Boney M. – Rasputin (Türkçe Çeviri) Lyrics
Boney M’nin “Rasputin” adlı şarkısı, 28 Ağustos 1978 tarihinde “Nightflight to Venus” albümünde yayımlanmıştır. Pop ve Eurodisco türünde bir parça olup, grubun yaratıcısı Frank Farian tarafından George Reyam ve Fred Jay ile birlikte yazılmıştır. Şarkı, Rus çarı II. Nicholas’ın yakın arkadaşı ve danışmanı olan Grigori Rasputin’in hayatına ve etkisine dair bir hikaye anlatmaktadır. Günümüzde de sosyal medyada oldukça popüler olan “Boney M. – Rasputin” şarkısının İngilizce sözlerini, Türkçe çevirisini ve okunuşunu sizler için hazırladık.
Boney M. – Rasputin Şarkı Sözleri Çeviri Tablosu
Boney M. – Rasputin şarkısının İngilizce sözlerini, Türkçe çevirisini ve okunuşlarını hazırladık.
|
İngilizce-Lyrics |
Türkçe-Çevirisi |
Okunuşları |
|
There lived a certain man in Russia long ago |
Uzun zaman önce Rusya’da bir adam yaşardı |
Der livd e sörtın men in Raşşa long ego |
|
He was big and strong, in his eyes a flaming glow |
İri yarı ve güçlüydü, gözlerinde alevli bir parıltı |
Hi vaz big end sıtrong, in hiz ayz e fleymin gılov |
|
Most people looked at him with terror and with fear |
Çoğu insan ona korku ve dehşetle bakardı |
Most pipıl luukd et him vit terır end vit fiyır |
|
But to Moscow chicks he was such a lovely dear |
Ancak o, Moskovalı kızlara göre çok hoş bir sevgiliydi |
Bat tu Maskov çiks hi vaz saç e lavli diır |
|
He could preach the Bible like a preacher |
Bir vaiz gibi İncil’den vaaz verebiliyordu |
Hi kuld priiç di Baybıl layk e priiçır |
|
Full of ecstasy and fire |
Coşku ve ateş doluydu |
Ful of ekstesi end fayır |
|
But he also was the kind of teacher |
Ama aynı zamanda bir çeşit öğretmendi |
Bat hi olso vaz di kaynd of tiçır |
|
Women would desire |
Kadınların arzulayacağı |
Vumın vuld dizayır |
|
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
|
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
|
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
|
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
|
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
|
There lived a certain man in Russia long ago |
Uzun zaman önce Rusya’da bir adam yaşardı |
Der livd e sörtın men in Raşşa long ego |
|
He was big and strong, in his eyes a flaming glow |
İri yarı ve güçlüydü, gözlerinde alevli bir parıltı |
Hi vaz big end sıtrong, in hiz ayz e fleymin gılov |
|
Most people looked at him with terror and with fear |
Çoğu insan ona korku ve dehşetle bakardı |
Most pipıl luukd et him vit terır end vit fiyır |
|
But to Moscow chicks he was such a lovely dear |
Ancak o, Moskovalı kızlara göre çok hoş bir sevgiliydi |
Bat tu Maskov çiks hi vaz saç e lavli diır |
|
He could preach the Bible like a preacher |
Bir vaiz gibi İncil’den vaaz verebiliyordu |
Hi kuld priiç dı Baybıl layk e priiçır |
|
Full of ecstasy and fire |
Coşku ve ateş doluydu |
Ful of ekstesi end fayır |
|
But he also was the kind of teacher |
Ama aynı zamanda bir çeşit öğretmendi |
Bat hi olso vaz dı kaynd of tiçır |
|
Women would desire |
Kadınların arzulayacağı |
Vumın vuld dizayır |
|
Ra ra Rasputin |
Ra ra Rasputin |
Ra ra Rasputin |
|
Lover of the Russian queen |
Rus Kraliçe’nin sevgilisi |
Lavır of dı Raşşın kuiğn |
|
There was a cat that really was gone |
Fena mahvolmuş bir kadın vardı |
Der vaz e ket det riıliy vaz gan |
|
Ra ra Rasputin |
Ra ra Rasputin |
Ra ra Rasputin |
|
Russia’s greatest love machine |
Rusya’nın en büyük aşk makinesi |
Raşşa’z greydıst lav meşiin |
|
It was a shame how he carried on |
Rasputin’in devam ettirdiği bir utançtı bu |
İt vaz e şeym hav hi keriyd on |
|
He ruled the Russian land and never mind the Czar |
Rus topraklarını yönetti ve Çar’ı hiç umursamadı |
Hi ruld dı Raşşın lend end nevır maynd dı sağr |
|
But the kazachok he danced really wunderbar |
Ama yaptığı Kazak dansı gerçekten harikaydı |
Bat dı kazaçok hi densd riıliy vundırbar |
|
In all affairs of state he was the man to please |
Devletin bütün işlerinde hatırı sayılacak bir adamdı |
İn ol efeyırs of siteyt hi vaz dı men tu pıliiz |
|
But he was real great when he had a girl to squeeze |
Ama kucaklamak için bir kızı tuttuğunda gerçekten müthişti |
Bat hi vaz riıl gıreyt ven hi hed e görl tu sukuiiz |
|
For the queen he was no wheeler dealer |
Kraliçe’ye göre adam kurnaz biri değildi |
For dı kuiin hi vaz no viilır diilır |
|
Though she’d heard the things he’d done |
Adamın yaptığı şeyleri duymasına rağmen |
Doğ şi’d hörd dı tingz hi’d dan |
|
She believed he was a holy healer |
Onun kutsal bir iyileştirici olduğuna inandı |
Şi bılivd hi vaz e holi hiilır |
|
Who would heal her son |
Oğluna şifa verecek |
Hu vuld hiıl hör san |
|
Ra ra Rasputin |
Ra ra Rasputin |
Ra ra Rasputin |
|
Lover of the Russian queen |
Rus Kraliçe’nin sevgilisi |
Lavır of dı Raşşın kuiin |
|
There was a cat that really was gone |
Fena mahvolmuş bir kadın vardı |
Der vaz e ket det riıliy vaz gan |
|
Ra ra Rasputin |
Ra ra Rasputin |
Ra ra Rasputin |
|
Russia’s greatest love machine |
Rusya’nın en büyük aşk makinesi |
Raşşa’z greydıst lav meşiin |
|
It was a shame how he carried on |
Rasputin’in devam ettirdiği bir utançtı bu |
İt vaz e şeym hav hi keriyd on |
|
But when his drinking and lusting |
Ancak, içki içmesi ve şehveti |
Bat ven hiz drinkin end lastin |
|
And his hunger for power |
Ve güç arzusu |
End hiz hangır for pavır |
|
Became known to more and more people |
Gitgide daha çok insana malum olduğu zaman |
Bikeym novn tu mor end mor pipıl |
|
The demands to do something |
Bir şeyler yapılmasına dair talepler |
Dı dimends tu du samting |
|
About this outrageous man |
Bu zalim adamla ilgili |
Ebaut dis autreycıs men |
|
Became louder and louder |
Daha yüksek sesle söylenir hale geldi |
Bikeym laudır end laudır |
|
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
|
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
|
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
|
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
Hey, hey, hey, hey, hey, hey, hey |
|
“This man’s just got to go”, declared his enemies |
“Bu adam şimdi gitmeli” diye ilan etti düşmanları |
“Dis men’s cast ga da go”, dikleyırd hiz enemiiz |
|
But the ladies begged, “don’t you try to do it, please” |
Ama kadınlar yalvardı “Lütfen bunu yapmaya çalışmayın” |
Bat dı leydiiz beggd, “donç yu tıray tu du it, pıliiz” |
|
No doubt this Rasputin had lots of hidden charms |
Şüphe yoktu ki bu Rasputin’in epey gizli cazibesi vardı |
No daut dis Rasputin hed lats of hidın çarms |
|
Though he was a brute, they just fell into his arms |
Bir canavar olmasına rağmen tam kucağına düşüyorlardı |
Doğ hi vaz e bruğd, dey cast fel intu hiz arms |
|
Then one night some men of higher standing |
Sonra bir gece bazı itibarlı adamlar |
Den van nayt sam men of hağyır sitending |
|
Set a trap, they’re not to blame |
Tuzak kurdular, bunda onların suçu yok |
Sed e çrep, dey ar nat tu bıleym |
|
“Come to visit us”, they kept demanding |
“Bizi ziyarete gel” diye talepte bulunmaya devam ettiler |
“Kam tu vizit as”, dey kept dımending |
|
And he really came |
Ve Rasputin gerçekten geldi |
End hi riıliy keym |
|
Ra ra Rasputin |
Ra ra Rasputin |
Ra ra Rasputin |
|
Lover of the Russian queen |
Rus Kraliçe’nin sevgilisi |
Lavır of dı Raşşın kuiin |
|
They put some poison into his wine |
Şarabına biraz zehir koydular |
Dey put sam poyzın intu hiz vayn |
|
Ra ra Rasputin |
Ra ra Rasputin |
Ra ra Rasputin |
|
Russia’s greatest love machine |
Rusya’nın en büyük aşk makinesi |
Raşşa’z greydıst lav meşiin |
|
He drank it all and said, “I feel fine” |
Şarabın hepsini içti ve “kendimi iyi hissediyorum” dedi |
Hi drenk it ol end sed, “ay fiıl fayn” |
|
Ra ra Rasputin |
Ra ra Rasputin |
Ra ra Rasputin |
|
Lover of the Russian queen |
Rus Kraliçe’nin sevgilisi |
Lavır of dı Raşşın kuiin |
|
They didn’t quit, they wanted his head |
Vazgeçmediler ve onun kellesini istediler |
dey didınt kuit, dey vantıd hiz hed |
|
Ra ra Rasputin |
Ra ra Rasputin |
Ra ra Rasputin |
|
Russia’s greatest love machine |
Rusya’nın en büyük aşk makinesi |
Raşşa’z greydıst lav meşiin |
|
And so they shot him ’til he was dead |
Ve bunun için o ölünceye kadar ateş ettiler |
End so dey şat him til hi vaz ded |
|
Oh, those Russians |
Ah şu Ruslar! |
Oh doz Raşşıns |
Boney M. – Rasputin Şarkısı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Boney M. – Rasputin şarkısı kaç yılında çıkmıştır?
Boney M. – Rasputin şarkısı 1978 yılında çıkmıştır.
Boney M. – Rasputin şarkısı şarkısı hangi türdedir?
Boney M. – Rasputin şarkısı, Eurodisco ve pop türündedir.
Boney M. – Rasputin şarkısı kim için yazılmıştır?
Boney M. – Rasputin şarkısı Grigori Rasputin için yazılmıştır.
Boney M. – Rasputin şarkısı kim tarafından söylenmektedir?
Boney M. – Rasputin şarkısı, grubun baş vokalistleri Liz Mitchell ve Frank Farian ile anılmaktadır.


