emir cümleleri kurabilir ya da daha nazik bir öneri kalıbı olan “should” yapısını kullanabilirsiniz.1. Doğrudan Tavsiye (Emir Cümleleri) Birine ne yapması gerektiğini net bir şekilde söylemek için fiil ile başlayan cümleler kurulur. Bu, genellikle “şunu yap” demek gibidir.
“Stay in bed today.” (Bugün yatakta kal.)
“Eat some chicken soup.” (Biraz tavuk suyu çorbası iç.)
“Go to the hospital immediately.” (Derhal hastaneye git.)
“Keep yourself warm.” (Kendini sıcak tut.)
2. Nazik Tavsiye (Should ve Shouldn’t) Karşı tarafa neyin iyi geleceğini veya nelerden kaçınması gerektiğini söylerken “should” (yapmalı) ve “shouldn’t” (yapmamalı) kalıpları kullanılır. Bu yapı, emir vermekten ziyade yol göstermek için tercih edilir.
“You should take a warm shower.” (Ilık bir duş almalısın.)
“She should see a dentist for that tooth.” (O dişi için bir dişçiye görünmeli.)
“You shouldn’t go to work today.” (Bugün işe gitmemelisin.)
“He shouldn’t drink cold drinks.” (O soğuk içecekler içmemeli.)
“You should get some vitamin C.” (Biraz C vitamini almalısın.)
“They shouldn’t tire themselves too much.” (Kendilerini çok fazla yormamalılar.)
İngilizce Hastalıklar ve Türkçe Karşılıkları
Sağlık iletişimi, doğru kelimelerin seçilmesiyle başlar. Özellikle İngilizce konuşulan ortamlarda hastalığınızı veya bir başkasının durumunu anlatırken tıbbi terimleri bilmek hayati olabilir. Aşağıdaki tabloda, yaygın rahatsızlıklardan spesifik tıbbi durumlara kadar geniş bir yelpazedeki hastalıkların İngilizce ve Türkçe karşılıklarını sizler için derledik.Türkçe Hastalık Adı | İngilizce Karşılık |
Alerji | Allergy |
Alzheimer Hastalığı | Alzheimer’s disease |
Apandisit | Appendicitis |
Astigmat | Astigmatism |
Astım | Asthma |
Ateş | Fever |
Bademcik İltihabı | Tonsillitis |
Baş Ağrısı | Headache |
Baş Dönmesi | Dizzy / Dizziness |
Bel Soğukluğu | Gonorrhea |
Beyin Kanaması | Apoplexy |
Boğaz Ağrısı | Sore throat |
Boğmaca | Pertussis |
Böbrek Hastalığı | Kidney disease |
Böbrek Taşı | Kidney stone |
Çocuk Felci | Poliomyelitis |
Cüzzam | Leprosy |
Damar Sertliği | Atherosclerosis |
Demir Eksikliği | Iron-deficiency |
Deri Kanseri | Skin cancer |
Diş Ağrısı | Toothache |
Diş Çürümesi | Tooth decay |
Difteri | Diphtheria |
Domuz Gribi | Swine influenza |
Epilepsi | Epilepsy |
Felç | Stroke |
Fıtık | Hernia |
Gece Körlüğü | Night blindness |
Göz Tembelliği | Amblyopia |
Grip | Flu |
Guatr | Goitre |
Halsizlik | Asthenia |
Hapşırık | Sneeze |
İshal | Diarrhea |
İştahsızlık | Anorexia |
Kabakulak | Mumps |
Kalp Hastalığı | Heart disease |
Kanser | Cancer |
Kansızlık | Anemia |
Karaciğer Hastalığı | Liver disease |
Karbonmonoksit Zehirlenmesi | Carbon monoxide poisoning |
Karın Ağrısı | Stomach ache |
Katarakt | Cataract |
Kellik / Saç Dökülmesi | Alopecia |
Kireçlenme | Arthritis |
Kısırlık | Infertility |
Kızamık | Measles |
Kızamıkçık | Rubella |
Kolera | Cholera |
Körlük | Blindness |
Koroner Kalp Hastalığı | Coronary heart disease |
Kulak Ağrısı | Earache |
Kulak İltihabı | Ear infection / Otitis |
Kurşun Zehirlenmesi | Lead poisoning |
Lösemi | Leukemia |
Meme Kanseri | Breast cancer |
Menenjit | Meningitis |
Mide İltihabı | Gastroenteritis |
Mide Ülseri | Stomach ulcers |
Migren | Migraine |
Miyop | Myopia |
Nasır | Keratoma |
Nezle | Cold / Common cold |
Öksürük | Cough |
Raşitizm | Rickets |
Romatizma | Rheumatics |
Sağırlık | Deafness |
Şarbon | Anthrax |
Sarıhumma | Yellow fever |
Sarılık (Hepatit) | Hepatitis A, B, C, D, E |
Şaşılık | Strabismus |
Sedef Hastalığı | Psoriasis |
Şeker Hastalığı | Diabetes |
Siğil | Wart |
Şişmanlık | Obesity |
Sıtma | Malaria |
Sivilce | Acne |
Siyatik | Sciatica |
Şizofreni | Schizophrenia |
Sırt Ağrısı | Backache |
Suçiçeği | Chicken pox |
Tansiyon | Blood pressure / Tension |
Tetanos | Tetanus |
Tifo | Typhoid |
Tifüs | Typhus |
Tüberküloz (Verem) | Tuberculosis |
Tümör / Ur | Neoplasm |
Uyku Bozukluğu | Sleep disorder |
Uyuz | Scabies |
Ülser | Ulcers |
Veba | Black Death / Plague |
Yemek Zehirlenmesi | Food poisoning |
Yumru (Taş) | Calculi |
Zatürre | Pneumonia |
İngilizce Tedavi İsimleri ve Anlamları
Hastalıkların teşhisinden sonraki aşama olan tedavi sürecinde kullanılan terimler, doktorun ne yapacağını anlamanız açısından çok kritiktir. Aşağıdaki listede, cerrahi müdahalelerden ilaç tedavilerine kadar sık kullanılan İngilizce tıbbi terimleri ve okunuşlarını bulabilirsiniz.
İngilizcesi | Türkçesi | Okunuşu |
Antibiotics | Antibiyotik Tedavisi | Antibayotiks |
Bandage | Bandaj / Sargı | Bendıc |
Blood Test | Kan Tahlili | Blad Test |
Cast | Alçı (Kırık için) | Kest |
Check-up | Genel Sağlık Kontrolü | Çek-ap |
Chemotherapy | Kemoterapi | Kimo-terapi |
Diagnosis | Teşhis / Tanı | Dayagno-sis |
Diet | Diyet / Beslenme Düzeni | Dayıt |
Examination | Muayene | Egzamineyşın |
First Aid | İlk Yardım | Först-eyd |
Herbal Medicine | Bitkisel Tedavi | Hörbıl Medisin |
Injection | İğne / Enjeksiyon | İncekşın |
Massage | Masaj | Masaj |
MRI (Scan) | MR (Emar) Çekimi | Em-Ar-Ay |
Operation | Operasyon / Ameliyat | Opıreyşın |
Painkiller | Ağrı Kesici | Peyn-kilır |
Prescription | Reçete | Pıres-kripşın |
Radiotherapy | Radyoterapi (Işın Tedavisi) | Reydiyo-terapi |
Stitches | Dikiş (Yara için) | Stiçız |
Surgery | Cerrahi / Ameliyat | Sörcıri |
Therapy | Terapi | Terapi |
Transplant | Organ Nakli | Trens-plent |
Vaccination | Aşı / Aşılama | Veksi-neyşın |
X-Ray | Röntgen | Eks-rey |
İngilizce Hastalık İsimleri, Türkçe Anlamları ve Örnek Cümleler ile İlgili Sık Sorulan Sorular
İngilizce “Geçmiş olsun” nasıl denir?
Hasta olan birine “Geçmiş olsun” demek için en yaygın kalıp “Get well soon” ifadesidir.
“Doktora görünmem lazım” cümlesinin İngilizcesi nedir?
Bu durumu ifade etmek için “I need to see a doctor” cümlesi kullanılır.
Birine “Neren ağrıyor?” diye nasıl sorulur?
Karşınızdaki kişinin ağrısının nerede olduğunu öğrenmek için “Where does it hurt?” sorusu sorulur.
“Acil durum” İngilizcede nasıl ifade edilir?
Acil bir durum olduğunda “Emergency” kelimesi kullanılır. Örneğin; “It’s an emergency” (Bu bir acil durumdur).

