İngilizce Düzenli Fiiller (İngilizce Regular Verbs) Detaylı Konu Anlatımı
İngilizce düzensiz fiiller, dil öğrenim sürecinin en kritik noktalarından biridir ve özellikle geçmiş zaman anlatımlarında büyük önem taşır. Düzensiz fiiller, düzenli fiillerin aksine belirli bir kurala bağlı kalmadan, ikinci ve üçüncü hallerinde yapısal değişikliğe uğrarlar. Bu fiillerde standart bir ekleme yapılmadığı için, her fiilin kendine özgü çekimini öğrenmek ve ezberlemek gerekir. Bu yazımızda, en yaygın düzensiz fiilleri, geçirdikleri değişimleri ve bu fiillerin cümle içinde nasıl doğru kullanıldığını detaylıca inceleyeceğiz.İngilizce Düzenli Fiil Oluşturma Kuralları
İngilizcede geçmiş zamanı ifade etmek için düzenli fiillerin sonuna getirilen ekler belirli yazım kurallarına göre değişiklik gösterir. Genellikle fiilin sonuna “-ed” gelse de, kelimenin bitiş harfine bağlı olarak “-d” veya “-ied” ekleri de kullanılabilir. Bu kurallar, fiillerin 2. (Past) ve 3. (Perfect) hallerini doğru yazmak için oldukça önemlidir. İşte düzenli fiillerin geçmiş zaman hallerini oluştururken dikkat edilmesi gereken temel kurallar:Genel kural olarak, çoğu fiilin sonuna doğrudan “-ed” eki getirilir. Herhangi bir harf düşmesi veya değişimi olmaz. Örneğin, “clean” (temizlemek) fiili “cleaned” halini alır.
Clean → Cleaned (Temizlemek → Temizledi)
Work → Worked (Çalışmak → Çalıştı)
Ask → Asked (Sormak → Sordu)
Need → Needed (İhtiyaç duymak → İhtiyaç duydu)
Eğer fiil zaten “-e” harfi ile bitiyorsa, tekrar “e” eklenmez; sadece “-d” eki getirilir. Örneğin, “use” (kullanmak) fiili “used” olur.
Use → Used (Kullanmak → Kullandı)
Smile → Smiled (Gülümsemek → Gülümsedi)
Arrive → Arrived (Varmak → Vardı)
Like → Liked (Beğenmek → Beğendi)
Fiil, kısa ve tek heceli olup “sessiz-sesli-sessiz” harf dizilimiyle bitiyorsa, sondaki sessiz harf çift yazılır ve ardından “-ed” eklenir. Örneğin, “beg” (yalvarmak) fiili “begged” olur.
Beg → Begged (Yalvarmak → Yalvardı)
Shop → Shopped (Alışveriş yapmak → Alışveriş yaptı)
Chat → Chattted (Sohbet etmek → Sohbet etti)
Fit → Fitted (Uymak/Sığmak → Uydu)
Eğer fiil, bir sessiz harften sonra gelen “-y” harfi ile bitiyorsa, sondaki “y” harfi düşer ve yerine “-ied” eki gelir. Örneğin, “study” (ders çalışmak) fiili “studied” olur.
Study → Studied (Ders çalışmak → Ders çalıştı)
Copy → Copied (Kopyalamak → Kopyaladı)
Fry → Fried (Kızartmak → Kızarttı)
Hurry → Hurried (Acele etmek → Acele etti)
İngilizce Regular Verbs (Düzenli Fiiller) Nelerdir?
İngilizcede “Regular Verbs” yani düzenli fiiller, geçmiş zaman kiplerinde standart bir kalıba uyan eylemlerdir. Bu fiilleri geçmiş zamana (Past Tense) uyarlamak için fiilin kök yapısını değiştirmeye gerek yoktur; sadece sonuna “-ed” (bazı yazım kurallarına göre “-d” veya “-ied”) takısı getirilir. Hem ikinci halleri (V2) hem de üçüncü halleri (V3) aynı olduğu için, öğrenilmesi ve akılda tutulması en kolay fiil grubudur.Watch → Watched (İzlemek → İzledi)
Listen → Listened (Dinlemek → Dinledi)
Cook → Cooked (Pişirmek → Pişirdi)
Rain → Rained (Yağmur yağmak → Yağmur yağdı)
Wait → Waited (Beklemek → Bekledi)
İngilizce Düzenli Fiiller Listesi
İngilizce Düzenli Fiiller Listesi içeriğimizde, günlük hayatta, iş dünyasında ve akademik metinlerde sıkça karşılaşacağınız düzenli fiillerin 2. ve 3. hallerini sizler için derledik. Bu tablo, fiillerin Türkçe karşılıklarını öğrenmenize ve telaffuz çalışmalarınıza rehberlik edecektir.
V1 – Base Form (Yalın Hal) | V2 & V3 – Past Forms (-ed Hali) | Türkçe Anlamı |
Abandon | Abandoned | Terk etmek, vazgeçmek |
Abolish | Abolished | Yürürlükten kaldırmak, iptal etmek |
Absorb | Absorbed | Emmek, içine çekmek |
Abuse | Abused | Kötüye kullanmak, istismar etmek |
Accelerate | Accelerated | Hızlandırmak |
Accomplish | Accomplished | Başarmak, tamamlamak |
Accuse | Accused | Suçlamak |
Achieve | Achieved | Elde etmek, başarmak |
Acquire | Acquired | Edinmek, kazanmak |
Act | Acted | Davranmak, rol yapmak |
Adapt | Adapted | Uyum sağlamak, adapte etmek |
Adjust | Adjusted | Ayarlamak, düzenlemek |
Adopt | Adopted | Benimsemek, evlat edinmek |
Adore | Adored | Çok sevmek, tapmak |
Advance | Advanced | İlerlemek, geliştirmek |
Advertise | Advertised | Reklam yapmak, ilan vermek |
Advocate | Advocated | Savunmak, desteklemek |
Affect | Affected | Etkilemek |
Aim | Aimed | Hedeflemek, nişan almak |
Amaze | Amazed | Şaşırtmak, hayran bırakmak |
Analyze | Analyzed | Çözümlemek, incelemek |
Appeal | Appealed | Başvurmak, cezbetmek |
Apply | Applied | Başvurmak, uygulamak |
Approach | Approached | Yaklaşmak |
Approve | Approved | Onaylamak |
Assist | Assisted | Yardım etmek |
Assume | Assumed | Varsaymak, üstlenmek |
Assure | Assured | Garanti etmek, güvence vermek |
Attain | Attained | Ulaşmak, elde etmek |
Attend | Attended | Katılmak (toplantı vb.) |
Audit | Audited | Denetlemek |
Authorize | Authorized | Yetki vermek |
Award | Awarded | Ödüllendirmek |
Ban | Banned | Yasaklamak |
Bargain | Bargained | Pazarlık yapmak |
Belong | Belonged | Ait olmak |
Benefit | Benefited | Yararlanmak, fayda sağlamak |
Betray | Betrayed | İhanet etmek |
Block | Blocked | Engellemek, tıkamak |
Blossom | Blossomed | Çiçek açmak, gelişmek |
Blur | Blurred | Bulanıklaştırmak |
Boost | Boosted | Artırmak, yükseltmek |
Borrow | Borrowed | Ödünç almak |
Bother | Bothered | Rahatsız etmek, zahmet vermek |
Brief | Briefed | Bilgilendirmek, özetlemek |
Calculate | Calculated | Hesaplamak |
Cancel | Canceled | İptal etmek |
Capture | Captured | Yakalamak, ele geçirmek |
Care | Cared | Önemsemek, bakmak |
Celebrate | Celebrated | Kutlamak |
Challenge | Challenged | Meydan okumak |
Chase | Chased | Kovalamak |
Chat | Chatted | Sohbet etmek |
Cheer | Cheered | Tezahürat yapmak, neşelendirmek |
Clarify | Clarified | Açıklığa kavuşturmak |
Classify | Classified | Sınıflandırmak |
Cleanse | Cleansed | Arındırmak, temizlemek |
Clear | Cleared | Temizlemek, aklamak |
Climb | Climbed | Tırmanmak |
Collaborate | Collaborated | İşbirliği yapmak |
Collapse | Collapsed | Çökmek, yıkılmak |
Collect | Collected | Toplamak |
Combine | Combined | Birleştirmek |
Comfort | Comforted | Rahatlatmak, teselli etmek |
Commit | Committed | İşlemek (suç vb.), adamak |
Communicate | Communicated | İletişim kurmak |
Compare | Compared | Kıyaslamak |
Compel | Compelled | Zorlamak |
Compensate | Compensated | Telafi etmek |
Complain | Complained | Şikayet etmek |
Complete | Completed | Tamamlamak |
Complicate | Complicated | Karmaşıklaştırmak |
Compose | Composed | Oluşturmak, bestelemek |
Comprehend | Comprehended | Kavramak, anlamak |
Compromise | Compromised | Uzlaşmak, riske atmak |
Conceal | Concealed | Gizlemek, saklamak |
Concentrate | Concentrated | Odaklanmak |
Concern | Concerned | İlgilendirmek, endişelendirmek |
Conclude | Concluded | Sonuçlandırmak |
Conduct | Conducted | Yürütmek, yönetmek |
Confess | Confessed | İtiraf etmek |
Confirm | Confirmed | Doğrulamak, onaylamak |
Conflict | Conflicted | Çelişmek |
Confuse | Confused | Kafasını karıştırmak |
Congratulate | Congratulated | Tebrik etmek |
Connect | Connected | Bağlamak |
Conquer | Conquered | Fethetmek |
Consider | Considered | Değerlendirmek, düşünmek |
Construct | Constructed | İnşa etmek |
Consult | Consulted | Danışmak |
Consume | Consumed | Tüketmek |
Contact | Contacted | İrtibata geçmek |
Contain | Contained | İçermek |
Contest | Contested | Yarışmak, itiraz etmek |
Continue | Continued | Devam etmek |
Contract | Contracted | Sözleşme yapmak, küçülmek |
Contribute | Contributed | Katkıda bulunmak |
Control | Controlled | Kontrol etmek, denetlemek |
Convert | Converted | Dönüştürmek |
Convince | Convinced | İkna etmek |
Cook | Cooked | Yemek pişirmek |
Cooperate | Cooperated | İşbirliği yapmak |
Correct | Corrected | Düzeltmek |
Count | Counted | Saymak |
Create | Created | Yaratmak, oluşturmak |
Criticize | Criticized | Eleştirmek |
Cross | Crossed | Geçmek, çaprazlamak |
Crush | Crushed | Ezmek |
Cure | Cured | Tedavi etmek |
Damage | Damaged | Hasar vermek |
Dance | Danced | Dans etmek |
Debate | Debated | Tartışmak |
Decide | Decided | Karar vermek |
Declare | Declared | İlan etmek, bildirmek |
Decorate | Decorated | Süslemek |
Decrease | Decreased | Azalmak, azaltmak |
Defend | Defended | Savunmak |
Define | Defined | Tanımlamak |
Delay | Delayed | Geciktirmek |
Deliver | Delivered | Teslim etmek |
Demonstrate | Demonstrated | Göstermek, kanıtlamak |
Depend | Depended | Bağlı olmak |
Describe | Described | Betimlemek, tarif etmek |
Design | Designed | Tasarlamak |
Desire | Desired | Arzulamak |
Destroy | Destroyed | Yok etmek |
Detect | Detected | Tespit etmek |
Determine | Determined | Belirlemek |
Develop | Developed | Geliştirmek |
Devote | Devoted | Adamak |
Dictate | Dictated | Dikte etmek, emretmek |
Disagree | Disagreed | Aynı fikirde olmamak |
Disappear | Disappeared | Ortadan kaybolmak |
Disappoint | Disappointed | Hayal kırıklığına uğratmak |
Discover | Discovered | Keşfetmek |
Discuss | Discussed | Tartışmak, görüşmek |
Dislike | Disliked | Hoşlanmamak |
Dismiss | Dismissed | Kovmak, reddetmek |
Display | Displayed | Sergilemek |
Distribute | Distributed | Dağıtmak |
Disturb | Disturbed | Rahatsız etmek |
Divide | Divided | Bölmek |
Donate | Donated | Bağışlamak |
Double | Doubled | İkiye katlamak |
Doubt | Doubted | Şüphelenmek |
Draft | Drafted | Taslağını hazırlamak |
Drag | Dragged | Sürüklemek |
Drain | Drained | Tahliye etmek, akıtmak |
Dress | Dressed | Giyinmek |
Drill | Drilled | Delmek, talim yapmak |
Drop | Dropped | Düşürmek |
Drown | Drowned | Boğulmak (suda) |
Dry | Dried | Kurutmak |
Dump | Dumped | Dökmek, boşaltmak |
Earn | Earned | Kazanmak (para vb.) |
Educate | Educated | Eğitim vermek |
Eliminate | Eliminated | Elemek, ortadan kaldırmak |
Embarrass | Embarrassed | Utandırmak |
Embrace | Embraced | Kucaklamak, benimsemek |
Emerge | Emerged | Ortaya çıkmak |
Emphasize | Emphasized | Vurgulamak |
Employ | Employed | İşe almak |
Enable | Enabled | Olanak sağlamak |
Enclose | Enclosed | Çevrelemek, iliştirmek |
Encounter | Encountered | Karşılaşmak |
Encourage | Encouraged | Teşvik etmek |
Endure | Endured | Dayanmak, katlanmak |
Engage | Engaged | İlgilenmek, nişanlanmak |
Enhance | Enhanced | Geliştirmek, artırmak |
Enjoy | Enjoyed | Keyif almak |
Enlarge | Enlarged | Büyütmek |
Ensure | Ensured | Garantiye almak |
Enter | Entered | Girmek |
Entertain | Entertained | Eğlendirmek |
Equip | Equipped | Donatmak |
Erase | Erased | Silmek |
Escape | Escaped | Kaçmak |
Establish | Established | Kurmak |
Estimate | Estimated | Tahmin etmek (değer/miktar) |
Evaluate | Evaluated | Değerlendirmek |
Examine | Examined | Muayene etmek, incelemek |
Exchange | Exchanged | Takas etmek |
Excite | Excited | Heyecanlandırmak |
Exclude | Excluded | Hariç tutmak |
Excuse | Excused | Affetmek, mazeret bildirmek |
Exercise | Exercised | Egzersiz yapmak |
Exhibit | Exhibited | Sergilemek |
Exist | Existed | Var olmak |
Expand | Expanded | Genişlemek |
Expect | Expected | Ummak, beklemek |
Experience | Experienced | Deneyimlemek |
Explain | Explained | İzah etmek |
Explore | Explored | Keşfetmek, araştırmak |
Export | Exported | İhraç etmek |
Expose | Exposed | Maruz bırakmak |
Express | Expressed | İfade etmek |
Extend | Extended | Uzatmak |
Extract | Extracted | Çıkarmak, özütünü almak |
Face | Faced | Yüzleşmek |
Facilitate | Facilitated | Kolaylaştırmak |
Fade | Faded | Solmak |
Fail | Failed | Başarısız olmak |
Fancy | Fancied | Beğenmek, süslü bulmak |
Fasten | Fastened | Bağlamak, sabitlemek |
Fear | Feared | Korkmak |
Feature | Featured | Özelliği olmak, yer vermek |
Fetch | Fetched | Gidip getirmek |
File | Filed | Dosyalamak |
Fill | Filled | Doldurmak |
Film | Filmed | Filme almak |
Finance | Financed | Finanse etmek |
Finish | Finished | Bitirmek |
Fire | Fired | Ateşlemek, işten kovmak |
Fix | Fixed | Tamir etmek |
Flash | Flashed | Yanıp sönmek |
Float | Floated | Yüzmek (su üstünde) |
Flood | Flooded | Sel basmak |
Fold | Folded | Katlamak |
Follow | Followed | Takip etmek |
Force | Forced | Zorlamak |
Form | Formed | Şekillendirmek |
Formulate | Formulated | Formüle etmek |
Found | Founded | Temelini atmak, kurmak |
Frame | Framed | Çerçevelemek |
Free | Freed | Özgür bırakmak |
Frighten | Frightened | Ürkürmek |
Function | Functioned | İşlev görmek |
Fund | Funded | Fon sağlamak |
Gain | Gained | Kazanmak (kilo, hız vb.) |
Gather | Gathered | Toplamak, bir araya gelmek |
Generate | Generated | Üretmek (elektrik vb.) |
Glow | Glowed | Işıldamak, parlamak |
Glue | Glued | Yapıştırmak |
Govern | Governed | Yönetmek |
Grab | Grabbed | Kapmak |
Grade | Graded | Derecelendirmek, not vermek |
Grant | Granted | Bağışlamak, vermek |
Grasp | Grasped | Kavramak (anlamak/tutmak) |
Greet | Greeted | Selamlamak |
Grip | Gripped | Sıkıca tutmak |
Guarantee | Guaranteed | Garanti vermek |
Guard | Guarded | Korumak, nöbet tutmak |
Guess | Guessed | Tahmin etmek |
Guide | Guided | Rehberlik etmek |
Handle | Handled | Elle tutmak, halletmek |
Happen | Happened | Meydana gelmek |
Harm | Harmed | Zarar vermek |
Harvest | Harvested | Hasat etmek |
Hate | Hated | Nefret etmek |
Haunt | Haunted | Musallat olmak |
Head | Headed | Yönelmek, başını çekmek |
Heal | Healed | İyileşmek |
Heat | Heated | Isıtmak |
Help | Helped | Yardım etmek |
Hesitate | Hesitated | Tereddüt etmek |
Highlight | Highlighted | Vurgulamak |
Hire | Hired | Kiralamak, işe almak |
Hope | Hoped | Umut etmek |
Host | Hosted | Ev sahipliği yapmak |
Hug | Hugged | Sarılmak |
Hunt | Hunted | Avlamak |
Hurry | Hurried | Acele etmek |
Identify | Identified | Kimliğini belirlemek |
Ignore | Ignored | Görmezden gelmek |
Illustrate | Illustrated | Resimlemek, örneklemek |
Imagine | Imagined | Hayal etmek |
Imitate | Imitated | Taklit etmek |
Implement | Implemented | Uygulamaya koymak |
Imply | Implied | İma etmek |
Import | Imported | İthal etmek |
Impose | Imposed | Dayatmak, zorla kabul ettirmek |
Impress | Impressed | Etkilemek (olumlu) |
Improve | Improved | Gelişmek, iyileşmek |
Include | Included | Kapsamak |
Incorporate | Incorporated | Bünyesine katmak, birleştirmek |
Increase | Increased | Artmak |
Indicate | Indicated | Belirtmek, göstermek |
Influence | Influenced | Etkisi altına almak |
Inform | Informed | Haber vermek |
Initiate | Initiated | Başlatmak |
Injure | Injured | Yaralamak |
Inquire | Inquired | Soruşturmak |
Insist | Insisted | Israr etmek |
Inspect | Inspected | Teftiş etmek |
Inspire | Inspired | İlham vermek |
Install | Installed | Kurmak (program/cihaz) |
Instruct | Instructed | Talimat vermek |
Insult | Insulted | Hakaret etmek |
Integrate | Integrated | Bütünleştirmek |
Intend | Intended | Niyet etmek |
Interact | Interacted | Etkileşime geçmek |
Interest | Interested | İlgisini çekmek |
Interfere | Interfered | Karışmak, müdahale etmek |
Interpret | Interpreted | Yorumlamak, tercüme etmek |
Interrupt | Interrupted | Sözünü kesmek |
Introduce | Introduced | Tanıtmak, tanıştırmak |
Invade | Invaded | İstila etmek |
Invent | Invented | İcat etmek |
Invest | Invested | Yatırım yapmak |
Investigate | Investigated | Araştırmak (polis vb.) |
Invite | Invited | Davet etmek |
Involve | Involved | İçermek, karışmak |
Irritate | Irritated | Tahriş etmek, kızdırmak |
Isolate | Isolated | İzole etmek |
Issue | Issued | Yaymak, piyasaya sürmek |
Join | Joined | Katılmak, birleşmek |
Joke | Joked | Şaka yapmak |
Judge | Judged | Yargılamak |
Jump | Jumped | Zıplamak |
Justify | Justified | Haklı çıkarmak |
Kick | Kicked | Tekmelemek |
Kill | Killed | Öldürmek |
Kiss | Kissed | Öpmek |
Knock | Knocked | Kapıyı çalmak |
Label | Labeled | Etiketlemek |
Lack | Lacked | Eksik olmak |
Land | Landed | İniş yapmak |
Last | Lasted | Sürmek (zaman) |
Laugh | Laughed | Gülmek |
Launch | Launched | Fırlatmak, başlatmak |
Learn | Learned | Öğrenmek |
Level | Leveled | Düzlemek, seviyelemek |
License | Licensed | Ruhsat vermek |
Lick | Licked | Yalamak |
Lift | Lifted | Kaldırmak |
Light | Lighted | Aydınlatmak |
Like | Liked | Hoşlanmak |
Limit | Limited | Sınırlamak |
Link | Linked | Bağlantı kurmak |
List | Listed | Listelemek |
Listen | Listened | Dinlemek |
Live | Lived | Yaşamak |
Load | Loaded | Yüklemek |
Locate | Located | Konumlandırmak, yerini bulmak |
Lock | Locked | Kilitlemek |
Look | Looked | Bakmak |
Love | Loved | Sevmek |
Lower | Lowered | Alçaltmak, indirmek |
Maintain | Maintained | Sürdürmek, bakım yapmak |
Manage | Managed | Yönetmek, başarmak |
Manufacture | Manufactured | İmal etmek |
March | Marched | Yürüyüş yapmak (askeri) |
Mark | Marked | İşaretlemek |
Market | Marketed | Pazarlamak |
Marry | Married | Evlenmek |
Match | Matched | Eşleşmek |
Measure | Measured | Ölçmek |
Mention | Mentioned | Bahsetmek |
Merge | Merged | Birleşmek (şirket vb.) |
Mind | Minded | Önemsemek |
Miss | Missed | Özlemek, kaçırmak |
Mix | Mixed | Karıştırmak |
Modify | Modified | Değişiklik yapmak |
Monitor | Monitored | Gözlemlemek |
Motivate | Motivated | Motive etmek |
Move | Moved | Hareket etmek, taşınmak |
Multiply | Multiplied | Çarpmak (matematik) |
Murder | Murdered | Cinayet işlemek |
Name | Named | İsimlendirmek |
Need | Needed | İhtiyaç duymak |
Neglect | Neglected | İhmal etmek |
Negotiate | Negotiated | Müzakere etmek |
Note | Noted | Not almak |
Notice | Noticed | Farkına varmak |
Notify | Notified | Bildirmek |
Number | Numbered | Numaralandırmak |
Obey | Obeyed | İtaat etmek |
Object | Objected | İtiraz etmek |
Observe | Observed | Gözlemlemek |
Obtain | Obtained | Temin etmek |
Occupy | Occupied | İşgal etmek, meşgul etmek |
Occur | Occurred | Olmak (olay) |
Offend | Offended | Kırmak, rencide etmek |
Offer | Offered | Teklif etmek |
Open | Opened | Açmak |
Operate | Operated | İşletmek, ameliyat etmek |
Oppose | Opposed | Karşı çıkmak |
Order | Ordered | Sipariş etmek, emretmek |
Organize | Organized | Organize etmek |
Outline | Outlined | Ana hatlarıyla belirtmek |
Owe | Owed | Borçlu olmak |
Own | Owned | Sahip olmak |
Pack | Packed | Paketlemek, valiz hazırlamak |
Paint | Painted | Boyamak |
Park | Parked | Park etmek |
Participate | Participated | Katılmak |
Pass | Passed | Geçmek, pas vermek |
Pause | Paused | Duraklamak |
Perform | Performed | Performans sergilemek |
Permit | Permitted | İzin vermek |
Persuade | Persuaded | İkna etmek |
Phone | Phoned | Telefon etmek |
Pick | Picked | Seçmek, toplamak |
Place | Placed | Yerleştirmek |
Plan | Planned | Planlamak |
Plant | Planted | Bitki dikmek |
Play | Played | Oynamak |
Please | Pleased | Memnun etmek |
Point | Pointed | İşaret etmek |
Possess | Possessed | Sahip olmak |
Post | Posted | Postalamak |
Pour | Poured | Dökmek (sıvı) |
Practice | Practiced | Pratik yapmak |
Praise | Praised | Övmek |
Pray | Prayed | Dua etmek |
Predict | Predicted | Tahmin etmek (gelecek) |
Prefer | Preferred | Tercih etmek |
Prepare | Prepared | Hazırlamak |
Present | Presented | Sunmak |
Preserve | Preserved | Korumak, muhafaza etmek |
Press | Pressed | Basmak, ütülemek |
Pretend | Pretended | -mış gibi yapmak |
Prevent | Prevented | Önlemek |
Printed | Yazdırmak | |
Proceed | Proceeded | İlerlemek |
Process | Processed | İşlemek (veri/gıda) |
Produce | Produced | Üretmek |
Program | Programmed | Programlamak |
Progress | Progressed | İlerlemek |
Prohibit | Prohibited | Yasaklamak |
Project | Projected | Yansıtmak, planlamak |
Promise | Promised | Söz vermek |
Promote | Promoted | Terfi ettirmek, tanıtmak |
Propose | Proposed | Teklif etmek, evlenme teklif etmek |
Protect | Protected | Korumak |
Protest | Protested | Protesto etmek |
Provide | Provided | Sağlamak |
Publish | Published | Yayınlamak |
Pull | Pulled | Çekmek |
Pump | Pumped | Pompalamak |
Punch | Punched | Yumruk atmak, delmek |
Punish | Punished | Cezalandırmak |
Purchase | Purchased | Satın almak |
Pursue | Pursued | Peşinden gitmek, sürdürmek |
Push | Pushed | İtmek |
Qualify | Qualified | Nitelik kazanmak |
Question | Questioned | Sorgulamak |
Quote | Quoted | Alıntı yapmak |
Race | Raced | Yarışmak |
Rain | Rained | Yağmur yağmak |
Raise | Raised | Kaldırmak, büyütmek |
Rate | Rated | Derecelendirmek |
Reach | Reached | Ulaşmak, erişmek |
React | Reacted | Tepki vermek |
Realize | Realized | Fark etmek |
Receive | Received | Teslim almak |
Recognize | Recognized | Tanımak |
Recommend | Recommended | Tavsiye etmek |
Record | Recorded | Kaydetmek |
Recover | Recovered | İyileşmek, geri kazanmak |
Reduce | Reduced | Azaltmak |
Refer | Referred | Atıfta bulunmak, sevk etmek |
Reflect | Reflected | Yansıtmak |
Refuse | Refused | Reddetmek |
Regard | Regarded | Saymak, addetmek |
Register | Registered | Kayıt olmak |
Regret | Regretted | Pişman olmak |
Reject | Rejected | Geri çevirmek |
Relate | Related | İlişkilendirmek |
Relax | Relaxed | Rahatlamak |
Release | Released | Serbest bırakmak |
Rely | Relied | Güvenmek |
Remain | Remained | Kalmak (durum) |
Remember | Remembered | Hatırlamak |
Remind | Reminded | Hatırlatmak |
Remove | Removed | Kaldırmak, çıkarmak |
Rent | Rented | Kiralamak |
Repair | Repaired | Tamir etmek |
Repeat | Repeated | Tekrarlamak |
Replace | Replaced | Yenisiyle değiştirmek |
Reply | Replied | Cevap vermek |
Report | Reported | Rapor etmek |
Represent | Represented | Temsil etmek |
Request | Requested | Rica etmek |
Require | Required | Gerektirmek |
Rescue | Rescued | Kurtarmak |
Research | Researched | Araştırmak |
Resist | Resisted | Direnmek |
Resolve | Resolved | Çözmek |
Respect | Respected | Saygı duymak |
Respond | Responded | Yanıt vermek |
Rest | Rested | Dinlenmek |
Restore | Restored | Restore etmek, eski haline getirmek |
Result | Resulted | Sonuçlanmak |
Retire | Retired | Emekli olmak |
Return | Returned | Geri dönmek |
Reveal | Revealed | Açığa çıkarmak |
Review | Reviewed | Gözden geçirmek |
Reward | Rewarded | Ödüllendirmek |
Risk | Risked | Riske atmak |
Roll | Rolled | Yuvarlamak |
Rub | Rubbed | Ovmak, sürtmek |
Rule | Ruled | Yönetmek, hüküm sürmek |
Rush | Rushed | Acele etmek |
Sail | Sailed | Yelken açmak |
Satisfy | Satisfied | Tatmin etmek |
Save | Saved | Kurtarmak, kaydetmek |
Scan | Scanned | Taramak |
Scare | Scared | Korkutmak |
Schedule | Scheduled | Programlamak |
Score | Scored | Skor yapmak |
Scratch | Scratched | Kaşımak |
Scream | Screamed | Çığlık atmak |
Screen | Screened | Elemek, göstermek |
Screw | Screwed | Vidalamak |
Search | Searched | Aramak |
Seat | Seated | Oturtmak |
Secure | Secured | Güvenceye almak |
Select | Selected | Seçmek |
Separate | Separated | Ayırmak |
Serve | Served | Hizmet etmek |
Settle | Settled | Yerleşmek, halletmek |
Share | Shared | Paylaşmak |
Shift | Shifted | Değiştirmek (yer/yön) |
Shop | Shopped | Alışveriş yapmak |
Shout | Shouted | Bağırmak |
Show | Showed | Göstermek |
Sign | Signed | İmzalamak |
Signal | Signaled | Sinyal vermek |
Silence | Silenced | Susturmak |
Simplify | Simplified | Basitleştirmek |
Situate | Situated | Konumlandırmak |
Ski | Skied | Kayak yapmak |
Skip | Skipped | Atlamak (okul kırmak vb.) |
Slice | Sliced | Dilimlemek |
Slow | Slowed | Yavaşlamak |
Smash | Smashed | Parçalamak |
Smell | Smelled | Koklamak |
Smile | Smiled | Gülümsemek |
Smoke | Smoked | Sigara içmek |
Snow | Snowed | Kar yağmak |
Solve | Solved | Çözmek |
Sort | Sorted | Sıralamak |
Sound | Sounded | Kulağa … gelmek |
Spare | Spared | Ayırmak (zaman/para) |
Spell | Spelled | Hecelemek |
Spill | Spilled | Dökmek (kazara) |
Spot | Spotted | Tespit etmek, lekelemek |
Spray | Sprayed | Püskürtmek |
Stabilize | Stabilized | Sabitlemek |
Stack | Stacked | Yığmak |
Stage | Staged | Sahnelemek |
Stain | Stained | Lekelemek |
Stamp | Stamped | Damgalamak, ayağını yere vurmak |
Stare | Stared | Dik dik bakmak |
Start | Started | Başlamak |
State | Stated | İfade etmek |
Stay | Stayed | Kalmak |
Step | Stepped | Adım atmak |
Stop | Stopped | Durmak |
Store | Stored | Depolamak |
Strengthen | Strengthened | Güçlendirmek |
Stress | Stressed | Vurgulamak, stres yapmak |
Stretch | Stretched | Esnemek, germek |
Study | Studied | Çalışmak (ders) |
Stuff | Stuffed | Tıkıştırmak |
Submit | Submitted | Teslim etmek, sunmak |
Succeed | Succeeded | Başarılı olmak |
Suffer | Suffered | Acı çekmek |
Suggest | Suggested | Önermek |
Suit | Suited | Uymak, yakışmak |
Supply | Supplied | Tedarik etmek |
Support | Supported | Desteklemek |
Suppose | Supposed | Sanmak |
Surprise | Surprised | Şaşırtmak |
Surround | Surrounded | Çevrelemek |
Survive | Survived | Hayatta kalmak |
Suspect | Suspected | Şüphelenmek |
Suspend | Suspended | Askıya almak |
Swallow | Swallowed | Yutmak |
Switch | Switched | Değiştirmek (kanal vb.) |
Talk | Talked | Konuşmak |
Target | Targeted | Hedeflemek |
Taste | Tasted | Tadına bakmak |
Tax | Taxed | Vergilendirmek |
Telephone | Telephoned | Telefon etmek |
Tend | Tended | Eğiliminde olmak |
Term | Termed | Adlandırmak |
Test | Tested | Test etmek |
Thank | Thanked | Teşekkür etmek |
Threaten | Threatened | Tehdit etmek |
Tie | Tied | Bağlamak (kravat/ip) |
Time | Timed | Zamanlamak |
Tip | Tipped | Bahşiş vermek |
Tire | Tired | Yormak |
Touch | Touched | Dokunmak |
Tour | Toured | Tur atmak |
Trace | Traced | İzini sürmek |
Track | Tracked | Takip etmek |
Trade | Traded | Ticaret yapmak |
Train | Trained | Antrenman yapmak, eğitmek |
Transfer | Transfered | Transfer etmek |
Transform | Transformed | Dönüştürmek |
Translate | Translated | Çeviri yapmak |
Transport | Transported | Taşımak (nakliye) |
Trap | Trapped | Tuzağa düşürmek |
Travel | Traveled | Seyahat etmek |
Treat | Treated | Tedavi etmek, davranmak |
Trick | Tricked | Kandırmak |
Trust | Trusted | Güvenmek |
Try | Tried | Denemek |
Turn | Turned | Dönmek |
Twist | Twisted | Burkmak |
Type | Typed | Yazmak (klavye) |
Unite | United | Birleştirmek |
Unlock | Unlocked | Kilidini açmak |
Update | Updated | Güncellemek |
Use | Used | Kullanmak |
Utilize | Utilized | Yararlanmak |
Value | Valued | Değer vermek |
Vanish | Vanished | Gözden kaybolmak |
Vary | Varied | Çeşitlilik göstermek |
Verify | Verified | Doğrulamak |
View | Viewed | Görüntülemek |
Visit | Visited | Ziyaret etmek |
Wait | Waited | Beklemek |
Walk | Walked | Yürümek |
Wander | Wandered | Dolaşmak, başıboş gezmek |
Want | Wanted | İstemek |
Warm | Warmed | Isıtmak |
Warn | Warned | Uyarmak |
Wash | Washed | Yıkanmak |
Waste | Wasted | İsraf etmek |
Watch | Watched | İzlemek |
Water | Watered | Sulamak |
Wave | Waved | El sallamak |
Weigh | Weighed | Tartmak |
Welcome | Welcomed | Karşılamak |
Whisper | Whispered | Fısıldamak |
Whistle | Whistled | Islık çalmak |
Widen | Widened | Genişletmek |
Wish | Wished | Dilemek |
Wonder | Wondered | Merak etmek |
Work | Worked | Çalışmak |
Worry | Worried | Endişelenmek |
Wrap | Wrapped | Paketlemek |
Wreck | Wrecked | Enkaz haline getirmek |
Yell | Yelled | Bağırmak |
Zoom | Zoomed | Yakınlaştırmak, hızla gitmek |
Hem Düzenli Fiil Hem Düzensiz Fiil Gibi Davranabilen Fiiller
İngilizcede bazı fiiller hibrit bir yapıya sahiptir; yani bu kelimeler hem standart kurallara uyarak düzenli fiil gibi çekimlenebilir hem de kök yapısı değişerek düzensiz fiil özelliği gösterebilirler. Genellikle İngiliz ve Amerikan İngilizcesi arasındaki kullanım farklarından kaynaklanan bu duruma sahip fiillerden bazıları şunlardır:
To smell
Smelled (düzenli)
Smelt (düzensiz)
“The room smelled like fresh flowers.”
“I smelt something burning in the kitchen.”
To spell
Spelled (düzenli)
Spelt (düzensiz)
“She spelled all the words correctly.”
“How is your surname spelt?”
To leap
Leaped (düzenli)
Leapt (düzensiz)
“The frog leaped into the pond.”
“He leapt over the fence easily.”
To spoil
Spoiled (düzenli)
Spoilt (düzensiz)
“The milk spoiled in the heat.”
“They spoilt the surprise party.”
To lean
Leaned (düzenli)
Leant (düzensiz)
“He leaned back in his chair.”
“She leant against the wall.”
To light
Lighted (düzenli)
Lit (düzensiz)
“They lighted the candles for the cake.”
“The fireworks lit up the night sky.”
İngilizcede En Sık Kullanılan Düzenli Fiiller
İngilizce öğreniminde en temel yapı taşlarından biri olan düzenli fiiller, geçmiş zaman hallerini (V2 ve V3) alırken sonlarına “-ed” takısı getirilen kelimelerdir. Ezber gerektirmediği için öğrenilmesi oldukça pratik olan ve günlük hayatta sıkça başvurulan bu fiillerin en yaygın örneklerini aşağıdaki tabloda inceleyebilirsiniz.V1 – Base Form | V2 – Past Simple / V3 – Past Participle | Türkçe Anlamı |
Answer | Answered | Cevaplamak |
Arrive | Arrived | Varmak, ulaşmak |
Brush | Brushed | Fırçalamak |
Change | Changed | Değiştirmek |
Check | Checked | Kontrol etmek |
Close | Closed | Kapatmak |
Cry | Cried | Ağlamak |
Dance | Danced | Dans etmek |
Decide | Decided | Karar vermek |
Die | Died | Ölmek |
Dry | Dried | Kurulamak, kurumak |
End | Ended | Sona ermek, bitirmek |
Fail | Failed | Başarısız olmak |
Finish | Finished | Bitirmek |
Follow | Followed | Takip etmek |
Happen | Happened | Olmak, meydana gelmek |
Hate | Hated | Nefret etmek |
Hope | Hoped | Umut etmek |
Hurry | Hurried | Acele etmek |
Kill | Killed | Öldürmek |
Kiss | Kissed | Öpmek |
Live | Lived | Yaşamak |
Marry | Married | Evlenmek |
Miss | Missed | Özlemek, kaçırmak |
Move | Moved | Hareket etmek, taşınmak |
Open | Opened | Açmak |
Paint | Painted | Boyamak |
Pass | Passed | Geçmek, geçirmek |
Pick | Picked | Seçmek, toplamak |
Pull | Pulled | Çekmek |
Push | Pushed | İtmek |
Rain | Rained | Yağmur yağmak |
Return | Returned | Geri dönmek, iade etmek |
Save | Saved | Kurtarmak, kaydetmek |
Share | Shared | Paylaşmak |
Smile | Smiled | Gülümsemek |
Stay | Stayed | Kalmak |
Stop | Stopped | Durmak |
Study | Studied | Ders çalışmak |
Touch | Touched | Dokunmak |
Try | Tried | Denemek, çabalamak |
Turn | Turned | Dönmek, çevirmek |
Use | Used | Kullanmak |
Wait | Waited | Beklemek |
Wash | Washed | Yıkamak |
Watch | Watched | İzlemek |
Wish | Wished | Dilemek |
İngilizce Düzenli Fiillere Örnekler
Düzenli fiiller, İngilizce dilbilgisinin en temel parçalarından biridir ve geçmiş olayları anlatırken sıkça karşımıza çıkar. Aşağıdaki listede, düzenli fiillerin cümle içinde nasıl kullanıldığını ve anlamlarını inceleyebilirsiniz.
Answered
The student answered the question correctly. (Öğrenci soruyu doğru cevapladı.)
Arrived
They arrived at the airport on time. (Havaalanına zamanında vardılar.)
Brushed
He brushed his teeth before bed. (Yatmadan önce dişlerini fırçaladı.)
Changed
She changed her clothes for dinner. (Akşam yemeği için kıyafetlerini değiştirdi.)
Closed
He closed the window because it was cold. (Hava soğuk olduğu için pencereyi kapattı.)
Cried
The baby cried for milk. (Bebek süt için ağladı.)
Danced
We danced all night at the party. (Partide bütün gece dans ettik.)
Decided
They decided to buy a new car. (Yeni bir araba almaya karar verdiler.)
Dropped
She accidentally dropped her phone. (Telefonunu yanlışlıkla düşürdü.)
Ended
The movie ended with a happy scene. (Film mutlu bir sahneyle bitti.)
Failed
He failed the driving test twice. (Ehliyet sınavından iki kez kaldı.)
Finished
I finished my project yesterday. (Projemi dün bitirdim.)
Followed
The dog followed me home. (Köpek beni eve kadar takip etti.)
Happened
Nothing interesting happened at the meeting. (Toplantıda ilginç bir şey olmadı.)
Hated
She hated eating vegetables as a child. (Çocukken sebze yemekten nefret ederdi.)
Hoped
I hoped to see you there. (Seni orada görmeyi umdum.)
Hurried
We hurried to catch the train. (Treni yakalamak için acele ettik.)
Killed
The cat killed a mouse in the garden. (Kedi bahçede bir fare öldürdü.)
Kissed
The mother kissed her daughter goodnight. (Anne kızına iyi geceler öpücüğü verdi.)
Lived
My grandparents lived in a small village. (Büyükanne ve büyükbabam küçük bir köyde yaşadı.)
Missed
He missed the bus this morning. (Bu sabah otobüsü kaçırdı.)
Moved
They moved to a bigger house last year. (Geçen yıl daha büyük bir eve taşındılar.)
Opened
She opened the gift with excitement. (Hediyeyi heyecanla açtı.)
Painted
He painted the walls blue. (Duvarları maviye boyadı.)
Passed
She passed the exam with a high score. (Sınavı yüksek bir notla geçti.)
Picked
We picked some flowers from the garden. (Bahçeden biraz çiçek topladık.)
Pulled
He pulled the door to open it. (Kapıyı açmak için çekti.)
Pushed
She pushed the heavy box across the room. (Ağır kutuyu odanın karşısına itti.)
Rained
It rained heavily all day yesterday. (Dün bütün gün şiddetli yağmur yağdı.)
Saved
He saved money to buy a computer. (Bilgisayar almak için para biriktirdi.)
Shared
They shared their lunch with us. (Öğle yemeklerini bizimle paylaştılar.)
Smiled
She smiled when she saw her old friend. (Eski arkadaşını görünce gülümsedi.)
Stayed
We stayed at a nice hotel in Paris. (Paris’te güzel bir otelde kaldık.)
Stopped
The car stopped at the red light. (Araba kırmızı ışıkta durdu.)
Studied
He studied history at the university. (Üniversitede tarih okudu.)
Touched
Do not touch the wet paint. (Islak boyaya dokunmayın – Burada emir kipi örneği verilmiştir, geçmiş zaman hali: She touched the fabric.)
Tried
I tried to fix the broken chair. (Kırık sandalyeyi tamir etmeye çalıştım.)
Turned
He turned the page of the book. (Kitabın sayfasını çevirdi.)
Used
She used a computer to write the report. (Raporu yazmak için bilgisayar kullandı.)
Waited
I waited for you for an hour. (Seni bir saat bekledim.)
Washed
He washed his car on Sunday. (Pazar günü arabasını yıkadı.)
Watched
We watched a documentary about space. (Uzay hakkında bir belgesel izledik.)
İngilizce Düzenli Fiiller (Regular Verbs) Detaylı Konu Anlatımı ve Örnek Cümleler ile İlgili Sık Sorulan Sorular
Düzenli fiillerin telaffuzu nasıldır?Düzenli fiillerin sonuna gelen “-ed” takısı her zaman aynı şekilde okunmaz. Fiilin son harfine bağlı olarak üç farklı şekilde telaffuz edilir: /t/ (örneğin: stopped), /d/ (örneğin: played) veya /id/ (örneğin: wanted) sesiyle biter.
Düzenli ve düzensiz fiiller arasındaki temel fark nedir?
En temel fark, geçmiş zaman hallerinin oluşturulma şeklidir. Düzenli fiiller (Regular Verbs) sonlarına standart olarak “-ed” takısı alırken, düzensiz fiiller (Irregular Verbs) tamamen değişime uğrar veya aynı kalır (örneğin: go → went).
Düzenli fiillerin 2. ve 3. halleri aynı mıdır?
Evet, düzenli fiillerin en büyük avantajı budur. Fiilin geçmiş zaman hali (V2 – Simple Past) ile geçmiş zaman ortacı (V3 – Past Participle) yazılış ve okunuş olarak birebir aynıdır. Örneğin: “Play” fiilinin V2 hali de “Played”, V3 hali de “Played” şeklindedir.
Hangi durumlarda “-ed” yerine “-ied” kullanılır?
Eğer bir fiil sessiz bir harften sonra “y” harfi ile bitiyorsa (örneğin: study, cry), sondaki “y” harfi düşer ve yerine “-ied” eki getirilir (studied, cried). Ancak “y”den önce sesli harf varsa sadece “-ed” gelir (played).

