İngilizce Düzenli Fiiller (İngilizce Regular Verbs) Detaylı Konu Anlatımı

Özel öğretmeninle canlı ve
bire bir İngilizce dersleri
için hemen kayıt ol !

Hemen Bilgi Al

Özel öğretmeninle canlı ve
bire bir İngilizce dersleri
için hemen kayıt ol !

Hemen Bilgi Al

İngilizce Düzenli Fiiller (İngilizce Regular Verbs) Detaylı Konu Anlatımı

İngilizce düzensiz fiiller, dil öğrenim sürecinin en kritik noktalarından biridir ve özellikle geçmiş zaman anlatımlarında büyük önem taşır. Düzensiz fiiller, düzenli fiillerin aksine belirli bir kurala bağlı kalmadan, ikinci ve üçüncü hallerinde yapısal değişikliğe uğrarlar. Bu fiillerde standart bir ekleme yapılmadığı için, her fiilin kendine özgü çekimini öğrenmek ve ezberlemek gerekir. Bu yazımızda, en yaygın düzensiz fiilleri, geçirdikleri değişimleri ve bu fiillerin cümle içinde nasıl doğru kullanıldığını detaylıca inceleyeceğiz.

İngilizce Düzenli Fiil Oluşturma Kuralları

İngilizcede geçmiş zamanı ifade etmek için düzenli fiillerin sonuna getirilen ekler belirli yazım kurallarına göre değişiklik gösterir. Genellikle fiilin sonuna “-ed” gelse de, kelimenin bitiş harfine bağlı olarak “-d” veya “-ied” ekleri de kullanılabilir. Bu kurallar, fiillerin 2. (Past) ve 3. (Perfect) hallerini doğru yazmak için oldukça önemlidir. İşte düzenli fiillerin geçmiş zaman hallerini oluştururken dikkat edilmesi gereken temel kurallar:

Genel kural olarak, çoğu fiilin sonuna doğrudan “-ed” eki getirilir. Herhangi bir harf düşmesi veya değişimi olmaz. Örneğin, “clean” (temizlemek) fiili “cleaned” halini alır.

  • Clean → Cleaned (Temizlemek → Temizledi)

  • Work → Worked (Çalışmak → Çalıştı)

  • Ask → Asked (Sormak → Sordu)

  • Need → Needed (İhtiyaç duymak → İhtiyaç duydu)

Eğer fiil zaten “-e” harfi ile bitiyorsa, tekrar “e” eklenmez; sadece “-d” eki getirilir. Örneğin, “use” (kullanmak) fiili “used” olur.

  • Use → Used (Kullanmak → Kullandı)

  • Smile → Smiled (Gülümsemek → Gülümsedi)

  • Arrive → Arrived (Varmak → Vardı)

  • Like → Liked (Beğenmek → Beğendi)

Fiil, kısa ve tek heceli olup “sessiz-sesli-sessiz” harf dizilimiyle bitiyorsa, sondaki sessiz harf çift yazılır ve ardından “-ed” eklenir. Örneğin, “beg” (yalvarmak) fiili “begged” olur.

  • Beg → Begged (Yalvarmak → Yalvardı)

  • Shop → Shopped (Alışveriş yapmak → Alışveriş yaptı)

  • Chat → Chattted (Sohbet etmek → Sohbet etti)

  • Fit → Fitted (Uymak/Sığmak → Uydu)

Eğer fiil, bir sessiz harften sonra gelen “-y” harfi ile bitiyorsa, sondaki “y” harfi düşer ve yerine “-ied” eki gelir. Örneğin, “study” (ders çalışmak) fiili “studied” olur.

  • Study → Studied (Ders çalışmak → Ders çalıştı)

  • Copy → Copied (Kopyalamak → Kopyaladı)

  • Fry → Fried (Kızartmak → Kızarttı)

  • Hurry → Hurried (Acele etmek → Acele etti)

İngilizce Regular Verbs (Düzenli Fiiller) Nelerdir?

İngilizcede “Regular Verbs” yani düzenli fiiller, geçmiş zaman kiplerinde standart bir kalıba uyan eylemlerdir. Bu fiilleri geçmiş zamana (Past Tense) uyarlamak için fiilin kök yapısını değiştirmeye gerek yoktur; sadece sonuna “-ed” (bazı yazım kurallarına göre “-d” veya “-ied”) takısı getirilir. Hem ikinci halleri (V2) hem de üçüncü halleri (V3) aynı olduğu için, öğrenilmesi ve akılda tutulması en kolay fiil grubudur.

  • Watch → Watched (İzlemek → İzledi)

  • Listen → Listened (Dinlemek → Dinledi)

  • Cook → Cooked (Pişirmek → Pişirdi)

  • Rain → Rained (Yağmur yağmak → Yağmur yağdı)

  • Wait → Waited (Beklemek → Bekledi)

İngilizce Düzenli Fiiller Listesi

İngilizce Düzenli Fiiller Listesi içeriğimizde, günlük hayatta, iş dünyasında ve akademik metinlerde sıkça karşılaşacağınız düzenli fiillerin 2. ve 3. hallerini sizler için derledik. Bu tablo, fiillerin Türkçe karşılıklarını öğrenmenize ve telaffuz çalışmalarınıza rehberlik edecektir.

V1 – Base Form (Yalın Hal)

V2 & V3 – Past Forms (-ed Hali)

Türkçe Anlamı

Abandon

Abandoned

Terk etmek, vazgeçmek

Abolish

Abolished

Yürürlükten kaldırmak, iptal etmek

Absorb

Absorbed

Emmek, içine çekmek

Abuse

Abused

Kötüye kullanmak, istismar etmek

Accelerate

Accelerated

Hızlandırmak

Accomplish

Accomplished

Başarmak, tamamlamak

Accuse

Accused

Suçlamak

Achieve

Achieved

Elde etmek, başarmak

Acquire

Acquired

Edinmek, kazanmak

Act

Acted

Davranmak, rol yapmak

Adapt

Adapted

Uyum sağlamak, adapte etmek

Adjust

Adjusted

Ayarlamak, düzenlemek

Adopt

Adopted

Benimsemek, evlat edinmek

Adore

Adored

Çok sevmek, tapmak

Advance

Advanced

İlerlemek, geliştirmek

Advertise

Advertised

Reklam yapmak, ilan vermek

Advocate

Advocated

Savunmak, desteklemek

Affect

Affected

Etkilemek

Aim

Aimed

Hedeflemek, nişan almak

Amaze

Amazed

Şaşırtmak, hayran bırakmak

Analyze

Analyzed

Çözümlemek, incelemek

Appeal

Appealed

Başvurmak, cezbetmek

Apply

Applied

Başvurmak, uygulamak

Approach

Approached

Yaklaşmak

Approve

Approved

Onaylamak

Assist

Assisted

Yardım etmek

Assume

Assumed

Varsaymak, üstlenmek

Assure

Assured

Garanti etmek, güvence vermek

Attain

Attained

Ulaşmak, elde etmek

Attend

Attended

Katılmak (toplantı vb.)

Audit

Audited

Denetlemek

Authorize

Authorized

Yetki vermek

Award

Awarded

Ödüllendirmek

Ban

Banned

Yasaklamak

Bargain

Bargained

Pazarlık yapmak

Belong

Belonged

Ait olmak

Benefit

Benefited

Yararlanmak, fayda sağlamak

Betray

Betrayed

İhanet etmek

Block

Blocked

Engellemek, tıkamak

Blossom

Blossomed

Çiçek açmak, gelişmek

Blur

Blurred

Bulanıklaştırmak

Boost

Boosted

Artırmak, yükseltmek

Borrow

Borrowed

Ödünç almak

Bother

Bothered

Rahatsız etmek, zahmet vermek

Brief

Briefed

Bilgilendirmek, özetlemek

Calculate

Calculated

Hesaplamak

Cancel

Canceled

İptal etmek

Capture

Captured

Yakalamak, ele geçirmek

Care

Cared

Önemsemek, bakmak

Celebrate

Celebrated

Kutlamak

Challenge

Challenged

Meydan okumak

Chase

Chased

Kovalamak

Chat

Chatted

Sohbet etmek

Cheer

Cheered

Tezahürat yapmak, neşelendirmek

Clarify

Clarified

Açıklığa kavuşturmak

Classify

Classified

Sınıflandırmak

Cleanse

Cleansed

Arındırmak, temizlemek

Clear

Cleared

Temizlemek, aklamak

Climb

Climbed

Tırmanmak

Collaborate

Collaborated

İşbirliği yapmak

Collapse

Collapsed

Çökmek, yıkılmak

Collect

Collected

Toplamak

Combine

Combined

Birleştirmek

Comfort

Comforted

Rahatlatmak, teselli etmek

Commit

Committed

İşlemek (suç vb.), adamak

Communicate

Communicated

İletişim kurmak

Compare

Compared

Kıyaslamak

Compel

Compelled

Zorlamak

Compensate

Compensated

Telafi etmek

Complain

Complained

Şikayet etmek

Complete

Completed

Tamamlamak

Complicate

Complicated

Karmaşıklaştırmak

Compose

Composed

Oluşturmak, bestelemek

Comprehend

Comprehended

Kavramak, anlamak

Compromise

Compromised

Uzlaşmak, riske atmak

Conceal

Concealed

Gizlemek, saklamak

Concentrate

Concentrated

Odaklanmak

Concern

Concerned

İlgilendirmek, endişelendirmek

Conclude

Concluded

Sonuçlandırmak

Conduct

Conducted

Yürütmek, yönetmek

Confess

Confessed

İtiraf etmek

Confirm

Confirmed

Doğrulamak, onaylamak

Conflict

Conflicted

Çelişmek

Confuse

Confused

Kafasını karıştırmak

Congratulate

Congratulated

Tebrik etmek

Connect

Connected

Bağlamak

Conquer

Conquered

Fethetmek

Consider

Considered

Değerlendirmek, düşünmek

Construct

Constructed

İnşa etmek

Consult

Consulted

Danışmak

Consume

Consumed

Tüketmek

Contact

Contacted

İrtibata geçmek

Contain

Contained

İçermek

Contest

Contested

Yarışmak, itiraz etmek

Continue

Continued

Devam etmek

Contract

Contracted

Sözleşme yapmak, küçülmek

Contribute

Contributed

Katkıda bulunmak

Control

Controlled

Kontrol etmek, denetlemek

Convert

Converted

Dönüştürmek

Convince

Convinced

İkna etmek

Cook

Cooked

Yemek pişirmek

Cooperate

Cooperated

İşbirliği yapmak

Correct

Corrected

Düzeltmek

Count

Counted

Saymak

Create

Created

Yaratmak, oluşturmak

Criticize

Criticized

Eleştirmek

Cross

Crossed

Geçmek, çaprazlamak

Crush

Crushed

Ezmek

Cure

Cured

Tedavi etmek

Damage

Damaged

Hasar vermek

Dance

Danced

Dans etmek

Debate

Debated

Tartışmak

Decide

Decided

Karar vermek

Declare

Declared

İlan etmek, bildirmek

Decorate

Decorated

Süslemek

Decrease

Decreased

Azalmak, azaltmak

Defend

Defended

Savunmak

Define

Defined

Tanımlamak

Delay

Delayed

Geciktirmek

Deliver

Delivered

Teslim etmek

Demonstrate

Demonstrated

Göstermek, kanıtlamak

Depend

Depended

Bağlı olmak

Describe

Described

Betimlemek, tarif etmek

Design

Designed

Tasarlamak

Desire

Desired

Arzulamak

Destroy

Destroyed

Yok etmek

Detect

Detected

Tespit etmek

Determine

Determined

Belirlemek

Develop

Developed

Geliştirmek

Devote

Devoted

Adamak

Dictate

Dictated

Dikte etmek, emretmek

Disagree

Disagreed

Aynı fikirde olmamak

Disappear

Disappeared

Ortadan kaybolmak

Disappoint

Disappointed

Hayal kırıklığına uğratmak

Discover

Discovered

Keşfetmek

Discuss

Discussed

Tartışmak, görüşmek

Dislike

Disliked

Hoşlanmamak

Dismiss

Dismissed

Kovmak, reddetmek

Display

Displayed

Sergilemek

Distribute

Distributed

Dağıtmak

Disturb

Disturbed

Rahatsız etmek

Divide

Divided

Bölmek

Donate

Donated

Bağışlamak

Double

Doubled

İkiye katlamak

Doubt

Doubted

Şüphelenmek

Draft

Drafted

Taslağını hazırlamak

Drag

Dragged

Sürüklemek

Drain

Drained

Tahliye etmek, akıtmak

Dress

Dressed

Giyinmek

Drill

Drilled

Delmek, talim yapmak

Drop

Dropped

Düşürmek

Drown

Drowned

Boğulmak (suda)

Dry

Dried

Kurutmak

Dump

Dumped

Dökmek, boşaltmak

Earn

Earned

Kazanmak (para vb.)

Educate

Educated

Eğitim vermek

Eliminate

Eliminated

Elemek, ortadan kaldırmak

Embarrass

Embarrassed

Utandırmak

Embrace

Embraced

Kucaklamak, benimsemek

Emerge

Emerged

Ortaya çıkmak

Emphasize

Emphasized

Vurgulamak

Employ

Employed

İşe almak

Enable

Enabled

Olanak sağlamak

Enclose

Enclosed

Çevrelemek, iliştirmek

Encounter

Encountered

Karşılaşmak

Encourage

Encouraged

Teşvik etmek

Endure

Endured

Dayanmak, katlanmak

Engage

Engaged

İlgilenmek, nişanlanmak

Enhance

Enhanced

Geliştirmek, artırmak

Enjoy

Enjoyed

Keyif almak

Enlarge

Enlarged

Büyütmek

Ensure

Ensured

Garantiye almak

Enter

Entered

Girmek

Entertain

Entertained

Eğlendirmek

Equip

Equipped

Donatmak

Erase

Erased

Silmek

Escape

Escaped

Kaçmak

Establish

Established

Kurmak

Estimate

Estimated

Tahmin etmek (değer/miktar)

Evaluate

Evaluated

Değerlendirmek

Examine

Examined

Muayene etmek, incelemek

Exchange

Exchanged

Takas etmek

Excite

Excited

Heyecanlandırmak

Exclude

Excluded

Hariç tutmak

Excuse

Excused

Affetmek, mazeret bildirmek

Exercise

Exercised

Egzersiz yapmak

Exhibit

Exhibited

Sergilemek

Exist

Existed

Var olmak

Expand

Expanded

Genişlemek

Expect

Expected

Ummak, beklemek

Experience

Experienced

Deneyimlemek

Explain

Explained

İzah etmek

Explore

Explored

Keşfetmek, araştırmak

Export

Exported

İhraç etmek

Expose

Exposed

Maruz bırakmak

Express

Expressed

İfade etmek

Extend

Extended

Uzatmak

Extract

Extracted

Çıkarmak, özütünü almak

Face

Faced

Yüzleşmek

Facilitate

Facilitated

Kolaylaştırmak

Fade

Faded

Solmak

Fail

Failed

Başarısız olmak

Fancy

Fancied

Beğenmek, süslü bulmak

Fasten

Fastened

Bağlamak, sabitlemek

Fear

Feared

Korkmak

Feature

Featured

Özelliği olmak, yer vermek

Fetch

Fetched

Gidip getirmek

File

Filed

Dosyalamak

Fill

Filled

Doldurmak

Film

Filmed

Filme almak

Finance

Financed

Finanse etmek

Finish

Finished

Bitirmek

Fire

Fired

Ateşlemek, işten kovmak

Fix

Fixed

Tamir etmek

Flash

Flashed

Yanıp sönmek

Float

Floated

Yüzmek (su üstünde)

Flood

Flooded

Sel basmak

Fold

Folded

Katlamak

Follow

Followed

Takip etmek

Force

Forced

Zorlamak

Form

Formed

Şekillendirmek

Formulate

Formulated

Formüle etmek

Found

Founded

Temelini atmak, kurmak

Frame

Framed

Çerçevelemek

Free

Freed

Özgür bırakmak

Frighten

Frightened

Ürkürmek

Function

Functioned

İşlev görmek

Fund

Funded

Fon sağlamak

Gain

Gained

Kazanmak (kilo, hız vb.)

Gather

Gathered

Toplamak, bir araya gelmek

Generate

Generated

Üretmek (elektrik vb.)

Glow

Glowed

Işıldamak, parlamak

Glue

Glued

Yapıştırmak

Govern

Governed

Yönetmek

Grab

Grabbed

Kapmak

Grade

Graded

Derecelendirmek, not vermek

Grant

Granted

Bağışlamak, vermek

Grasp

Grasped

Kavramak (anlamak/tutmak)

Greet

Greeted

Selamlamak

Grip

Gripped

Sıkıca tutmak

Guarantee

Guaranteed

Garanti vermek

Guard

Guarded

Korumak, nöbet tutmak

Guess

Guessed

Tahmin etmek

Guide

Guided

Rehberlik etmek

Handle

Handled

Elle tutmak, halletmek

Happen

Happened

Meydana gelmek

Harm

Harmed

Zarar vermek

Harvest

Harvested

Hasat etmek

Hate

Hated

Nefret etmek

Haunt

Haunted

Musallat olmak

Head

Headed

Yönelmek, başını çekmek

Heal

Healed

İyileşmek

Heat

Heated

Isıtmak

Help

Helped

Yardım etmek

Hesitate

Hesitated

Tereddüt etmek

Highlight

Highlighted

Vurgulamak

Hire

Hired

Kiralamak, işe almak

Hope

Hoped

Umut etmek

Host

Hosted

Ev sahipliği yapmak

Hug

Hugged

Sarılmak

Hunt

Hunted

Avlamak

Hurry

Hurried

Acele etmek

Identify

Identified

Kimliğini belirlemek

Ignore

Ignored

Görmezden gelmek

Illustrate

Illustrated

Resimlemek, örneklemek

Imagine

Imagined

Hayal etmek

Imitate

Imitated

Taklit etmek

Implement

Implemented

Uygulamaya koymak

Imply

Implied

İma etmek

Import

Imported

İthal etmek

Impose

Imposed

Dayatmak, zorla kabul ettirmek

Impress

Impressed

Etkilemek (olumlu)

Improve

Improved

Gelişmek, iyileşmek

Include

Included

Kapsamak

Incorporate

Incorporated

Bünyesine katmak, birleştirmek

Increase

Increased

Artmak

Indicate

Indicated

Belirtmek, göstermek

Influence

Influenced

Etkisi altına almak

Inform

Informed

Haber vermek

Initiate

Initiated

Başlatmak

Injure

Injured

Yaralamak

Inquire

Inquired

Soruşturmak

Insist

Insisted

Israr etmek

Inspect

Inspected

Teftiş etmek

Inspire

Inspired

İlham vermek

Install

Installed

Kurmak (program/cihaz)

Instruct

Instructed

Talimat vermek

Insult

Insulted

Hakaret etmek

Integrate

Integrated

Bütünleştirmek

Intend

Intended

Niyet etmek

Interact

Interacted

Etkileşime geçmek

Interest

Interested

İlgisini çekmek

Interfere

Interfered

Karışmak, müdahale etmek

Interpret

Interpreted

Yorumlamak, tercüme etmek

Interrupt

Interrupted

Sözünü kesmek

Introduce

Introduced

Tanıtmak, tanıştırmak

Invade

Invaded

İstila etmek

Invent

Invented

İcat etmek

Invest

Invested

Yatırım yapmak

Investigate

Investigated

Araştırmak (polis vb.)

Invite

Invited

Davet etmek

Involve

Involved

İçermek, karışmak

Irritate

Irritated

Tahriş etmek, kızdırmak

Isolate

Isolated

İzole etmek

Issue

Issued

Yaymak, piyasaya sürmek

Join

Joined

Katılmak, birleşmek

Joke

Joked

Şaka yapmak

Judge

Judged

Yargılamak

Jump

Jumped

Zıplamak

Justify

Justified

Haklı çıkarmak

Kick

Kicked

Tekmelemek

Kill

Killed

Öldürmek

Kiss

Kissed

Öpmek

Knock

Knocked

Kapıyı çalmak

Label

Labeled

Etiketlemek

Lack

Lacked

Eksik olmak

Land

Landed

İniş yapmak

Last

Lasted

Sürmek (zaman)

Laugh

Laughed

Gülmek

Launch

Launched

Fırlatmak, başlatmak

Learn

Learned

Öğrenmek

Level

Leveled

Düzlemek, seviyelemek

License

Licensed

Ruhsat vermek

Lick

Licked

Yalamak

Lift

Lifted

Kaldırmak

Light

Lighted

Aydınlatmak

Like

Liked

Hoşlanmak

Limit

Limited

Sınırlamak

Link

Linked

Bağlantı kurmak

List

Listed

Listelemek

Listen

Listened

Dinlemek

Live

Lived

Yaşamak

Load

Loaded

Yüklemek

Locate

Located

Konumlandırmak, yerini bulmak

Lock

Locked

Kilitlemek

Look

Looked

Bakmak

Love

Loved

Sevmek

Lower

Lowered

Alçaltmak, indirmek

Maintain

Maintained

Sürdürmek, bakım yapmak

Manage

Managed

Yönetmek, başarmak

Manufacture

Manufactured

İmal etmek

March

Marched

Yürüyüş yapmak (askeri)

Mark

Marked

İşaretlemek

Market

Marketed

Pazarlamak

Marry

Married

Evlenmek

Match

Matched

Eşleşmek

Measure

Measured

Ölçmek

Mention

Mentioned

Bahsetmek

Merge

Merged

Birleşmek (şirket vb.)

Mind

Minded

Önemsemek

Miss

Missed

Özlemek, kaçırmak

Mix

Mixed

Karıştırmak

Modify

Modified

Değişiklik yapmak

Monitor

Monitored

Gözlemlemek

Motivate

Motivated

Motive etmek

Move

Moved

Hareket etmek, taşınmak

Multiply

Multiplied

Çarpmak (matematik)

Murder

Murdered

Cinayet işlemek

Name

Named

İsimlendirmek

Need

Needed

İhtiyaç duymak

Neglect

Neglected

İhmal etmek

Negotiate

Negotiated

Müzakere etmek

Note

Noted

Not almak

Notice

Noticed

Farkına varmak

Notify

Notified

Bildirmek

Number

Numbered

Numaralandırmak

Obey

Obeyed

İtaat etmek

Object

Objected

İtiraz etmek

Observe

Observed

Gözlemlemek

Obtain

Obtained

Temin etmek

Occupy

Occupied

İşgal etmek, meşgul etmek

Occur

Occurred

Olmak (olay)

Offend

Offended

Kırmak, rencide etmek

Offer

Offered

Teklif etmek

Open

Opened

Açmak

Operate

Operated

İşletmek, ameliyat etmek

Oppose

Opposed

Karşı çıkmak

Order

Ordered

Sipariş etmek, emretmek

Organize

Organized

Organize etmek

Outline

Outlined

Ana hatlarıyla belirtmek

Owe

Owed

Borçlu olmak

Own

Owned

Sahip olmak

Pack

Packed

Paketlemek, valiz hazırlamak

Paint

Painted

Boyamak

Park

Parked

Park etmek

Participate

Participated

Katılmak

Pass

Passed

Geçmek, pas vermek

Pause

Paused

Duraklamak

Perform

Performed

Performans sergilemek

Permit

Permitted

İzin vermek

Persuade

Persuaded

İkna etmek

Phone

Phoned

Telefon etmek

Pick

Picked

Seçmek, toplamak

Place

Placed

Yerleştirmek

Plan

Planned

Planlamak

Plant

Planted

Bitki dikmek

Play

Played

Oynamak

Please

Pleased

Memnun etmek

Point

Pointed

İşaret etmek

Possess

Possessed

Sahip olmak

Post

Posted

Postalamak

Pour

Poured

Dökmek (sıvı)

Practice

Practiced

Pratik yapmak

Praise

Praised

Övmek

Pray

Prayed

Dua etmek

Predict

Predicted

Tahmin etmek (gelecek)

Prefer

Preferred

Tercih etmek

Prepare

Prepared

Hazırlamak

Present

Presented

Sunmak

Preserve

Preserved

Korumak, muhafaza etmek

Press

Pressed

Basmak, ütülemek

Pretend

Pretended

-mış gibi yapmak

Prevent

Prevented

Önlemek

Print

Printed

Yazdırmak

Proceed

Proceeded

İlerlemek

Process

Processed

İşlemek (veri/gıda)

Produce

Produced

Üretmek

Program

Programmed

Programlamak

Progress

Progressed

İlerlemek

Prohibit

Prohibited

Yasaklamak

Project

Projected

Yansıtmak, planlamak

Promise

Promised

Söz vermek

Promote

Promoted

Terfi ettirmek, tanıtmak

Propose

Proposed

Teklif etmek, evlenme teklif etmek

Protect

Protected

Korumak

Protest

Protested

Protesto etmek

Provide

Provided

Sağlamak

Publish

Published

Yayınlamak

Pull

Pulled

Çekmek

Pump

Pumped

Pompalamak

Punch

Punched

Yumruk atmak, delmek

Punish

Punished

Cezalandırmak

Purchase

Purchased

Satın almak

Pursue

Pursued

Peşinden gitmek, sürdürmek

Push

Pushed

İtmek

Qualify

Qualified

Nitelik kazanmak

Question

Questioned

Sorgulamak

Quote

Quoted

Alıntı yapmak

Race

Raced

Yarışmak

Rain

Rained

Yağmur yağmak

Raise

Raised

Kaldırmak, büyütmek

Rate

Rated

Derecelendirmek

Reach

Reached

Ulaşmak, erişmek

React

Reacted

Tepki vermek

Realize

Realized

Fark etmek

Receive

Received

Teslim almak

Recognize

Recognized

Tanımak

Recommend

Recommended

Tavsiye etmek

Record

Recorded

Kaydetmek

Recover

Recovered

İyileşmek, geri kazanmak

Reduce

Reduced

Azaltmak

Refer

Referred

Atıfta bulunmak, sevk etmek

Reflect

Reflected

Yansıtmak

Refuse

Refused

Reddetmek

Regard

Regarded

Saymak, addetmek

Register

Registered

Kayıt olmak

Regret

Regretted

Pişman olmak

Reject

Rejected

Geri çevirmek

Relate

Related

İlişkilendirmek

Relax

Relaxed

Rahatlamak

Release

Released

Serbest bırakmak

Rely

Relied

Güvenmek

Remain

Remained

Kalmak (durum)

Remember

Remembered

Hatırlamak

Remind

Reminded

Hatırlatmak

Remove

Removed

Kaldırmak, çıkarmak

Rent

Rented

Kiralamak

Repair

Repaired

Tamir etmek

Repeat

Repeated

Tekrarlamak

Replace

Replaced

Yenisiyle değiştirmek

Reply

Replied

Cevap vermek

Report

Reported

Rapor etmek

Represent

Represented

Temsil etmek

Request

Requested

Rica etmek

Require

Required

Gerektirmek

Rescue

Rescued

Kurtarmak

Research

Researched

Araştırmak

Resist

Resisted

Direnmek

Resolve

Resolved

Çözmek

Respect

Respected

Saygı duymak

Respond

Responded

Yanıt vermek

Rest

Rested

Dinlenmek

Restore

Restored

Restore etmek, eski haline getirmek

Result

Resulted

Sonuçlanmak

Retire

Retired

Emekli olmak

Return

Returned

Geri dönmek

Reveal

Revealed

Açığa çıkarmak

Review

Reviewed

Gözden geçirmek

Reward

Rewarded

Ödüllendirmek

Risk

Risked

Riske atmak

Roll

Rolled

Yuvarlamak

Rub

Rubbed

Ovmak, sürtmek

Rule

Ruled

Yönetmek, hüküm sürmek

Rush

Rushed

Acele etmek

Sail

Sailed

Yelken açmak

Satisfy

Satisfied

Tatmin etmek

Save

Saved

Kurtarmak, kaydetmek

Scan

Scanned

Taramak

Scare

Scared

Korkutmak

Schedule

Scheduled

Programlamak

Score

Scored

Skor yapmak

Scratch

Scratched

Kaşımak

Scream

Screamed

Çığlık atmak

Screen

Screened

Elemek, göstermek

Screw

Screwed

Vidalamak

Search

Searched

Aramak

Seat

Seated

Oturtmak

Secure

Secured

Güvenceye almak

Select

Selected

Seçmek

Separate

Separated

Ayırmak

Serve

Served

Hizmet etmek

Settle

Settled

Yerleşmek, halletmek

Share

Shared

Paylaşmak

Shift

Shifted

Değiştirmek (yer/yön)

Shop

Shopped

Alışveriş yapmak

Shout

Shouted

Bağırmak

Show

Showed

Göstermek

Sign

Signed

İmzalamak

Signal

Signaled

Sinyal vermek

Silence

Silenced

Susturmak

Simplify

Simplified

Basitleştirmek

Situate

Situated

Konumlandırmak

Ski

Skied

Kayak yapmak

Skip

Skipped

Atlamak (okul kırmak vb.)

Slice

Sliced

Dilimlemek

Slow

Slowed

Yavaşlamak

Smash

Smashed

Parçalamak

Smell

Smelled

Koklamak

Smile

Smiled

Gülümsemek

Smoke

Smoked

Sigara içmek

Snow

Snowed

Kar yağmak

Solve

Solved

Çözmek

Sort

Sorted

Sıralamak

Sound

Sounded

Kulağa … gelmek

Spare

Spared

Ayırmak (zaman/para)

Spell

Spelled

Hecelemek

Spill

Spilled

Dökmek (kazara)

Spot

Spotted

Tespit etmek, lekelemek

Spray

Sprayed

Püskürtmek

Stabilize

Stabilized

Sabitlemek

Stack

Stacked

Yığmak

Stage

Staged

Sahnelemek

Stain

Stained

Lekelemek

Stamp

Stamped

Damgalamak, ayağını yere vurmak

Stare

Stared

Dik dik bakmak

Start

Started

Başlamak

State

Stated

İfade etmek

Stay

Stayed

Kalmak

Step

Stepped

Adım atmak

Stop

Stopped

Durmak

Store

Stored

Depolamak

Strengthen

Strengthened

Güçlendirmek

Stress

Stressed

Vurgulamak, stres yapmak

Stretch

Stretched

Esnemek, germek

Study

Studied

Çalışmak (ders)

Stuff

Stuffed

Tıkıştırmak

Submit

Submitted

Teslim etmek, sunmak

Succeed

Succeeded

Başarılı olmak

Suffer

Suffered

Acı çekmek

Suggest

Suggested

Önermek

Suit

Suited

Uymak, yakışmak

Supply

Supplied

Tedarik etmek

Support

Supported

Desteklemek

Suppose

Supposed

Sanmak

Surprise

Surprised

Şaşırtmak

Surround

Surrounded

Çevrelemek

Survive

Survived

Hayatta kalmak

Suspect

Suspected

Şüphelenmek

Suspend

Suspended

Askıya almak

Swallow

Swallowed

Yutmak

Switch

Switched

Değiştirmek (kanal vb.)

Talk

Talked

Konuşmak

Target

Targeted

Hedeflemek

Taste

Tasted

Tadına bakmak

Tax

Taxed

Vergilendirmek

Telephone

Telephoned

Telefon etmek

Tend

Tended

Eğiliminde olmak

Term

Termed

Adlandırmak

Test

Tested

Test etmek

Thank

Thanked

Teşekkür etmek

Threaten

Threatened

Tehdit etmek

Tie

Tied

Bağlamak (kravat/ip)

Time

Timed

Zamanlamak

Tip

Tipped

Bahşiş vermek

Tire

Tired

Yormak

Touch

Touched

Dokunmak

Tour

Toured

Tur atmak

Trace

Traced

İzini sürmek

Track

Tracked

Takip etmek

Trade

Traded

Ticaret yapmak

Train

Trained

Antrenman yapmak, eğitmek

Transfer

Transfered

Transfer etmek

Transform

Transformed

Dönüştürmek

Translate

Translated

Çeviri yapmak

Transport

Transported

Taşımak (nakliye)

Trap

Trapped

Tuzağa düşürmek

Travel

Traveled

Seyahat etmek

Treat

Treated

Tedavi etmek, davranmak

Trick

Tricked

Kandırmak

Trust

Trusted

Güvenmek

Try

Tried

Denemek

Turn

Turned

Dönmek

Twist

Twisted

Burkmak

Type

Typed

Yazmak (klavye)

Unite

United

Birleştirmek

Unlock

Unlocked

Kilidini açmak

Update

Updated

Güncellemek

Use

Used

Kullanmak

Utilize

Utilized

Yararlanmak

Value

Valued

Değer vermek

Vanish

Vanished

Gözden kaybolmak

Vary

Varied

Çeşitlilik göstermek

Verify

Verified

Doğrulamak

View

Viewed

Görüntülemek

Visit

Visited

Ziyaret etmek

Wait

Waited

Beklemek

Walk

Walked

Yürümek

Wander

Wandered

Dolaşmak, başıboş gezmek

Want

Wanted

İstemek

Warm

Warmed

Isıtmak

Warn

Warned

Uyarmak

Wash

Washed

Yıkanmak

Waste

Wasted

İsraf etmek

Watch

Watched

İzlemek

Water

Watered

Sulamak

Wave

Waved

El sallamak

Weigh

Weighed

Tartmak

Welcome

Welcomed

Karşılamak

Whisper

Whispered

Fısıldamak

Whistle

Whistled

Islık çalmak

Widen

Widened

Genişletmek

Wish

Wished

Dilemek

Wonder

Wondered

Merak etmek

Work

Worked

Çalışmak

Worry

Worried

Endişelenmek

Wrap

Wrapped

Paketlemek

Wreck

Wrecked

Enkaz haline getirmek

Yell

Yelled

Bağırmak

Zoom

Zoomed

Yakınlaştırmak, hızla gitmek

Hem Düzenli Fiil Hem Düzensiz Fiil Gibi Davranabilen Fiiller

İngilizcede bazı fiiller hibrit bir yapıya sahiptir; yani bu kelimeler hem standart kurallara uyarak düzenli fiil gibi çekimlenebilir hem de kök yapısı değişerek düzensiz fiil özelliği gösterebilirler. Genellikle İngiliz ve Amerikan İngilizcesi arasındaki kullanım farklarından kaynaklanan bu duruma sahip fiillerden bazıları şunlardır:

To smell

  • Smelled (düzenli)

  • Smelt (düzensiz)

    • “The room smelled like fresh flowers.”

    • “I smelt something burning in the kitchen.”

To spell

  • Spelled (düzenli)

  • Spelt (düzensiz)

    • “She spelled all the words correctly.”

    • “How is your surname spelt?”

To leap

  • Leaped (düzenli)

  • Leapt (düzensiz)

    • “The frog leaped into the pond.”

    • “He leapt over the fence easily.”

To spoil

  • Spoiled (düzenli)

  • Spoilt (düzensiz)

    • “The milk spoiled in the heat.”

    • “They spoilt the surprise party.”

To lean

  • Leaned (düzenli)

  • Leant (düzensiz)

    • “He leaned back in his chair.”

    • “She leant against the wall.”

To light

  • Lighted (düzenli)

  • Lit (düzensiz)

    • “They lighted the candles for the cake.”

    • “The fireworks lit up the night sky.”

İngilizcede En Sık Kullanılan Düzenli Fiiller

İngilizce öğreniminde en temel yapı taşlarından biri olan düzenli fiiller, geçmiş zaman hallerini (V2 ve V3) alırken sonlarına “-ed” takısı getirilen kelimelerdir. Ezber gerektirmediği için öğrenilmesi oldukça pratik olan ve günlük hayatta sıkça başvurulan bu fiillerin en yaygın örneklerini aşağıdaki tabloda inceleyebilirsiniz.

V1 – Base Form

V2 – Past Simple / V3 – Past Participle

Türkçe Anlamı

Answer

Answered

Cevaplamak

Arrive

Arrived

Varmak, ulaşmak

Brush

Brushed

Fırçalamak

Change

Changed

Değiştirmek

Check

Checked

Kontrol etmek

Close

Closed

Kapatmak

Cry

Cried

Ağlamak

Dance

Danced

Dans etmek

Decide

Decided

Karar vermek

Die

Died

Ölmek

Dry

Dried

Kurulamak, kurumak

End

Ended

Sona ermek, bitirmek

Fail

Failed

Başarısız olmak

Finish

Finished

Bitirmek

Follow

Followed

Takip etmek

Happen

Happened

Olmak, meydana gelmek

Hate

Hated

Nefret etmek

Hope

Hoped

Umut etmek

Hurry

Hurried

Acele etmek

Kill

Killed

Öldürmek

Kiss

Kissed

Öpmek

Live

Lived

Yaşamak

Marry

Married

Evlenmek

Miss

Missed

Özlemek, kaçırmak

Move

Moved

Hareket etmek, taşınmak

Open

Opened

Açmak

Paint

Painted

Boyamak

Pass

Passed

Geçmek, geçirmek

Pick

Picked

Seçmek, toplamak

Pull

Pulled

Çekmek

Push

Pushed

İtmek

Rain

Rained

Yağmur yağmak

Return

Returned

Geri dönmek, iade etmek

Save

Saved

Kurtarmak, kaydetmek

Share

Shared

Paylaşmak

Smile

Smiled

Gülümsemek

Stay

Stayed

Kalmak

Stop

Stopped

Durmak

Study

Studied

Ders çalışmak

Touch

Touched

Dokunmak

Try

Tried

Denemek, çabalamak

Turn

Turned

Dönmek, çevirmek

Use

Used

Kullanmak

Wait

Waited

Beklemek

Wash

Washed

Yıkamak

Watch

Watched

İzlemek

Wish

Wished

Dilemek

İngilizce Düzenli Fiillere Örnekler

Düzenli fiiller, İngilizce dilbilgisinin en temel parçalarından biridir ve geçmiş olayları anlatırken sıkça karşımıza çıkar. Aşağıdaki listede, düzenli fiillerin cümle içinde nasıl kullanıldığını ve anlamlarını inceleyebilirsiniz.


  • Answered

  • The student answered the question correctly. (Öğrenci soruyu doğru cevapladı.)

  • Arrived

  • They arrived at the airport on time. (Havaalanına zamanında vardılar.)

  • Brushed

  • He brushed his teeth before bed. (Yatmadan önce dişlerini fırçaladı.)

  • Changed

  • She changed her clothes for dinner. (Akşam yemeği için kıyafetlerini değiştirdi.)

  • Closed

  • He closed the window because it was cold. (Hava soğuk olduğu için pencereyi kapattı.)

  • Cried

  • The baby cried for milk. (Bebek süt için ağladı.)

  • Danced

  • We danced all night at the party. (Partide bütün gece dans ettik.)

  • Decided

  • They decided to buy a new car. (Yeni bir araba almaya karar verdiler.)

  • Dropped

  • She accidentally dropped her phone. (Telefonunu yanlışlıkla düşürdü.)

  • Ended

  • The movie ended with a happy scene. (Film mutlu bir sahneyle bitti.)

  • Failed

  • He failed the driving test twice. (Ehliyet sınavından iki kez kaldı.)

  • Finished

  • I finished my project yesterday. (Projemi dün bitirdim.)

  • Followed

  • The dog followed me home. (Köpek beni eve kadar takip etti.)

  • Happened

  • Nothing interesting happened at the meeting. (Toplantıda ilginç bir şey olmadı.)

  • Hated

  • She hated eating vegetables as a child. (Çocukken sebze yemekten nefret ederdi.)

  • Hoped

  • I hoped to see you there. (Seni orada görmeyi umdum.)

  • Hurried

  • We hurried to catch the train. (Treni yakalamak için acele ettik.)

  • Killed

  • The cat killed a mouse in the garden. (Kedi bahçede bir fare öldürdü.)

  • Kissed

  • The mother kissed her daughter goodnight. (Anne kızına iyi geceler öpücüğü verdi.)

  • Lived

  • My grandparents lived in a small village. (Büyükanne ve büyükbabam küçük bir köyde yaşadı.)

  • Missed

  • He missed the bus this morning. (Bu sabah otobüsü kaçırdı.)

  • Moved

  • They moved to a bigger house last year. (Geçen yıl daha büyük bir eve taşındılar.)

  • Opened

  • She opened the gift with excitement. (Hediyeyi heyecanla açtı.)

  • Painted

  • He painted the walls blue. (Duvarları maviye boyadı.)

  • Passed

  • She passed the exam with a high score. (Sınavı yüksek bir notla geçti.)

  • Picked

  • We picked some flowers from the garden. (Bahçeden biraz çiçek topladık.)

  • Pulled

  • He pulled the door to open it. (Kapıyı açmak için çekti.)

  • Pushed

  • She pushed the heavy box across the room. (Ağır kutuyu odanın karşısına itti.)

  • Rained

  • It rained heavily all day yesterday. (Dün bütün gün şiddetli yağmur yağdı.)

  • Saved

  • He saved money to buy a computer. (Bilgisayar almak için para biriktirdi.)

  • Shared

  • They shared their lunch with us. (Öğle yemeklerini bizimle paylaştılar.)

  • Smiled

  • She smiled when she saw her old friend. (Eski arkadaşını görünce gülümsedi.)

  • Stayed

  • We stayed at a nice hotel in Paris. (Paris’te güzel bir otelde kaldık.)

  • Stopped

  • The car stopped at the red light. (Araba kırmızı ışıkta durdu.)

  • Studied

  • He studied history at the university. (Üniversitede tarih okudu.)

  • Touched

  • Do not touch the wet paint. (Islak boyaya dokunmayın – Burada emir kipi örneği verilmiştir, geçmiş zaman hali: She touched the fabric.)

  • Tried

  • I tried to fix the broken chair. (Kırık sandalyeyi tamir etmeye çalıştım.)

  • Turned

  • He turned the page of the book. (Kitabın sayfasını çevirdi.)

  • Used

  • She used a computer to write the report. (Raporu yazmak için bilgisayar kullandı.)

  • Waited

  • I waited for you for an hour. (Seni bir saat bekledim.)

  • Washed

  • He washed his car on Sunday. (Pazar günü arabasını yıkadı.)

  • Watched

  • We watched a documentary about space. (Uzay hakkında bir belgesel izledik.)

İngilizce Düzenli Fiiller (Regular Verbs) Detaylı Konu Anlatımı ve Örnek Cümleler ile İlgili Sık Sorulan Sorular

Düzenli fiillerin telaffuzu nasıldır? 

Düzenli fiillerin sonuna gelen “-ed” takısı her zaman aynı şekilde okunmaz. Fiilin son harfine bağlı olarak üç farklı şekilde telaffuz edilir: /t/ (örneğin: stopped), /d/ (örneğin: played) veya /id/ (örneğin: wanted) sesiyle biter.


Düzenli ve düzensiz fiiller arasındaki temel fark nedir? 

En temel fark, geçmiş zaman hallerinin oluşturulma şeklidir. Düzenli fiiller (Regular Verbs) sonlarına standart olarak “-ed” takısı alırken, düzensiz fiiller (Irregular Verbs) tamamen değişime uğrar veya aynı kalır (örneğin: go → went).


Düzenli fiillerin 2. ve 3. halleri aynı mıdır? 

Evet, düzenli fiillerin en büyük avantajı budur. Fiilin geçmiş zaman hali (V2 – Simple Past) ile geçmiş zaman ortacı (V3 – Past Participle) yazılış ve okunuş olarak birebir aynıdır. Örneğin: “Play” fiilinin V2 hali de “Played”, V3 hali de “Played” şeklindedir.


Hangi durumlarda “-ed” yerine “-ied” kullanılır? 

Eğer bir fiil sessiz bir harften sonra “y” harfi ile bitiyorsa (örneğin: study, cry), sondaki “y” harfi düşer ve yerine “-ied” eki getirilir (studied, cried). Ancak “y”den önce sesli harf varsa sadece “-ed” gelir (played).



Özel öğretmeninle canlı ve
bire bir İngilizce dersleri
için hemen kayıt ol !

Hemen Bilgi Al

Alanında uzman yüzlerce
İngilizce öğretmeni arasından
dilediğini seç ve canlı
derslerle İngilizce öğren!

Hemen Bilgi Al

Detaylı Bilgi İçin, Hemen Doldur!

* Kayıt olarak, English Guru’nun  Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikasını kabul etmiş sayılırsınız.