İngilizce Titanik Filmi Özeti ve İngilizce Titanik Replikleri

Özel öğretmeninle canlı ve
bire bir İngilizce dersleri
için hemen kayıt ol !

Hemen Bilgi Al

Özel öğretmeninle canlı ve
bire bir İngilizce dersleri
için hemen kayıt ol !

Hemen Bilgi Al

İngilizce Titanik Filmi Özeti ve İngilizce Titanik Replikleri

Titanik filmi, 1997 yılında Kanadalı yönetmen James Cameron tarafından yazılıp yönetilmiş Amerikan yapımı bir filmdir. Dünyaca tanınan ünlü oyuncular Leonardo DiCaprio (Jack Dawson) ve Kate Winslet (Rose DeWitt- Bukater) filmin başrolleri olarak oynamaktadır. 1912 yılında yapılan ve trajik bir sonla batan Titanik adlı gemiden ilhamla yapılan bu film, tüm zamanların sevilen filmi haline gelmiş ve alanında birçok ödül almıştır. Aynı zamanda, soundtrack müziği ve My Heart Will Go On adlı şarkısıyla da film adını dünyaya duyurmuştur. Bu içerik, günümüze kadar aynı popülerliğiyle gelen Titanik filminin özetini ve en bilinen repliklerini İngilizce ve Türkçe dillerinde sizlere sunmaktadır. 

Titanik Filminin Konusu

Titanik filmi, Titanik adlı bir geminin batışı sırasında geçen hüzünlü bir aşk hikayesini ele almaktadır. Film, Titanik gemisinin enkazında define avcısı Brock Lovett’ın Okyanusun Kalbi ismindeki elmas kolyeyi araması ile başlar. Elmas kolyenin yerine Titanic’in battığı gece, yani 14 Nisan 1912 tarihine ait elmas kolyeyi takan bir kadın fotoğrafı bulunur. Resmin bulunduğu haberini öğrenen Rose Dawson Calvert isimli yaşlı kadın define avcısı Brock Lovett’ı arayarak o fotoğraftaki kadının kendisi olduğu iddiasını öne sürer. Okyanusun Kalbi ismindeki elmas kolyenin yeri hakkında bilgisi olup olmadığı sorulunca Rose, Titanik gemisindeki anılarını define ekibine anlatmaya başlar. Varlıklı bir ailenin kızı olan Rose ile Jack adlı özgür ruhlu genç sanatçı arasındaki bu imkansız aşk, geminin batmasıyla trajik bir şekilde son bulur. 

The movie Titanic depicts a poignant love story set during the sinking of the ship of the same name. The film begins with treasure hunter Brock Lovett searching for a diamond necklace called the Heart of the Ocean in the wreck of the Titanic. Instead of the necklace, a photograph of a woman wearing the diamond on the night of the sinking—April 14, 1912—is found. After hearing news of the photo, an elderly woman named Rose Dawson Calvert contacts Brock Lovett and claims to be the woman in the picture. When asked if she knows the whereabouts of the Heart of the Ocean, Rose begins to recount her memories aboard the Titanic to the treasure-hunting team. This impossible romance between Rose, the daughter of a wealthy family, and Jack, a free-spirited young artist, ends tragically with the sinking of the ship. 

Titanik Filmi Gerçek Mi?

Titanik filmi, gerçekte yaşanmış olan, RMS Titanik gemisinin 14 Nisan 1912 tarihinde buz dağına çarpıp batmasıyla yaşanan trajik bir olaya dayanmaktadır. Ancak, James Cameron senaryoya kurgusal bir aşk hikayesi katarak tarihi olayı biraz da kurgu katarak seyirciye sunmuştur. Dolayısıyla, Titanik filminin ilham kaynağı olan aynı isimdeki gemi gerçek olsa da, filmde yaşanan bu romantik aşk hikayesi tamamen kurgusaldır. 

Titanik Hakkında Çok Konuşulan Detaylar

Titanik felaketi, bilimsel araştırmalardan sanat eserlerine kadar pek çok alanda varlığını hissettirmektedir. Titanik gemisi ile ilgili sıkça konuşulan bazı detaylar aşağıdaki gibidir:

RMS Titanik gemisinin enkazı, 1985 yılında deniz araştırmacısı Robert Ballard tarafından keşfedilmiştir. 

Titanik gemisinin buzdağı ile çarpışması 30 saniye sürmüştür.

Titanik gemisi toplamda 3.547 kişiyi taşıyabilecek kapasitedeydi. Buna rağmen gemi, toplamda sadece 1.178 kişiyi taşıyabilecek sayıda filikaya sahipti.

Titanik gemisinin 4 adet devasa bacası vardı. Fakat söylenen bilgilere göre, dördüncü bacanın hiçbir işlevi yoktu. Yani herhangi bir kazana veya kömür fırınına bağlı değildi. Sadece geminin estetik görünüşünü ve simetrisini tamamlamak amacıyla konmuştu.

RMS Titanic gemisi, 46000 ton ağırlığında ve 268 metre uzunluğundaydı. Dönemin en büyük ve en lüks gemilerinden biriydi.

Morgan Robertson adlı yazar 1898’de yani Titanik batmadan tam 14 yıl önce bir kitap kaleme alır. İlginç bir şekilde Robertson’un Futility, Or The Wreck of the Titan adlı kitabında yazanlarla, RMS Titanik gemisinin başına gelen olaylar birbirleriyle benzerlik göstermektedir. Robertson’un kitabında anlatılan Titan adlı gemi 248 metre uzunluğundadır ve Southampton limanından yola çıkmaktadır. Titanik de aynı limandan yolculuğa çıkmıştır. Romandaki gemi de aynı Titanik gibi 3 pervanelidir. Robertson’un romanındaki Titan, sancak tarafından bir buz dağına çarpar ve 1500 kişi yaşamını kaybeder. Şaşırtıcı bir şekilde Titanik de aynı noktadan buz dağına çarpar ve 1514 kişi hayatını kaybeder.

Son dönemlerde enkazda yapılan incelemelere göre Titanik’in 1912 koşullarında gelişigüzel kullanılan ve camları gemilere monte etmeye yarayan çelik vidaların elle monte edildiği ve zayıf materyalden yapıldığı tespit edilmiştir. Enkazda geminin alt katlarındaki camların büyük zarar gördüğü gözlemlenmiştir.

Titanik çok büyük bir gemiydi, bu denli devasa bir gemiyi hareket ettirmek için de çok fazla güç gerekiyordu. Geminin motorları 159 adet kömür fırınından beslenen 29 kazan sayesinde çalıştırılıyordu.

Gözcülerin buzdağını görememesinin en büyük sebeplerinden biri dürbünlerinin olmamasıydı. Dürbünler kilitli bir dolaptaydı ve dolabın anahtarı, son anda gemiden ayrılan (görev değişikliği yapılan) İkinci Zabit David Blair’in cebinde unutulmuştu. Blair gemiden inerken anahtarı vermeyi unuttuğu için gözcüler buzdağını çıplak gözle fark etmeye çalıştılar.

Yolcular için acil durumlarda filikaların nasıl kullanılacağına dair planlanan bir talim vardı ve kazanın 1 gün öncesine planlanmıştı. Fakat bilinmeyen bir sebepten ötürü talim iptal edildi.

Titanik’in mürettebatı 892 kişiden oluşuyordu. Mürettebatın büyük çoğunluğu geminin makinelerini çalıştırmak, yolculara hizmet etmek veya gemiyi yönetmekle görevliydi. Titanik’in batışında mürettebatın yüzde 76’sı hayatını kaybetti.

Titanik’in orjinal adının önünde RMS ifadesi bulunmaktadır. “Royal Mail Ship” yani “İngiliz Kraliyetine ait Posta Gemisi” anlamına gelen ifadelere göre geminin batışı Britanya’ya hakaret olarak sayılmış ve savaş ilan etme amacıyla batırıldığı efsanesi ortaya atılmıştır.

Titanik enkazı hakkında oldukça komplo teorileri üretilmektedir. Örneğin, Titanik enkazının lanetli olduğunu düşünen insanlar bile var. 

Yolcuları sakinleştirmek için gemi tamamen batana kadar müzisyenler ve orkestra üyeleri aralıksız bir şekilde müzik çalıp şarkı söyledi.

Filminin bütçesi, gerçek Titanik gemisinin inşa maliyetinden daha fazlaydı. Enflasyon hesaba katıldığında bile filmin prodüksiyonu geminin yapımından daha pahalıya mal olmuştur.

En Güzel İngilizce Titanik Replikleri ve Türkçeleri

Titanik filminin dünyaca meşhur olmuş birçok repliği vardır. Bu repliklerden bazıları İngilizce ve Türkçe anlamlarıyla aşağıdaki gibidir:

“God himself could not sink this ship.”

 (Tanrının kendisi bile bu gemiyi batıramaz.) 

“I’ll never let go. I promise.”
  (Asla bırakmayacağım. Söz veriyorum.)

“I’m just a girl, standing in front of a boy, asking him to love her.”
 (Ben sadece bir kızım, bir erkeğin önünde duran ve ondan sevgi isteyen.)

“I’m flying, Jack!”
  (Uçuyorum, Jack!)

“I’m the king of the world!”
 (Ben dünyanın kralıyım!)

“Draw me like one of your French girls.”
  (Beni Fransız kızlarından biri gibi çiz.)

“I see you.”
  (Seni görüyorum.)

“You have a gift, Jack. You do. You see people.”
  (Bir yeteneğin var, Jack. Var. İnsanları görebiliyorsun.)

“A woman’s heart is a deep ocean of secrets.”
  (Bir kadın kalbi, sırlarla dolu derin bir okyanustur.)

“You jump, I jump, remember? I can’t turn away without knowing you’ll be all right.”
  (Sen atlarsan ben de atlarım, hatırladın mı? İyi olacağını bilmeden geri dönemem.)

“I figure life’s a gift, and I don’t intend on wasting it. You never know what hand you’re gonna get dealt next. You learn to take life as it comes at you.”
  (Hayatın bir hediye olduğunu düşünüyorum, ve ben bunu ziyan etmeye niyetim yok. Bir sonraki elin ne olacağını asla bilemezsiniz. Hayatı sana geldiği gibi kabul etmeyi öğrenirsin.)

“I’m not a foreman in one of your mills that you can command. I’m your fiancé.”
(Senin fabrikandaki ustabaşı değilim ki senin emrinle hareket edeyim. Ben senin nişanlınım.)

“This is where they fought the Battle of Gettysburg. Fifty thousand men died right here on this field, fighting the same fight that we are still fighting among ourselves today.”
(İşte burası Gettysburg Savaşı’nın yapıldığı yer. Burada elli bin adam öldü, bugün hala kendi aramızda savaştığımız aynı savaşı sürdürüyoruz.)

“You’re going to get out of here. You’re going to go on and make lots of babies, and you’re going to watch them grow. You’re going to die an old… an old lady warm in her bed, but not here, not this night. Not like this, do you understand me?”
(Buradan çıkacaksın. Gideceksin ve bir sürü bebek yapacaksın, onların büyümesini izleyeceksin. Yaşlı bir kadın olarak sıcak bir yatakta öleceksin, ama burada değil, bu gece değil. Böyle olmayacak, beni anlıyor musun?)

“I’m sorry that I didn’t build you a stronger ship, young Rose.”
(Genç Rose, sana daha güçlü bir gemi yapmadığım için üzgünüm.)

“Promise me you’ll survive. That you won’t give up, no matter what happens, no matter how hopeless.”
(Bana söz ver, hayatta kalacaksın. Ne olursa olsun, umutsuzluğa kapılmayacaksın.)

“This is it! Hold on, Jack. Hold on!”
(İşte bu! Dayan, Jack. Dayan!)

“It’s not up to you to save me, Jack.”
(Beni kurtarmak senin işin değil, Jack.)

“I’d rather be a nomad and alone than settle.”
(Ben yerleşmek yerine, yalnız bir göçebe olmayı tercih ederim.)

“But now you know there was a man named Jack Dawson, and that he saved me. In every way that a person can be saved. I don’t even have a picture of him. He exists now only in my memory.”
(Ama artık Jack Dawson adında bir adam olduğunu ve beni kurtardığını biliyorsunuz. Bir insanın kurtarılabileceği her şekilde. Onun bir fotoğrafı bile yok. O artık sadece benim hatıralarımda var olacak.)

İngilizce Titanik Filmi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Titanik İngilizcede Nasıl Okunur?

‘’Titanik’’ kelimesi, İngilizcede “titanic” şeklinde yazılır ve ‘’taytenik’’ olarak telaffuz edilir.

Titanik Ne Anlatıyor?

Titanik filmi, 1912 yılında gerçekleşen RMS Titanic’in batışı sırasında geçen kurgusal bir aşk hikayesini anlatır.

Titanik Filminin Konusu Nedir?

Titanik filmi, RMS Titanic’in batışı sırasında geçen hüzünlü bir aşk hikayesini konu almaktadır. Varlıklı bir ailenin kızı olan Rose ile Jack adlı özgür ruhlu genç sanatçı arasındaki bu imkansız aşk, geminin batmasıyla trajik bir şekilde son bulur. 

Titanik Filminin Sonu Nasıl Bitiyor?

Titanik filminin sonu Jack adlı karakterin geminin batması sonucu okyanusta hayatını kaybetmesiyle trajik bir şekilde bitmektedir.

Özel öğretmeninle canlı ve
bire bir İngilizce dersleri
için hemen kayıt ol !

Hemen Bilgi Al

Alanında uzman yüzlerce
İngilizce öğretmeni arasından
dilediğini seç ve canlı
derslerle İngilizce öğren!

Hemen Bilgi Al

Teacher Nicole

Ücretsiz Deneme Dersi İçin Formu Doldurun!

* Kayıt olarak, English Guru’nun  Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikasını kabul etmiş sayılırsınız.