İngilizce For, With, To, About, Of, By, Around Kullanımı, Anlamları ve Örnek Cümleler
İngilizce öğrenirken dil bilgisi kurallarına hakim olmak şarttır; ancak duygularımızı ve düşüncelerimizi tam olarak ifade edebilmek için edatların (prepositions) gücünü keşfetmek gerekir. Cümle içerisindeki kelimeler arasında köprü kuran bu yapılar, yanlış kullanıldığında anlamı tamamen değiştirebilir. “For, with, to, about, by, around, of” gibi sıkça karşılaşılan edatların nerede ve nasıl kullanıldığını kavramak, akıcı bir İngilizce için atılacak en önemli adımlardan biridir. Bu yazıda, bu edatların inceliklerini ve cümle içinde kazandıkları farklı anlamları örneklerle birlikte ele alacağız.İngilizce “With” Kullanımı ve Örnek Cümleler
İngilizcede “with” edatı, cümlelere kattığı “ile”, “birlikte” ve “sahiplik” anlamlarıyla en temel yapı taşlarından biridir. Türkçedeki “-le, -la” eklerinin veya “yanında” ifadesinin karşılığı olarak düşünebilirsiniz. Bu edat, bir eylemin kiminle yapıldığını, hangi araçla gerçekleştirildiğini veya bir nesnenin/kişinin sahip olduğu fiziksel özellikleri tanımlamak için kullanılır. Aşağıdaki kategorilerde “with” edatının farklı bağlamlarda nasıl işlediğini inceleyebilirsiniz.
Birlikte yapılma anlamında “with” He went to the library with his study group. (Çalışma grubuyla birlikte kütüphaneye gitti.)
I cleaned the floor with a mop. (Yeri paspasla temizledim.)
She baked the cake with fresh strawberries. (Keki taze çileklerle yaptı.)
They are watching a movie with their cousins right now. (Şu anda kuzenleriyle birlikte film izliyorlar.)
Will you come to the meeting with us? (Toplantıya bizimle gelecek misin?)
We celebrated the victory with the whole team. (Zaferi tüm takımla birlikte kutladık.)
He opened the box with a sharp knife. (Kutuyu keskin bir bıçakla açtı.)
She likes to drink tea with lemon and honey. (Çayı limon ve balla içmeyi sever.)
I discussed the problem with my manager yesterday. (Dün sorunu müdürümle tartıştım.)
We walked along the beach with our dog. (Köpeğimizle birlikte sahil boyunca yürüdük.)
Ait olma anlamında “with” The girl with the curly hair is my sister. (Kıvırcık saçlı kız benim kız kardeşim.)
I saw a cat with green eyes in the garden. (Bahçede yeşil gözlü bir kedi gördüm.)
The man with the glasses is the new professor. (Gözlüklü adam yeni profesör.)
She wants to buy a laptop with a large screen. (Büyük ekranlı bir dizüstü bilgisayar almak istiyor.)
The house with the blue roof is for sale. (Mavi çatılı ev satılık.)
He prefers shirts with long sleeves. (Uzun kollu gömlekleri tercih eder.)
Do you know the boy with the red backpack? (Kırmızı sırt çantalı çocuğu tanıyor musun?)
A room with a view costs more money. (Manzaralı bir oda daha pahalıdır.)
The car with the sunroof belongs to my neighbor. (Açılır tavanlı araba komşuma ait.)
Eşlik etme anlamında (sahiplik veya birlikte hareket etme durumlarında) “with” She arrived at the party with her boyfriend. (Partiye erkek arkadaşıyla geldi.)
I am staying at the hotel with my family. (Otelde ailemle kalıyorum.)
He went fishing with his father early in the morning. (Sabah erkenden babasıyla balık tutmaya gitti.)
We are going on a vacation with our best friends. (En iyi arkadaşlarımızla tatile gidiyoruz.)
The teacher is talking with the parents in the classroom. (Öğretmen sınıfta velilerle konuşuyor.)
They left the building with the security guards. (Binadan güvenlik görevlileriyle ayrıldılar.)
I will attend the wedding with my partner. (Düğüne eşimle katılacağım.)
He is playing chess with his grandfather. (Büyükbabasıyla satranç oynuyor.)
She traveled to London with her classmates. (Sınıf arkadaşlarıyla Londra’ya seyahat etti.)
İngilizce To Kullanımı ve Örnek Cümleler
İngilizcede “to” kelimesi, cümlenin bağlamına göre şekil değiştiren çok yönlü bir yapı taşıdır. Temel olarak Türkçedeki yönelme eki (-e, -a) görevini üstlense de, dilbilgisindeki rolü bununla sınırlı değildir. Fiillerle bir araya geldiğinde mastar yapısını (-mek, -mak) oluşturur veya bir eylemin yapılma amacını (için) belirtir. “To” edatının bu farklı işlevlerini kavramak, İngilizce cümlelerin mantığını çözmek ve kendinizi daha akıcı ifade etmek adına kritik bir öneme sahiptir. Aşağıda bu edatın farklı kullanım alanlarını yeni örneklerle inceleyebilirsiniz.İsimlerle kullanıldığında yönelme anlamı veren “to” şöyledir. Bu kullanımda “to”, bir hareketin nereye doğru yapıldığını gösterir.
He drives to work every morning at 7 AM. (Her sabah saat 7’de işe arabayla gider.)
Let’s go to the cinema tonight. (Hadi bu gece sinemaya gidelim.)
Please come to my office for a quick meeting. (Kısa bir toplantı için lütfen ofisime gel.)
They returned to their hometown after ten years. (On yıl sonra memleketlerine döndüler.)
I sent the package to your address yesterday. (Paketi dün senin adresine gönderdim.)
We will fly to Berlin next week. (Gelecek hafta Berlin’e uçacağız.)
The cat ran to the door when the bell rang. (Zil çaldığında kedi kapıya koştu.)
He walked to the window to look outside. (Dışarı bakmak için pencereye yürüdü.)
Take this document to the manager immediately. (Bu belgeyi derhal müdüre götür.)
Fiillerle kullanıldığında “-mek, -mak” anlamını katan “to” aşağıdaki gibidir. Bu yapıda “to”, iki fiili birbirine bağlar ve ikinci fiili mastar (infinitive) yapar.
I want to learn Spanish this year. (Bu yıl İspanyolca öğrenmek istiyorum.)
She tried to fix the broken chair but failed. (Kırık sandalyeyi tamir etmeye çalıştı ama başaramadı.)
We agreed to meet at the cafe at noon. (Öğlen kafede buluşmaya karar verdik/anlaştık.)
He deserves to win the competition. (Yarışmayı kazanmayı hak ediyor.)
I can’t afford to buy a new car right now. (Şu anda yeni bir araba almaya gücüm yetmez.)
They refused to sign the contract. (Sözleşmeyi imzalamayı reddettiler.)
He offered to carry my heavy bags. (Ağır çantalarımı taşımayı teklif etti.)
Don’t forget to lock the door when you leave. (Çıkarken kapıyı kilitlemeyi unutma.)
She began to cry when she heard the news. (Haberi duyunca ağlamaya başladı.)
Fiillerle kullanıldığında “için” anlamını veren “to” böyledir. Bu kullanımda “to”, bir eylemin hangi amaçla yapıldığını (in order to) açıklar.
I called him to apologize for my mistake. (Hatamdan dolayı özür dilemek için onu aradım.)
She opened the window to get some fresh air. (Biraz temiz hava almak için pencereyi açtı.)
He is studying medicine to become a doctor. (Doktor olmak için tıp okuyor.)
We stopped at the gas station to fill up the tank. (Depoyu doldurmak için benzin istasyonunda durduk.)
Turn on the TV to watch the news. (Haberleri izlemek için televizyonu aç.)
I clicked the link to download the file. (Dosyayı indirmek için linke tıkladım.)
She went to the kitchen to drink a glass of water. (Bir bardak su içmek için mutfağa gitti.)
They hired a guide to explore the city properly. (Şehri düzgünce keşfetmek için bir rehber tuttular.)
Put on your coat to stay warm outside. (Dışarıda sıcak kalmak (üşümemek) için montunu giy.)
İngilizce About Kullanımı ve Örnek Cümleler
“About” edatı, İngilizcede bir konunun içeriğini belirtmek veya bir şeyin neyle ilgili olduğunu açıklamak için sıkça kullanılır. Türkçedeki karşılıkları genellikle “hakkında” veya “ilgili” şeklindedir. İster bir filmden, ister bir problemden, isterse günlük bir olaydan bahsediyor olun, konunun temasını belirlerken ve detay verirken bu edata ihtiyaç duyarsınız. Aşağıda bu edatın farklı durumlardaki kullanımlarını yeni örneklerle inceleyebilirsiniz.
Konu hakkında bilgi vermek için kullanıldığında “about”
The documentary is about the wildlife in Africa. (Belgesel, Afrika’daki vahşi yaşam hakkındadır.)
We argued about politics for hours last night. (Dün gece saatlerce siyaset hakkında tartıştık.)
I am thinking about buying a new car. (Yeni bir araba almayı düşünüyorum – burada konu araba alma eylemidir.)
He wrote a beautiful poem about love. (Aşk hakkında güzel bir şiir yazdı.)
Please don’t worry about the cost. (Lütfen maliyet hakkında endişelenme.)
They are making a decision about the budget cuts. (Bütçe kesintileri hakkında bir karar veriyorlar.)
I forgot about our appointment today. (Bugünkü randevumuz hakkında unuttum / Randevumuzu unuttum.)
This song is about finding peace. (Bu şarkı huzuru bulmak hakkındadır.)
We need more information about the hotel before booking. (Rezervasyon yapmadan önce otel hakkında daha fazla bilgiye ihtiyacımız var.)
Bir kişi veya durumla ilgili bilgi aktarırken “about”
Did you hear about the accident on the highway? (Otoyoldaki kaza hakkında bir şey duydun mu?)
I care about you and your future. (Seni ve geleceğini önemsiyorum – senin hakkında endişe duyuyorum.)
She complained about the noise in the office. (Ofisteki gürültü hakkında şikayet etti.)
I am sorry about what happened yesterday. (Dün olanlar hakkında / olanlar için üzgünüm.)
Everyone is talking about the new manager. (Herkes yeni müdür hakkında konuşuyor.)
He is crazy about football. (O, futbol konusunda delidir / futbolu çok sever.)
Do you have any news about the exam results? (Sınav sonuçları hakkında bir haberin var mı?)
She was very excited about the trip. (Gezi hakkında / Gezi için çok heyecanlıydı.)
Tell me the truth about the situation. (Durum hakkındaki gerçeği bana söyle.)
İngilizce Of Kullanımı ve Örnek Cümleler
İngilizcede “of” edatı, genellikle iki isim arasında bağlantı kurarak iyelik (sahiplik), miktar, içerik veya bir bütünün parçasını belirtmek için kullanılır. Türkçedeki tamlama eklerinin (-ın, -in, -nın, -nin) karşılığıdır. Nesnelerin özelliklerini tanımlamaktan, soyut kavramların kaynağını belirtmeye kadar geniş bir kullanım alanı vardır. Bu edat sayesinde cümledeki öğeler arasındaki ilişki netleşir ve anlam derinleşir.Sahiplik anlamında kullanıldığında “of”
The roof of the house needs repair. (Evin çatısının tamire ihtiyacı var.)
What is the name of this movie? (Bu filmin adı nedir?)
The capital of Italy is Rome. (İtalya’nın başkenti Roma’dır.)
He is the manager of the department. (O, departmanın müdürüdür.)
The end of the story was surprising. (Hikayenin sonu şaşırtıcıydı.)
Do you know the rules of the game? (Oyunun kurallarını biliyor musun?)
The windows of the car were open. (Arabanın pencereleri açıktı.)
The price of the ticket is reasonable. (Biletin fiyatı makul.)
Bir parçayı veya belirli bir öğeyi ifade ederken “of”
Can I have a cup of tea? (Bir fincan çay alabilir miyim?)
He ate a slice of pizza. (Bir dilim pizza yedi.)
One of my friends is a doctor. (Arkadaşlarımdan biri doktordur.)
She drew a picture of a cat. (Bir kedi resmi çizdi.)
We bought a box of chocolates. (Bir kutu çikolata aldık.)
I drank a glass of milk before bed. (Yatmadan önce bir bardak süt içtim.)
A group of tourists visited the museum. (Bir grup turist müzeyi ziyaret etti.)
Please give me a sheet of paper. (Lütfen bana bir yaprak kağıt ver.)
Bir şeyin bir sonucu ya da sebebi olarak kullanıldığında “of”
I am proud of your achievements. (Başarılarınla gurur duyuyorum.)
He is afraid of spiders. (Örümceklerden korkar.)
The cause of the fire is unknown. (Yangının sebebi bilinmiyor.)
She is tired of waiting for the bus. (Otobüsü beklemekten yoruldu.)
This is the result of the election. (Bu, seçimin sonucudur.)
Many people died of hunger during the war. (Savaş sırasında birçok insan açlıktan öldü.)
He is fond of classical music. (Klasik müziğe düşkündür / sever.)
The cost of living is increasing every year. (Yaşam maliyeti her yıl artıyor.)
İngilizce By Kullanımı ve Örnek Cümleler
Harika, isteğini anladım. Gönderdiğin giriş metnini ve başlık yapısını birebir koruyarak, açıklama metnini yeniden kaleme aldım ve örnek cümlelerin tamamını değiştirerek senin için özgün bir içerik hazırladım.İngilizce By Kullanımı ve Örnek Cümleler
“By” edatı, İngilizce dilbilgisinde bir eylemin failini, yapılış yöntemini veya kullanılan aracı belirtmek için kilit bir rol oynar. Türkçedeki “-erek, -arak” zarf-fiil eklerinin yanı sıra “vasıtasıyla”, “ile” ve “tarafından” anlamlarını karşılar. “Nasıl?” sorusuna cevap verirken en sık başvurulan yapıdır. Bir hedefe ulaşmak için izlenen yolu, kullanılan ulaşım aracını veya bir işin tamamlanma sürecini anlatırken bu edat devreye girer. Hem somut işlemlerde hem de soyut süreçlerde cümlenin anlamını netleştiren çok yönlü bir araçtır.
Bir eylemin nasıl gerçekleştirildiğini veya hangi yöntemle yapıldığını ifade ederken “by”
He makes a living by selling paintings. (Resim satarak geçimini sağlıyor.)
You can turn on the device by pressing the green button. (Yeşil düğmeye basarak cihazı açabilirsin.)
They entered the building by breaking the window. (Pencereyi kırarak binaya girdiler.)
She expressed her gratitude by sending a thank-you card. (Bir teşekkür kartı göndererek minnettarlığını ifade etti.)
We solved the puzzle by guessing the last word. (Son kelimeyi tahmin ederek bulmacayı çözdük.)
He calmed the crying baby by singing a lullaby. (Bir ninni söyleyerek ağlayan bebeği sakinleştirdi.)
The students learned the subject by doing experiments. (Öğrenciler konuyu deneyler yaparak öğrendiler.)
I woke him up by shaking his shoulder. (Omzunu sarsarak onu uyandırdım.)
They saved time by taking a shortcut. (Kestirme bir yol kullanarak zaman kazandılar.)
Bir şeyin belirli bir şekilde yapıldığını gösterirken “by”
I keep fit by walking to school every day. (Her gün okula yürüyerek formumu koruyorum.)
She memorized the lyrics by listening to the song repeatedly. (Şarkıyı defalarca dinleyerek sözlerini ezberledi.)
He gained their trust by always telling the truth. (Her zaman doğruyu söyleyerek güvenlerini kazandı.)
We reduced the cost by using cheaper materials. (Daha ucuz malzemeler kullanarak maliyeti düşürdük.)
You can improve your pronunciation by recording your voice. (Sesini kaydederek telaffuzunu geliştirebilirsin.)
They stayed warm by sitting near the fire. (Ateşin yanında oturarak sıcak kaldılar.)
She relaxed by reading a novel in the garden. (Bahçede bir roman okuyarak rahatladı.)
He found the answer by searching on the internet. (Cevabı internette arayarak buldu.)
I organized my files by labeling them alphabetically. (Dosyalarımı alfabetik olarak etiketleyerek düzenledim.)
Bir eylemin sonuçlanma şekli veya süreci hakkında “by”
By apologizing sincerely, he fixed their relationship. (İçtenlikle özür dileyerek ilişkilerini düzeltti.)
By investing wisely, she became very wealthy. (Akıllıca yatırım yaparak çok zengin oldu.)
By recycling paper and plastic, we can help the environment. (Kağıt ve plastiği geri dönüştürerek çevreye yardım edebiliriz.)
By leaving early, you will avoid the rush hour traffic. (Erken çıkarak yoğun saat trafiğinden kaçınacaksın.)
By working overtime, they managed to meet the deadline. (Fazla mesai yaparak son teslim tarihine yetişmeyi başardılar.)
By planting more trees, we can fight climate change. (Daha fazla ağaç dikerek iklim değişikliğiyle savaşabiliriz.)
By planning ahead, you can reduce your stress levels. (Önceden planlayarak stres seviyeni azaltabilirsin.)
By observing nature, artists find inspiration for their work. (Doğayı gözlemleyerek sanatçılar eserleri için ilham bulurlar.)
Bir aracın veya yöntem aracılığıyla bir eylemin yapılması “by”
Please send the details by text message. (Lütfen detayları kısa mesajla gönder.)
We crossed the river by boat. (Nehri tekneyle geçtik.)
She prefers to pay by cash rather than card. (Kart yerine nakit ödemeyi tercih ediyor.)
The goods were delivered by truck. (Mallar kamyonla teslim edildi.)
I contacted the support team by phone. (Destek ekibiyle telefon aracılığıyla iletişime geçtim.)
They went to London by plane. (Londra’ya uçakla gittiler.)
You can submit the form by hand or by mail. (Formu elden veya posta yoluyla teslim edebilirsiniz.)
He travels to school by bus every morning. (Her sabah okula otobüsle gidiyor.)
The instructions were sent by radio. (Talimatlar radyo aracılığıyla gönderildi.)
İngilizce Around Kullanımı ve Örnek Cümleler
“Around” edatı, Türkçede “etrafında,” “civarında,” “buralarda” gibi anlamlarla kullanılır ve bir yerin çevresi ya da yakın çevresini ifade eder. Ayrıca bir şeyin etrafında gerçekleşen hareketleri veya aktiviteleri anlatırken de kullanılır. Bu edat, genellikle bir yerin veya zamanın yaklaşık konumunu belirterek, bir alanın etrafındaki genel durumu anlatmaya yarar. “Around” edatının kullanımı, hem zaman hem de mekân açısından oldukça geniştir. Hem somut hem de soyut durumları anlatırken kullanılabilir ve cümlenin anlamına farklı açılardan katkı sağlar.Bir yerin civarı ya da etrafı hakkında konuşurken “around”
The cat is sleeping somewhere around the house. (Kedi evin etrafında bir yerlerde uyuyor.)
There is a big fence around the school. (Okulun etrafında büyük bir çit var.)
Is there a post office around here? (Buralarda/Bu civarda bir postane var mı?)
She wore a beautiful scarf around her neck. (Boynunun etrafına güzel bir atkı taktı.)
The moon orbits around the Earth. (Ay, Dünya’nın etrafında döner.)
I looked around the room but couldn’t find my keys. (Odanın etrafına bakındım ama anahtarlarımı bulamadım.)
There are beautiful flowers around the garden gate. (Bahçe kapısının etrafında güzel çiçekler var.)
People built their houses around the river. (İnsanlar evlerini nehrin etrafına inşa ettiler.)
The belt goes around your waist. (Kemer belinin etrafından geçer.)
We planted trees around the building. (Binanın etrafına ağaçlar diktik.)
Zaman dilimindeki belirsizlik ya da yakınlık ifade ederken “around”
The party finished around midnight. (Parti gece yarısı civarında bitti.)
I usually wake up around 7:30 AM. (Genellikle sabah 7.30 sularında uyanırım.)
It happened around two years ago. (Bu olay yaklaşık iki yıl önce oldu.)
The package should arrive around Monday. (Paket pazartesi civarında gelmeli.)
She is around fifty years old. (O, elli yaşları civarında.)
Let’s meet at the cafe around lunch time. (Öğle yemeği vaktinde kafede buluşalım.)
The temperature will be around 30 degrees today. (Bugün sıcaklık 30 derece civarında olacak.)
He left the office around 5 PM. (Ofisten akşam 5 civarında ayrıldı.)
The flight takes around three hours. (Uçuş yaklaşık üç saat sürer.)
I will be ready in around ten minutes. (Yaklaşık on dakika içinde hazır olacağım.)
Belli bir grup etrafında ya da etrafında toplanma anlamında “around”
The fans gathered around the famous singer. (Hayranlar ünlü şarkıcının etrafında toplandı.)
The family sat around the fireplace to keep warm. (Aile ısınmak için şöminenin etrafında oturdu.)
Bees are buzzing around the hive. (Arılar kovanın etrafında vızıldıyor.)
The tourists crowded around the guide. (Turistler rehberin etrafına üşüştü.)
We stood around the piano and sang songs. (Piyanonun etrafında durduk ve şarkılar söyledik.)
The team huddled around the coach for instructions. (Takım talimatlar için koçun etrafında toplandı.)
Birds were flying around the crumbs on the ground. (Kuşlar yerdeki kırıntıların etrafında uçuşuyordu.)
Don’t stand around the entrance, please move inside. (Girişin etrafında beklemeyin, lütfen içeri ilerleyin.)
They rallied around their leader in difficult times. (Zor zamanlarda liderlerinin etrafında birleştiler.)
Reporters gathered around the politician. (Muhabirler politikacının etrafında toplandı.)
Bir yerin etrafında yapılan gezinti ya da hareket anlatılırken “around”
We traveled around Europe last summer. (Geçen yaz Avrupa’yı dolaştık/gezdik.)
The security guard walked around the building twice. (Güvenlik görevlisi binanın etrafını iki kez dolaştı.)
Let’s show you around the office. (Sana ofisi gezdirelim.)
He looked around to see if anyone was watching. (Biri izliyor mu diye etrafına bakındı.)
She turned around and smiled at me. (Arkasını döndü ve bana gülümsedi.)
The kids ran around in circles. (Çocuklar daireler çizerek etrafta koştular.)
We drove around for hours looking for the hotel. (Oteli arayarak saatlerce etrafta dolaştık.)
Can you pass these papers around the class? (Bu kağıtları sınıfta elden ele dolaştırabilir misin?)
They sailed around the world in 80 days. (80 günde devrialem yaptılar / dünyanın etrafını dolaştılar.)
Spin around so I can see your dress. (Kendi etrafında dön de elbiseni göreyim.)
İngilizce For, With, To, About, By, Around, Of Kullanımı, Anlamları ve Örnek Cümleler Hakkında Sık Sorulan Sorular
“Of” kelimesi cümleye ne anlam katar?
“Of” genellikle bir şeyin kime veya neye ait olduğunu belirtmek için (tamlama eki “-in, -ın” gibi) kullanılır. Örneğin “The door of the car” (Arabanın kapısı) derken kullanılır. Ayrıca miktar belirtirken de (A cup of coffee – Bir fincan kahve) sıkça görülür.
“By” edatı zaman bildirmek için kullanılır mı?
Evet, “by” edatı zamanla kullanıldığında “en geç o zamana kadar” anlamı verir. Örneğin “By Friday” dediğinizde, işin Cuma gününe kadar bitmiş olması gerektiğini anlatırsınız.
“With” kelimesi sadece insanlar için mi kullanılır?
Hayır, “with” sadece “biriyle birlikte” demek değildir. Aynı zamanda bir işi yaparken kullandığınız aracı da belirtir. Örneğin “I write with a pen” (Kalemle yazarım) cümlesinde olduğu gibi nesnelerle de kullanılır.
“For” ve “To” arasındaki en basit fark nedir?
Genel kural olarak; “To” bir hareketi ve yönü (bir yere gitmek, birine vermek) anlatırken, “For” bir amacı veya birinin yararına yapılan bir şeyi (senin için yaptım, bu amaçla aldım) ifade eder.


